BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Bir anneye en güzel hediye

Bir anneye en güzel hediye

Fatmagül 1.5 yaşında, Ayşegül 4 aylıkmış annelerinden ayrıldıklarında.. Ve yıllardır annelerini arıyorlardı. Tam 22 yıl sonra TGRT’de yayınlanan “İnci Ertuğrul Sizin Sesiniz” programında iki kızına kavuşan anne en güzel Anneler Günü’nü kutluyordu.



> İNCİ ERTUĞRUL - RENKLER - 22 yıl aradan sonra anneleriyle kenetlenen iki genç kız; ilk defa ‘Anneler Günü’nü kutlayacaktı. İlk kez ‘anne’ demişlerdi, ‘ilk kez bu kadar mutluyuz’ diyorlardı. En güzel Anneler Günü hediyesini aldıklarının farkıyla; “Bir daha ayrılmayacağız ve geçmişi telafi edeceğiz” sözü verdiler. Özel günlerin insanı zora sokan bir tarafı var. Siz en güzel şekilde kutlamaya çalışırken, yanı başınızda kutlanacak bir şeyleri olmayanların var olduğunu bilmek sevincinizi bölüyor. Bir kadının yaşayabileceği en güzel duygu annelik. Kendisinin farkına vardığı bir olgunlaşma. Kavrama, kendini keşfetme süreci... Ve bu özel duygunun kutlandığı Anneler Günü... Günler öncesinden başlayan reklamlar, organizasyonlar. Herkese ‘annenize hediye almayı unutmayın’ mesajları. Tatlı bir telaş. Ve pazar sabahı ‘anne’ olanların büyük bir mutlulukla güne uyanışı. Çocukların, annelerin yanaklarına kondurulan öpücükler, minik ellerin taşımaya çalıştığı paketler. Bir yanda sevgiyle süren kutlamalar, diğer yanda... Diğer yanda hiç anne olamamış, ya da annesiz büyümüş, annesini, evladını kaybetmiş olanlar! İçten içe yaşanan eksiklik, eziklik, mutsuzluk. Annesiz büyüyen bir arkadaşımın tarifiyle kızgınlık! (Düşündüm; “ben annesiz büyürken, bu insanlar neyi kutluyor?” Kızdım hep) diye anlatışı... Anne olma mutluluğuna, bir de bunu kendi annenizle paylaşabilme sevinci eklenince; bu duyguyu yaşayamayanları anlayabilmek zor aslında. Kendinizi onların yerine koymak, onlar gibi hissetmek mümkün olmuyor. Çünkü insan bu boşluk duygusunu tanımlayamıyor. “Annemsiz düğün olmaz” Ayşegül ve Fatmagül çocukluklarını, genç kızlıklarını bu boşlukla geçirmişler. Anne ve babaları boşandığında Fatmagül 1.5 yaşındaymış, Ayşegül ise daha dört aylık. Yedi yaşına kadar babaanneleri büyütmüş onları. Onu da kaybedince dedeleri bütün bu duyguları yaşatmaya çalışmış torunlarına. “Dedem hem anne, baba hem de dede sevgisini vermeye çalıştı bize. O ne kadar iyi baksa da, içimizdeki boşluk hiç dolmadı” diye saygıyla anıyorlar dedelerini. Geçen her yıl daha da büyütmüş özlemlerini. Ayşegül; “Annem nerededir, ne yapar, nasıl biri? diye düşündüm sürekli ve onu koklamak istedim” diye anlatırken gözyaşları hiç aralıksız akıyordu. 22 yaşındaydı ve “Belki yakında evleneceğim, ama annem olmadan düğün yapmak istemiyorum. Onun da yanımda olmasını istiyorum” diye devam ediyordu konuşmasına. “Hiçbir şey dolduramadı!” Hemen yanında ona destek olmaya çalışan Fatmagül ise hiç bilmediği anne sevgisini kendisi yaşatabilmek için çok erken yaşta evlenmişti. 4 ve 5 yaşlarındaki iki çocuğuyla doldurmaya çalışmıştı annesinin yokluğunu. “Hiçbir şey annesizliğin yerini doldurmadı. Ben çocuklarımı çok seviyorum. Hemen bir yuvam olsun diye evlendim, ama annemi bulamamak çok acı. Fakat kızkardeşim bu işin peşini hiç bırakmadı. ‘Annemizi bulacağım’ diye çırpınıyor yıllardır. Ben onun bu üzüntüyü aşması için annemizin bulunmasını istiyorum” diyordu. Ellerinde annelerinin seneler öncesinden kalan siyah beyaz bir fotoğrafı vardı. Ayşegül annesinin bir kopyasıydı bu fotoğrafa göre. Nüfus müdürlüğünden annelerinin tekrar evlendiğini öğrenmişler. Ama Şenay Hanım şimdi nerede yaşıyor kimse bilmiyordu. Her zamanki gibi fotoğrafı yayınladık, bildiğimiz kadarıyla hikayeyi aktardık seyircilerimize. Her tekrarımızda heyecanları artıyordu iki kardeşin. Sonra kulaklığımdan güzel haberi fısıldadı yönetmenimiz; “anneyi bulduk” diye. Programımızın bayram anlarından birini yaşıyorduk yine. Stüdyoya telefon bağlandı ve “Şenay Hanım” diye seslendiğimde Ayşegül ve Fatmagül bütün konuklarla birlikte bu kez sevinçten ağlıyordu. Heyecandan, titreyerek konuşmaya çalışıyorlardı. Ağlayışlar arasında Ayşegül o kadar kolay, o kadar güzel seslendi ki; “Anne” diye... İlk defa çıkıyordu ağzından bu kelime, ama ne kadar bildik, ne kadar alışmış bir tonlamaydı, insanı şaşırtan. Karşı taraftan da yıllardır bekleyen bir ses “yavrularım” diyordu bütün yüreğiyle; “Yavrularım... Sizi öpüp, koklamak istiyorum...” Anne yüreği dayanamadı Biz anne ve çocuklarının arasından çekildik. Yılların acısı, hasreti, özlemi yıkanıp gitti gözyaşlarıyla. 22 yılda ne çok şey yaşanmıştı, ama şimdi önemli olan bir an önce karşılaşmalarıydı. Ertesi günü beklemek, herkes için bu 22 yıldan daha zor oldu şüphesiz. ‘Sizin Sesiniz’ programında her ayrılığı bitirişimizde, insanların birbirine kavuşmasına vesile olunca tuhaf bir duygu yaşıyorum. O anda bir el uzanıp omuzlarımdan büyük bir ağırlığı alıyor sanki. Ve her program bir “öğrenme süreci” benim için aslında. Hayatın içinde neler gizleyebileceğine dair bir öğrenme! Ve ne kadar şanslı olduğumu görmemi sağlayan bir ayna, bir şükür sebebi... İlk karşılaşma anı hem çok güzel hem de çok zor. Birbirini hiç görmeyen Şenay Hanım ve kızlarının kavuşması da böyleydi. Anne yüreği, boyu kadar kızlarını bunca yılın ardından görmeye dayanamadı. Stüdyoda kızlarının kollarına düşüverdi. En anlamlı hediye... Şenay annesiz-babasız yetiştirme yurdunda büyüyen genç bir kadın. Daha 16 yaşında evlenmiş Ayşegül ve Fatmagül’ün babasıyla. 2 yıl sonra da ayrılmışlar. Bu ayrılış da kızlarından 22 yıllık kopuşu getirmiş. Tekrar evlenmiş Şenay. O evlilikten de dört çocuğu var. Ama diğer kızlarının öldüğü söylenmiş ona ve bu acıyla yaşamış yıllarca. Eşi ve üç çocuğuyla stüdyomuza geldiklerinde aileye iki kişinin daha katılmasından mutlu olduğunu söylüyordu kocası Uygun Bey; “Şenay zaten yalnız büyümüş, elbette çok mutluyum iki kızım daha olduğu için” diyerek... Ayşegül bir yandan annesinin elini öpüyor diğer yandan; “benim gibi kokuyor, annem benim gibi kokuyor” diye tekrarlıyordu. Ayşegül ve Fatmagül nihayet ‘anne kokusu’ denen şeyi tanımıştı, tarif edilemeyen güzelliği... Onları el ele, kucak kucağa “en güzel Anneler Günü hediyesini vermenin mutluluğuyla” uğurladık.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT