BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Maltepe Üniversitesi Uluslararası Yol Koşusu

Maltepe Üniversitesi Uluslararası Yol Koşusu

Her yıl mayıs ayı gelince bu konuyu yazıyorum. Uluslararası bu koşunun oluşumunda çorbada bizim de biraz payımız var.



Her yıl mayıs ayı gelince bu konuyu yazıyorum. Uluslararası bu koşunun oluşumunda çorbada bizim de biraz payımız var. Böylesine büyük organizasyonlar kolay gerçekleşmiyor. Bunun parasal mâliyetinin yanı sıra, profesyonel bir çalışma anlayışı da gerekiyor. Bu iki önemli olguyu bir araya getirmek aslında sporun ana sorunu. Maltepe Üniversitesi Kurucusu Hüseyin Şimşek ve Rektörü Prof. Dr. Aytekin Berkman’ın mükemmel yaklaşımları yarışta çalışanları yüreklendiriyor. Bu pazar saat 10.00’da dördüncüsü start alacak yarış, her yıl olduğu gibi Dragos Meslek Yüksek Okulu önünde başlayıp yine aynı yerde sona erecek. Artık yarışı tanıtmak gibi bir sorun yok. Ancak böylesine yarışlar büyük şirketlerce hâlâ desteklenmiyor. Ülkemizde bu konunun anlaşılmamış olmasının sıkıntıları var. Yarış Organizasyon Komitesi Başkanı, Meslek Yüksek Okulu Müdürü, Öğretim Görevlisi Ali Kaptan bu konuda ciddi çalışmalar yapıyor. Bu sırada CarrefourSA Maltepe Tesisleri Müdürü Emmanuel Magnard, Kaptan’ı ziyaretinde buna benzer yarışlarda Fransa’da Carrefour’un içinde bulunduğunu, geçen yıl Haramidere’de kendisinin yarış organize ettiğini, böyle bir yarışın bu bölgede yapılmasının kendisi için sürpriz olduğunu anlattı. Magnard’ın heyecanı da beni şaşırttı. Büyük mağazalar zincirinin Fransa’daki yaklaşımı ile, ülkemdeki sıkıntılar aklıma geldi. Sporda sponsor olmayı hâlâ bir yardım gibi gören, hâlâ parayı sokağa atmış gibi değerlendiren zihniyetler ne yazık ki ülkemin ana sorunu. Oysa bu gibi girişimlerin kendi ticari faaliyetlerine nasıl olumlu bir şekilde yansıyacağını hâlâ kimse anlayabilmiş değil. Aslında herkesin ilgisini çeken sporun büyük isimlerle birlikteliğinin, kamuoyunda büyük ticari işletmelere nasıl saygınlık kazandırdığını fark etmek zamanı. Kimse bu doğru mu diye düşünmesin. Evet bu doğru. Bir başlayın, sonunu göreceksiniz. F.Bahçe şampiyon G.Saraylılar, Trabzonlular bana kızacak ama F.Bahçe bu işi burada bitirdi. Bu senenin şampiyonu sarı-lacivertliler. Şimdi ben kalan maçlar, G.Saray derbisi, sakatlar, kırmızı kartlar, Daum, Hagi, deplasman, iç maç falan diye düşünmüyorum. Kalmış üç hafta. Arada 4 puan fark ve bu koşulda Fener şampiyonluğu kaybedecek, G.Saray da hiç puan kaybetmeyecek. Bu mümkün mü? Liglerin bu günlerinde matematik hesaplar yapmak bana hayal gibi geliyor. Bu günler şampiyon takımın havaya girdiği en önemli günler olur hep. Artık onlar için sadece şampiyon olmanın süresi kalmıştır önlerinde. Kimse kalkıp da bu süreçte, “Ben şampiyon olamam, gel sen ol” demez... Onun için bu sene şampiyon F.Bahçe’dir. Bakın göreceksiniz... Şampiyonlar Ligi Finali Liverpool taraftarlarının Taksim’de, İstiklal Caddesi’nde pankartlarla final maçı bileti aramaları, ilk bakışta sıradan bir olay gibi görülebilir. Düşünebiliyor musunuz, Liverpool’dan bir takım insanlar kalkmış gelmiş, İstanbul sokaklarında maç bileti arıyor. Ben buna benzer görüntülere Paris’te, Londra’da, Mexico City’de ve daha pek çok şehirde rastladım. Çeşitli ülkelerden insanlar kalkıp gelecek, hem de izlemek istedikleri maç biletlerini temin etmeden gurbet ellerde, sokaklarda bilet arayacak. Uluslararası ilişkilerde bu görüntüler ülkelere ve o şehirlere saygınlık kazandırıyor. Siz isteseniz de istemeseniz de tanıtım, propaganda gibi çalışmaları buna benzer olaylar çok çok geriye bırakıp size gururlanma, kibirlenme gibi duyguları getiriyor. Şimdilerde İstanbul’a İtalyan ve İngiliz futbol taraftarları akacak. O bizim beğenmediğimiz, yok uzaktır, yolu yoktur dediğimiz güzelim Olimpiyat Stadı’na girebilmek için can atacaklar. Onları dikkatle izleyelim. Tabii bize uymayan davranışları olacak, kılık kıyafetleri olacak, eğlence biçimleri olacak; varsın olsun. Onlar şimdi İstanbul’u renklendirecek. Onlar İstanbul’a, bir dünya şehrine geldiklerini bilecek, onlar şimdi İstanbullu olacak. Bütün bunların ardından bize gurur ve saygınlık kalacak. Ne mutlu bize...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT