BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mevduata garanti yüksek!

Mevduata garanti yüksek!

Devlet Bakanı Babacan, mevduata devletin verdiği garantinin 50 bin YTL olduğunu hatırlatarak, bu limitin zaman içinde düşürülmesi gerektiğini söyledi



> Kayıt dışı çalışan çok sayıda küçük işletme yanında büyük şirketlerin de olduğunu belirten Babacan, “Bunlar bankacılık sektörüyle çalışamayacak” dedi İSTANBUL - Devlet Bakanı Ali Babacan, mevduat garantisinde 50 bin YTL’nin bile Türkiye için yüksek olduğunu vurguladı. Merkez Bankası’nın düzenlediği “Finansal İstikrar ve Basel II’nin Etkileri” konulu uluslararası konferansta konuşan Babacan, bankaların sermaye yeterlilik pozisyonlarının düzeldiğini ve bankaların risklere karşı korunaklı hale gelmesinin sağlandığını söyledi. Babacan, “Pek çok banka sektör dışına çıktı ama geriye kalan bankacılık sektörüne baktığımızda, gerçekten güçlü, sermaye yeterliliği açısından hiç bir sorunu olmayan, kur riski olmayan bir bankacılık sektörümüz şu anda var” diye konuştu. Mevduata tam güvencenin Temmuz 2004’te kaldırıldığını, sadece tasarruf mevduatı için kişi başına 50 bin YTL (50 milyar lira) garanti kaldığını da belirten Babacan, “Bunun bile Türkiye için yüksek olduğunu düşünüyoruz. Zaman içerisinde bu limit de düşürülmeli” diye konuştu. Kayıt dışında olan yanacak Bakan Babacan, Türkiye’de kayıt dışı çalışan çok sayıda küçük ve orta boyutlu işletme, hatta büyük boyutlu işletme olduğunu belirterek, “Türkiye’de bankalarımız reel sektöre kredi kullandırırken performans bazlı bir değerlendirme yapmakta büyük güçlük çekiyor. Firmaların bilançosu, kâr zarar cetveli, gerçeği göstermiyor” dedi. Basel II’nin, daha sağlam ve daha etkin bir bankacılık sisteminin Türkiye’ye yerleşmesi için önemli bir fırsat teşkil ettiğini belirten Babacan, “Basel II, AB’ye üye ülkelerde sermaye ihtiyacına yönelmesi ve yasal bir düzenleme olarak uygulamaya girecek olması, bankacılık sektörü için AB’ye üyelik müzakerelerinde önemli bir gündem olacak” dedi. Bankacılığın yapısı değişiyor Önümüzdeki süreçte bankacılık sektörünün yapısı, risk denetim anlayışı ve kredi kullandırma felsefesinin önemli bir şekilde değiştiğini belirterek şunları söyledi: Türkiye’de kayıt dışı çalışan çok sayıda küçük ve orta boyutlu işletme var: Hatta büyük boyutlu işletmeler de var. Türkiye’de bankalarımız reel sektöre kredi kullandırırken performans bazlı bir değerlendirme yapmakta büyük güçlük çekiyorlar. Firmaların bilançosu, kâr zarar cetveli, gerçeği göstermiyor. Türkiye’de kayıt dışı çalışanların bankacılık sektörüyle ilişkileri daha zor bir döneme girecek. Çok büyük güçlüklerle karşılaşacaklar. (Kredi alamıyoruz, faizler çok yüksek) diye şikayet edecekler. Bunları yaşamamak için reel sektör artık kayıt içine yönelmeli. Hâlâ eski düzende çalışmakta ısrar edenlerin yaşama şansı olmayacak.” ‘İSTİKRARLA, KÂRLILIK DA ARTIYOR’ Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, bankaların mevcut yapılarının, ileriye yönelik ekonominin gidişatı açısından önemli bir gösterge olduğunu vurgularken, “Bankalar risk aldıklarında temkinli davranmalı, ileriye dönük krizleri tetiklememeli” dedi. Serdengeçti, “Finansal İstikrar ve Basel II’nin Etkileri” konferansındaki konuşmasında, Türkiye’de gevşek mali ve para politikaları sonucu yaşanan ekonomik problemlere işaret etti. Türkiye’de yaşanan 2000 ve 2001 krizlerini, ekonomide o zamana kadarki problemlerin toplamı olarak tanımlayan Serdergeçti, “Çince’de kriz, aynı zamanda fırsat anlamına gelmektedir. Türkiye’de istikrara yönelik fırsatlar ancak son yıllarda elde edilmiş, ekonomideki uyumsuzluklar bertaraf edilmiş, sistem düzelmiştir” dedi. Krizlerin ardından bankacılık sisteminin çökmesini engellemeye yönelik yapılan operasyonu da hatırlatan Serdengeçti, bu operasyonun 21.77 milyar YTL’ye (12 milyar euro) mal olduğunu, ifade etti. Birleşme, reform, satın alma ve birleşmelerle kredilerin yüzde 70 arttığını, kârlılığın ciddi oranda yükseldiğini vurgulayan Serdengeçti, IMF ile sıkılaşan ilişkilerin, AB’ye entegrasyon sürecini, sağlam politikaları, ekonomide düzelme beklentisini devam ettirdiğini bildirdi. Piyasa enflasyonu 7.6 olarak bekliyor Devlet Bakanı Ali Babacan, bu yıl için enflasyon hedefinin yüzde 8 olduğunu, ancak şimdiden piyasa beklentilerinin yüzde 7.6’yı gösterdiğini bildirdi. Bütçe açığının GSMH’ye oranının bu yıl yüzde 4’ün biraz üzerinde biteceğini, gelecek yıl yüzde 3’ün altına inileceğini belirten Babacan, “Gelecek yıl Türkiye ilk Maastricht Kriteri’ni tutturmuş oluyor” dedi. Borcun GSMH’ye oranı konusunda da çok kısa sürede 2. Maastricht Kriteri’nin tutmuş olacağını, bunun arkasından enflasyon ve faizlerin görüleceğini, böylece AB’ye tam üye olmadan çok önce Türkiye’nin euro bölgesine girmeye hak kazanmış bir ekonomik göstergeler setine sahip olacağını söyledi. Türkiye’nin tam üyeliği ile ilgili siyasi karar zamanı geldiğinde pek çok gösterge açısından çok güçlü bir ekonomiyi temsil edeceğini ifade eden babacan, “Bırakın Avrupa’ya yük olmayı, Avrupa’nın yükünü almaya hazır bir ülke haline gelecek” dedi. Türkiye’de beklentilerin ötesindeki gelişmelerin kaynağını “tek kelimeyle güven” olarak açıklayan Babacan, yerli ve yabancı sermaye ayrımı olmadığını, bunun bankacılık sektöründe de bu şekilde olduğunu bildirdi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT