BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Renkler moral kaynağı

Renkler moral kaynağı

Renklerin hastalıkların tedavisinde kullanılabileceğini belirten Prof. Dr. Ahmet Maranki; “İnsanların etrafında on üzeri onaltı mikron kalınlığında bir canlı enerji kalkanı var. Bu bilimsel olarak görüntülenmiştir” dedi.



> Ziya Sandıkçıoğlu İSTANBUL- “Biyoenerji, kozmik enerji ve bitkilerle tedavi” gibi konularda değişik ülkelerde stratejik araştırma ve parapsikolojik merkezlerde uzun yıllar araştırmalar da yapan Prof. Dr. Ahmet Maranki, “Vücudun enerji gömleği; ‘Aura” ve “renklerin sırları” gibi konularda merak edilenleri gazetemize anlattı. Canlıların etrafını saran bedenin koruyucu bir enerji gömleği olduğunu, bu enerji alanının fotoğraflarla görüntülendiğini belirten Maranki, “Aura adı verilen ve insan vücudunu bir ışık buğusu olarak çevreleyen bu gömlek, fiziki bedeni koruyucu bir fonksiyon üstlenir. Araştırmalar göstermiştir ki; enerji gömleğindeki bütünlüğün bozulması fiziki bedende çeşitli hastalıkların başladığının işaretidir” dedi. Koruyucu kalkan Aura’nın canlıların etrafını saran enerji ışınları, bedenin koruyucu ‘enerji katmanı’ olduğunu söyleyen Prof. Dr. Maranki şöyle konuştu: “Kainatta hiçbir şey gördüğümüz gibi değil. Her maddenin etrafında belli bir manyetik alan var. İnsanların etrafında da alentino Kirlian ve Seminyon Davidoviç Kirlian çifti, canlı organizmaların etrafındaki bu yüksek hızlı ışıklanma ile görülen enerji hadisesini fotoğraflamayı başarmış, bu buluşa “Kirlian Şualanması” adını vermişlerdir. Kirlian fotoğraflarında önce sağlıklı, sonra stres altındaki varlıkların fotoğrafları çekilmiş, bu fotoğraflarda Aura fark edilir bir şekilde değişmiş.” Auranın renkleri Prof. Maranki renklerin farklı anlamlarla yüklü olduğunun altını çizerek, “Aura her insanda değişik renkte görülebilir, bu da bireyin kişilik yapısı hakkında bize biligi verir. Parlak kırmızı canlı hayatı, koyu kırmızı renk ise genellikle kızgınlığı temsil eder. Turuncu kişideki hırsı gösterir. Sarı zihinsel kaliteyi, yeşil yatıştırıcı ve tedavi edici bir özellik ile donatıldığınızı ifade eder. Mavi, öğreticidir ve hassas kişiliği belirtir. Lacivert akıllı olduğunuza, beyaz dürüst kişilik yapısına işaret eder. Altın rengi, inançlı bir kişilik yapısına, gümüş rengi, sosyal bir kişilik yapısına sahip olduğunuzu, insanlarla iyi iletişim kurduğunuzu gösterir. Kestane rengi sağlam kişiliği, üstlenilen vazifeyi yerine getirebilme yeteneğini ifade eder. Siyah; hırsa ve gizliliğe işarettir” diye konuştu. Renklerle tedavi Renklerin tedavi edici özellikleri hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Ahmet Maranki Osmanlı’da hastaların renk odalarıyla tedavi edildiğini hatırlatarak, “Renkler hastalıkların iyileşme sürecini hızlandırır ve yardımcı olur. Lacivert bir odada beyin daha iyi çalışır mesela. Mavi ve lacivert bir odada makale yazabilir bir gazeteci ama sarı odada yazamaz. Çünkü sarı midenin rengidir, hazım içindir. Kalbin rengi yeşildir. Niçin kalp ve verem rahatsızlığı olanları senatoryumlara ormanlara gönderirler. Yeşilin verdiği enerji kalbe tesir ediyor. Bir ayçiçek tarlasında dolaştığınız zaman onu burnunuzdan nefes alıp düşünüp midenize gönderirseniz onun enerjisini, mide rahatsızlığınızın geçtiğini göreceksiniz. Osmanlı döneminde 121 tane Darüşşifa vardı. Edirne’de Selimiye Şifahanesi’nde hastaların renkli odalarda müzik ve su sesi ile tedavi edildiği bilinmektedir. Uygulama olarak hastalar renkli odalara renkli taşlardan da istifade edilerek yerleştirilirdi. İlgili mütehassıs tarafından renklerin bedene tesiri çeşitli metodlarla sağlanırdı” şeklinde konuştu. Renklerin dili Renklerin de tabiattaki bütün yaratılmışlar gibi bir lisana sahip olduğunu ifade eden Maranki bu konuda şunları söyledi: “Renkler hayatımızı ve duygularımızı önemli derecede etkiler. Renklerin hastalıkları tedavi edici etkisinin olduğu da eski çağlardan beri bilinmektedir. Merkezi sinir sistemine pozitif enerji yayan renkler, enerjinin vücudumuzda dolaşmasını sağlar. Bu da bize psikolojik olarak mutluluk verir. Araştırmalarda renklerin kişilik üzerinde etkisi olduğu bilimsel olarak tespit edilmiştir. Renklerin tedavi edici olması, vücuttaki şakraların renginin renk çarkında olmasına bağlıdır. Çünkü görülebilen bütün renkler pozitiftir ve kişiyi rahatlatır, kişiye mutluluk verir. Terapide kullanılan renkler; kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, turkuaz ve mordur. İşte bu renkler renk çarkını oluşturur. Kişiye bu renkler sunulur, sonra da ona bu renklerden hoşuna gidenleri sıraya koyması söylenir. İşte buradaki renk seçimine göre onun kişilik yapısı hakkında tahminler yapılır. Bu renk terapisi neticesinde kişinin duygusal ve fiziksel istifadelerini, eksikliklerini ortaya çıkarırız. Ayrıca onda gizli kalmış yetenekleri de açığa vurmasını sağlarız” Evinizde renkleri dikkatli seçin Zamanımızın büyük bir kısımını kapalı mekanlarda geçirdiğimiz için çevremizdeki eşyaların renkleri çok önemlidir. Bulunduğumuz yerin renkleri kişiliğimize uygun olmalıdır. Evimizi dekore ederken fizyolojik ve psikolojik uyum sağlayan renkleri seçmemiz gerekir. Çünkü günümüzün büyük bölümünü bu renklerle geçirdiğimiz için biz de ciddi boyutlara varan rahatsızlıklara yol açabiliyor. İşte “Peki evimin renkleri nasıl olmalı?” sorusunun cevapları: Oturma Odası: Doğal ve yumuşak renkleri seçmelisiniz. Oturma odaları dinlenme, sohbet etme, kitap okuma, amacıyla kullanıldığı için dikkat dağıtıcı renklerden uzak durulmalıdır. Kanepe halı ve sandalyelerin renkleri duvarların renklerinden koyu olmamalıdır. Yemek odası: Açık ve orta koyu renklerde olmalıdır. Yeşil ve tonlarından uzak durmalısınız. Çünkü bu renklein hastalık hissi veren özellikleri vardır. Mutfak: Mutfakta pembemsi tonlu heyecan ve enerji veren renkleri seçmelisiniz. Bu renkler tembelliği yok eder, enerji verir. Mutfakta iyi aydınlatma olmalı, mutfak tezgahı canlı renkte olmalıdır. Yatak Odası: Rahatlığın, huzurun ve sessizliğin egemen olması gereken bir odadır. Gençseniz ve yeni evliyseniz yatak odanızda yumuşak ve huzur veren, kırmızıya yakın hoş renkleri seçmelisiniz. Bu yaş grubundan büyükseniz yumuşak maviye yakın sarımsı renkler seçmeniz gereklidir. Çocuk odası: Çocuk ergenlik çağına gelene kadar kırmızı, turuncu, ve sarı gibi neşe ve canlılık veren renkleri tercih etmelisiniz. Çalışma odası: Buralarda genellikle insanı zinde tutup düşünce ufkunu artırabilecek maviden mora kadar olan renkler tercih edilmelidir. Banyo: Banyolar küçük mekanlar olduğu için buralarda açık renkler tercih edilmelidir. Buralarda genellikle beyaz renk tercih edilir. Çünkü bu renk insana ferahlık temizlik hissi verir. Tuvalet: Buralarda mavi, pembe, mor tonları en uygun renkler olup bizi değişik ufuklara götürebileceği gibi ortamın olumsuz, yani menfi enerjilerini de alıkoyar. Kalbe yeşil zümrüt Prof. Maranki’nin verdiği bilgilere göre taşlar veya kristalleri tedavi edici olarak asırlarca tıpta kullanılmış. Öyleki kalp rahatsızlıkları için yeşil yakut, yeşil zümrüt ve yeşil taşının, şeker hastaları için zümrütün, göz kulak rahatsızlıklarında bakırın, mide yara ve rahatsızlıklarında amber taşının, sarı sitrinin ve sarı kuvarsın; boğaz ağrılarında safir, lapis, ve sodalitin; baş, beyin rahatsızlıklarında amatist, mavi akik, lacivert taşının ve tabii kaya kristallerinin şifasından her zaman istifade edilmiş. İbni Sina “Tıbbın Esasları” adlı eserinde mavi rengin tedavi edici olduğu kan dolaşımını yavaşlattığı, kırmızı rengin ise kök şakrasının olması sesebi ile dolaşımı hızlandırdığı belirtmiş. Sizin renginiz hangisi? Kırımızı: Kendinizi daha enerjik ve harekete hazır hissetmenizi sağlar. Heyecanı ve hareketi sevenler bu rengi seçerler. Turuncu: Bu rengi seviyorsanız cesur ve mavi bir kişiliğe sahipsiniz demektir. Bu rengin insanları gülmeyi ve güldürmeyi severler. Sarı: Entellektüel kişiliğe sahip insanların rengidir. Yönetmeye ve hükmetmeye olan ilgiyi gösterir. Bu renk zihni açar ve dikkati artırır. Güneşin rengi olduğu için insanlara pozitif duygular aşılar. Yeşil: Bu renk dinlendirici, yatıştırıcı, ve dengeleyici bir atmosfer oluşturur. Denge ve uyum sömbolüdür. Bu rengi sevenler aynı zamanda tabiatı ve huzuru da severler. Turkuaz: Dikkatlerin size yönelmesini sağlar. Genellikle insanlara açık bir iç dünyanız vardır. Lacivert: Düzenin ve ruhsallığın ifadesidir. Bu rengin insanları huzur, barış ve sadelikten hoşlanırlar. Mor: Kendine güven ve özgürlük duygularını harekete geçirir. Sanatın rengidir. Siyah: Tabiatta olmayan bir renktir. Ölüm ve kederi, canlılığın ve diğer renklerin reddini ifade eder. İnsanlar bu rengi saklanmak için tercih eder. Beyaz: Temizliğin, sağlığın ve masumuyetin ifadesidir. Tarafsızlığın rengidir. Kahverengi: Bu renk ve bağlılıkla ilgili nitelikleri taşır. Kahverengi kırmızı ve siyah renklerden elde edildiği için her iki rengin özelliklerini taşır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT