BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Güven Kıraç: Türk sineması kendini pazarlayamıyor

Güven Kıraç: Türk sineması kendini pazarlayamıyor

Yılda yedi-sekiz filmin çekildiği bir ülkede sinemadan bahsetmenin mümkün olmadığını belirten tiyatro ve sinema sanatçısı Güven Kıraç, “Türk sineması diye birşey pek yok gibi” dedi.



> Magazin Servisi İSTANBUL- Tiyatro ve sinema sanatçısı Güven Kıraç, “Türk sineması diye bir şey pek yok gibi” dedi. TGRT HABER TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Soysal’ın hazırlayıp sunduğu Baş Başa programına konuk olan Güven Kıraç, son olarak rol aldığı Hollywood yapımı “Kebap Connection” filmi ve Türk sinemasını değerlendirdi. Soysal’ın “Türk sinemasıyla Avrupa sinemasını karşılaştırdığınızda farklılıklar nedir?” sorusu üzerine, “Türk sineması diye bir şey pek yok gibi” diyen Kıraç şunları söyledi: “Türkiye’de bir şeylere rağmen münferit sinema yapmak için ortaya çıkan münferit kişiler var. Çünkü ne yazık ki bu konuyla ilgili bir kültür politikası da yok. Yani Kültür Bakanlığı’nın çok büyük bir yardımı olmuyor sinemaya başka sanat dallarına olmadığı gibi. Bütün bunlar aslında paraya bağlı şeyler. Bizim ekonomimiz düzgün bir hale gelirse bu her alana yansıyacak. Çünkü sinema üzerine konuşursak sinema pahalı bir sanat. Avrupa’da sinema için olan bir takım fonlar var. Sinema yapmak isteyen insanlara para çıkartıyorlar. Burası öyle değil ne yazık ki.” Standartlar aynı ama... Türkiye’de insanların ceplerine para koyup film çekmeye çalıştıklarını kaydeden Kıraç, şöyle devam etti: “Üstelik batıyorlar. Hem de iyi film yapmalarına rağmen batıyorlar. Türkiye’de sanat alanında bir kaos ortamı var. Teknik şartlar olarak hiç geride değiliz. Artık dünyada hangi kamerayla çekiliyorsa bizde de o kamera var. Bizde de o ışıklar kullanılıyor. Ses sistemi de aynı. Ama paramız az olduğu için her şey ona bağlı zincirleme olarak aksıyor. Üstelik yedi - sekiz tane film üretiliyor bir yılda. Bu çok hazin bir şey. Bir sinemadan bahsedebilir miyiz yedi film çekilen bir ülkede? Türk sineması diye bir şey söyleyebilir miyiz? Türk sineması kendini pazarlayamıyor.” Türkiye’yi tanıtacak “Kamera arkası olarak Avrupa’dan hiçbir eksiğimiz yok ama kazanç olarak çok gerideyez” diyen Kıraç, “Ben Avrupa’da ve şimdi de bir Hollywood filminde oynayan bir oyuncu olarak Avrupa’daki kaşemle buradaki paraları konuşmam söz konusu bile değil” diye konuştu. Kıraç, “10 filmde oynadınız Türkiye’de. Onundan aldığım parayı Hollywood’da birinden aldım diyebilir misiniz?” sorusuna “Değilse bile yakın” cevabını verdi. Başrollerini Demet Akbağ, Şebnem Dönmez, Halit Ergenç Denis Moschitto ve Nora Tschimer ile paylaştığı “Kebap Connection” adlı Hollywood yapımının kendisi için çok özel olduğunu vurgulayan ünlü oyuncu Kıraç, “Bu filmin prodüktörü çok önemli biri. Bütün Rocky filmlerinin prodüktörü ile çalışıldı. Onun oğlu da yönetmenliğimizi yaptı. Benim için değişik bir tecrübe. Hep uluslar arası dolaşımı olan bir oyuncu haline dönüşebilmeyi isterdim. Dileklerim yavaş yavaş, küçük küçük olmaya başladı. Ben o gücü hissediyorum üzerimde. Demek ki istemek lazım” dedi. Çekimlerinin tamamının İstanbul’da yapıldığı filmin dünya çapında yayınlanacağını vurgulayan Kıraç, bu filmin Türkiye’nin tanıtımına büyük katkı sağlayacağını söyledi. Devlet koruması şart Kıraç, “Bu işin duayenleri, 80’li yılların dev oyuncuları daha sonra hastanelerde, evlerinde, sokaklarda yalnızlık çekiyorlar ve yalnız ölüyorlar. Sinema, oyuncuları sömürüyor mu yoksa gerçekten kazanamadılar mı?” sorusunu ise şöyle cevapladı: “Şöhret ve para doğru orantıda gitmiyor. Bence herkes üç beş bir şeyler kazandı. O zamanlar bir yılda 300 film çekiliyordu. Şimdi yedi filme kadar düştük. Ama bu konuda devletin koruma yapması lazım. Toplasanız şu anda 3 bin kişi yoktur. Bir devlet 3 bin kişiye bakamaz mı? Ama yine de şu anda ben umutsuz değilim. Türkiye’nin önünü açık görüyorum.”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT