BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Al Daum’u vur Hagi’ye

Al Daum’u vur Hagi’ye

Bu yazıyı “Durumdan Daum çıkarmak” olarak da algılayabilirsiniz, düşmanlık da diyebilirsiniz. Hagi’ye karşı ön yargılı olduğumu da düşünebilirsiniz.



Bu yazıyı “Durumdan Daum çıkarmak” olarak da algılayabilirsiniz, düşmanlık da diyebilirsiniz. Hagi’ye karşı ön yargılı olduğumu da düşünebilirsiniz. Ama orta yerde aldığı takımını nakış gibi ören ve Şampiyonlar Ligi’nin kapısına dayayan Şenol Güneş ile aldığı her takımı ayağa kaldıran Ziya Doğan’ın hakkını teslim etmek için ligin tepesine kurulmuş olan “İki yabancı” hakkında esef duyduğumu da düşünebilirsiniz. Adnan Şentürk, Şaban Yıldırım, Hikmet Karaman en azından “Konuya yabancı” değiller. Ortada bir F.Bahçemiz var ki, “Yenebileceği takımların hepsini yeniyor”. F.Bahçe’nin yendiği takımlar zaten yenebileceği takımlar. Onları 4’lük 5’lik yaparak yeniyor ve “kamuflaj” gerçekleşiyor. Haftaya F.Bahçe’nin G.Saray’ı ne güzel yendiğini ve şampiyon olduğunu yazacağım büyük ihtimalle. Ama bu sorunları unutturur ve Daum’u dahi yaparsa, “sezon gelir ama sezonlar gider” diye düşündüğüm için peşin yazmaya karar verdim. Yenebilmek için savaşması gereken, yıldızların tekmeye kafa sokmasını sağlamadan kazanamayacağı maçları da kaybediyor Daum. Onlarda da 4’lük, 5’lik oluyor. Demek ki, Daum’ın dışı kamuflaj, takımı ise sadece ambalaj. İçi görünen, daha doğrusu “içini gösterip, içten oynaması gereken” maçlarda nedense hep ayıbı dışarı vurdu. “Risk almak” oyunu, buna karşılık verebilenlere sökmüyor. Durum sıkışınca forvet sayısını artırmak garibana söküyor ama aç ve ısırmaya hazır takımlara, özellikle sayın başkan Aziz Yıldırım tarafından, “onurları kaşınmış” takımlara sökmüyor. Dişini geçirdiği takımlar maçı teslim ediveriyor, geçiremedikleri ise F.Bahçe’den “iri dilimler” koparıp gidiyor. Daum demode ve taktik üretemeyen bir hoca. Duran topa yaslanıp, çok pahalı yıldızlarının iki satır kıvırıp oyunu toparlamalarına yaslanacak kadar demode. İki yabancııı.. Eller birleşmiiiş.. Daum gibi Hagi de asla bir “grup lideri” değil. Yapabildiği “yenebileceklerini yenmek” olan Daum’a karşılık Hagi büyük maç kazanıyor ama “yenebileceklerini bile yenemiyor.” Artık F.Bahçe’nin bilmesi gereken, en üstte olmanın veya G.Saray galibiyeti almanın “her şey” demek olmadığıdır. Artık G.Saray’ın da bilmesi gereken Hagi’nin beş günlük maç hazırlığı süresinde asla hiçbir plan geliştiremeyeceğidir. Bir tarafta antipatik olan, sevilmeyen hatta doğrudur ki, düşmanlık duyulan yer asla F.Bahçe değildir. Adres bellidir. Canlı yayında görevli spikeri yana itip, “Erman’la Şansal orada mı? Canlı yayında mı?” diyebilen, kendisini izleyen muhabire, “tokatlarım seni” cümlesini kullanabilen, bunları yazanları işten attırmak için uğraşan, rakibini küçümseyip tesadüf diyen, kendi TV’sinin yetmediği yerlere ulusal kanalları davet eden ama onların haber özgürlüğüne de ambargo koyabilen başkanlık makamıdır adres. G.Saray taraftarının sahada ona ihtiyacı olan takımı bırakıp, orada olmayan takımla uğraşması da o denli densizliktir. 5-1 tesadüf olabilir. Ancak o zaman 6-0 da tesadüf olur. UEFA ve Süper Kupa’ya tesadüf diyen de çarpılır, F.Bahçe’nin aldığı şampiyonluğa da. İnşallah benim içinde bir telefon etmezler de haftaya yine yazarım. Çünkü işten attıramayacağı iki adam, Şenol Güneş ve Özhan Canaydın, yöneticinin zeki çevik ve ahlaklısının da altını çizdiğine göre ben de bunları yazmalıydım. Haftaya inşallah görüşürüz... S-ÖZ Birlikte olabildiğimiz her gün, hak ettiğimizin bir fazlasıdır. (Robert Redford, Up Close & Personal) 5’i 1 yerde Bu köşenin yazarı, paradan 6 sıfır atılacağı haberine tosladığında, “Fener 6-0’ı çoktan attı bile” diye yazdığına göre, “G.Saray 5’i bir yerde taktı” diye yazma hakkını da kendinde buluyor. İncitenlere karşıyım, ama zarif takılmalar hoşuma gidiyor. Kimileri Beşiktaş’a, “günde ortalama iki futbolcu” transfer etmeye başladığından, bazıları da F.Bahçe’ye durmadan hoca aradığından bunlar internet sayfalarından öteye geçemedi. “6 Kasım’da 6 yiyen G.Saray, 5. ayda 5 attı. İyi ki maç 8. ayda oynanmadı” sözcüğünü incitmez bir zarafetle giydiriyorum. Ancak F.Bahçe’nin tadı kaçan şampiyonluğu ile, G.Saray’ın tadı kaçan kupa zaferini bu konularda “çok sevinenin çok da üzüleceğini” 32 yıldır defalarca yaşamış biri olarak bir daha vurgulamak istiyorum. Bulmaca Soru: İki hoca kumda yürüyüp, geriye baktıklarında hiç ayak izi bırakmadıklarını görüyor ve çok seviniyorlarmış. Bu iki hocanın adını bilin bakalım? Cevap: Çünkü bu hocalar geri geri yürüyecek kadar akıllıymış. POST-İT Ben G.Saraylıyım. Benim hakemim bunu bile bile benim takımım lehine vermediği iki penaltı bir kırmızıyla bunu kanıtlamıştır. Verseydi dilini keserdim. (Ufuk Özerten) Can simidi!.. Hagi bir maçta kazandıklarını, bir dakikada kaybetti. Hakan Şükür’ün görkemli geçmişini ve Cafercan’ın geleceğini, yani her şeyi bir dakikada kaybetmesini algılayamıyorum. Hagi 5-1 kazandığı maçta da önemli teknik hatalar yaptı, G.Birliği maçında da. Daum da benzer hataları aylardır yapıyor. Yahu, değişiklik niye yapılır biri bana anlatsın lütfen?.. Adı üstünde, bir şeyleri “değiştirmek” için, bazı şeyler “değişsin” diye yapılır. “Aman bir şeyler değişmesin” diye “değişiklik” yapılır mı?.. Hagi değiştirdiği adamın “yaptıklarını yapsın” diye, yeni bir oyuncuyla eskiyi değiştiriyor. Daum ise bir değişiklik yapıp, takımdaki her şeyi değiştiriyor. Bunun adı teknik adamlıkta sınıfta kalmaktır. Rakibi şampiyon yapmaktır... Daum şampiyon olmamış, Hagi onu şampiyon yapmıştır. Murat Hacıoğlu ile Cafercan’dan “Can simidi” yapmaya kalkanlar Şenol Güneş ve Ziya Doğan’dan şamar yemiştir. Şimdi anladınız mı, Kadıköy’deki F.Bahçe - Trabzonspor maçının ne anlama geldiğini... En kötü sistem, sistemsizlikten iyidir 5-1’lik maçta 3. ve 5. golleri bir daha izleyin lütfen. Hakan’ın vurup, Rüştü ve Deniz’den sekeni. Bizzat Deniz’in kendisi, Hakan’ın tıngır mıngır plasesinde topu kovalayan Luciano golleri önleyemezler miydi?.. İşte oyuncunun beynine giremeyen hoca modeli... Taktiği, “kim kime, Daum Daum’a” olan bir sistem!.. Bir sezondan fazladır farklı ve yeni hiçbir şey üretemeyen Gheorghe Hagi.. Taktiği “rüştünü ispat etmek” kompleksi üzerine kurulu bir sistem!..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT