BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ruh halimizi aktarmaya kelimeler yetmiyor!..

Ruh halimizi aktarmaya kelimeler yetmiyor!..

Ben, yüksekokul mezunu, 17 yıllık hizmeti bulunan bir devlet memuruyum. Elime geçen net ücret 658 YTL.’dir. Şükredici bir kültürden geliyoruz, devamlı bizden daha zor durumda olanlara bakıp halimize şükrediyoruz.



Ben, yüksekokul mezunu, 17 yıllık hizmeti bulunan bir devlet memuruyum. Elime geçen net ücret 658 YTL.’dir. Şükredici bir kültürden geliyoruz, devamlı bizden daha zor durumda olanlara bakıp halimize şükrediyoruz. İzmir’de yaşıyorum, okuyan bir çocuğum var, evim kira. Ulaşım giderleri ve diğer masrafları da hesaba katınca nasıl geçindiğimizi varın siz düşünün... Bu arada, sendikaların açıkladığı fakirlk ve açlık rakamlarının altında kaldığımı ifade ederek, konuyu demagojiye sokma gibi bir niyetimin bulunmadığını da özellikle belirtmek istiyorum... Kamu kurum ve kuruluşları çalışanlarının bordroları arasındaki ücret uçurumu herkesin malumudur. Bu haksızlıkta, bütün iktidarların payı bulunuyor. Ancak bu haksızlığın ortadan kaldırılması için kimsenin ciddi bir teşebbüse geçmemesi de hayret vericidir. Bu hükümetin, haksızlıkları gidermek için kamuoyuna duyurduğu reform adımları da bir türlü gerçekleştirilemiyor. Biz bir hayat tarzı geliştirdik, gidiyoruz. Ama bizi asıl yaralayan, bizden 2-3 kat fazla maaş alan, aynı işi yapan, aynı derece ve unvanda bulunduğumuz mesai arkadaşlarımızın bizi alay konusu yapmaları... Ruh halimizi aktarmaya inanınız kelimeler yetmiyor... > Önder Tuğdemir-İZMİR Yurt dışında görev yapma hakkımızı geri verin! Diyanet İşleri Başkanlığı’na; Bizler Diyanet’te uzun süre görev yapan İmam-Hatipleriz. Dört yıllık fakülte mezunuyuz. Önceki yıllarda yurt dışına görevli gitmek için açılan sınavlara girebiliyorduk. Ancak yeni uygulamaya göre bu hakkımız elimizden alınmış olup, İlahiyat Meslek Yüksekokulu diploması şartı getirildi. Oysa biz iki yıl fazladan okuduk... İki arada bir derede kaldık. Lütfen bu mağduriyetimizi giderin, bu hakkımızı tekrar verin... > Bir grup imam hatip Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan bir rica... Diyanet İşleri Başkanlığı’na; Ezan bir işarettir, Müslümanlara namaz vaktinin girdiğini bildirmek için okunur. Ancak dikkat ediyorum da, ezan okunduktan sonra pek çoğumuz camide cemaatle kılınan farza yetişememenin sıkıntısını çekiyor. Camilerde kılınan farz namazları ezandan en az 20 dakika sonra sonra kılınamaz mı? Bilhassa kalabalık şehirlerde, iş yoğunluğundan namaz vaktinin girdiğini takip edemeyenlerin, ezanla uyarılmasından sonra farz namazları için cemaate yetişmeleri sağlanabilir. Zira ezanı duyan insanlar camiye gidip, abdest alıncaya kadar namaz kılınmış olabiliyor, namazı cemaatle kılma sevabından mahrum kalıyor... > Erol Kara
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT