BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mithat Paşa ve “Jön Türkler”...

Mithat Paşa ve “Jön Türkler”...

Mithat Paşa, 1872’de Sadrâzam oldu, ancak uygunsuz davranışlarının ortaya çıkması üzerine kısa sürede Sadrâzamlıktan azledildi. Kendisini azleden Pâdişâha karşı kin beslemeye başladı. Yeni Osmanlıların (Jön Türkler) Sadrâzam adayı oldu...



Mithat Paşa; Mütercim Rüşdî Paşa, Hüseyin Avni Paşa ve Müfsid İmâm (Hasan Hayrullah) iş birliği yaparak Sultan Abdülazîz Hanı tahttan indirip, yerine Beşinci Murâd’ı geçirdiler... Ancak Abdülazîz Hanın hunharca katledildiğini duyan Sultan Beşinci Murâd’ın aklî dengesi bozuldu. Doktorların verdiği rapor üzerine tahttan indirilip yerine İkinci Abdülhamîd Han geçti. 113’üncü madde ısrarı! 19 Aralık 1876’da ikinci defâ Sadrâzam olan Mithat Paşa başkanlığında toplanan Vükelâ Heyetince incelenen Kânûn-i Esâsî metni üzerinde bâzı değişiklikler yapıldı. Pâdişâhın karşı çıkmasına rağmen Mithat Paşa 113. maddeyi (pâdişah, devletin emniyetini bozan ve tehlikeye düşüren kişileri hudut hâricine sürer) maddesini ısrarla eklettirdi. Pâdişâhın tasdikinden sonra Kânûn-i Esâsî ve Meşrûtiyet îlân edildi (23 Aralık 1876). İngiliz hayrânı olan ve Meşrûtiyet hakkında köklü bir bilgisi bulunmayan Mithat Paşa, kendi husûsî danışmanı ve Nâfiâ (Bayındırlık) Müsteşârı Odyan Efendiyi İngiltere’ye göndererek, Meşrûtiyet rejiminin Avrupa devletlerince garanti altına alınması talebinde bulundu. Osmanlı Devletinin dâhilî idâresini yabancı devletlerin kefâleti altına sokmak için gayret etti. Pâdişâh, Meşrûtiyetin îlânından sonra, bir sene beş ay kadar devlet idâresine karıştırılmadı. Abdülhamîd Hanın muhâlefetine rağmen Mithat Paşa ve arkadaşlarının basîretsizlikleri yüzünden 24 Nisan 1877’de “Doksanüç Harbi” diye bilinen Osmanlı-Rus Harbine girildi. Mithat Paşa, medrese talebelerini kışkırtıp “Harp istiyoruz!” nümâyişleri yaptırttı. Sultan’ın penceresi dibinde bile “Harp! Harp!” diye bağırıldı. “Âl-i Osmân” yerine “Âl-i Mithat”ın kurulabileceğini söyleyerek saltanata göz dikti. Gayri müslimlerden ve Müslümanlardan “millet askeri” adıyla kendi emrinde yeni bir ordu teşkil etmeye kalkıştı. Bosna’da Türk bayrağında “hilâl”in yanına “haç” koydurarak, bu bayrakla bir tabur askere, İstanbul’da geçit resmi yaptırttı.  Herkesin nefretini kazandı! Kendisini nâdir gelen bir kahraman zanneden Mithat Paşa, Pâdişâha karşı kaba hareketlerde bulunarak herkesin nefretini kazandı. Ziyâ Paşa ve Nâmık Kemâl gibi en yakın arkadaşlarını bile sürgüne göndererek Meşrûtiyet anlayışını açık bir şekilde ortaya koydu. 5 Şubat 1877’de Sadâretten azledilerek kendisinin Kânûn-i Esâsî’ye koymakta ısrar ettiği 113. maddeye istinâden yurt dışına çıkarıldı...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT