BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Orta Asya’da değişim şart

Orta Asya’da değişim şart

Türk Cumhuriyetlerinde yaşananların isyan değil, bir talep olduğunu söyleyen Prof. Dr. Devlet, eski komünist liderlerin yönettiği bu ülkelerde yöneticilerin halklarına yeni bir şeyler veremediğini belirterek, “Bu rejimler değişecektir” dedi.



İSTANBUL- Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nadir Devlet, eski komünist liderlerin yönettiği Türk cumhuriyetlerinde, yöneticilerin halklarına yeni bir şeyler veremediğini belirterek, “Bu rejimler değişecektir, çünkü bu eşyanın tabiatı gereği. Bölgede yaşananlar isyan değil, daha ziyade bir taleptir” dedi. TGRT HABER TV’de canlı olarak yayınlanan “Çerçeve’den Yansımalar” programında Genel Yayın Müdürümüz Fuat Bol ile yazarımız İsmail Kapan’ın bu haftaki konuğu olan Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nadir Devlet, Türk Cumhuriyetleri, Kafkaslar ve bölgedeki son gelişmeler ile Türkiye’nin Türk dünyası ile ilişkileri konusundaki soruları cevaplandırdı. Konuşmasına Türk dünyasını tanımlayarak başlayan Prof. Dr. Devlet, şunları söyledi: “200 milyona yaklaşan bir topluluktan bir soydan bahsediyoruz. Örf, adet, dil olarak böyle bir toplumuz. Hiç bir zaman tek bir devlet olarak ortaya çıkmadı. Özellikle yaklaşık 15 yıl önce Rusya’dan bağımsızlığını kazanan 5 cumhuriyet ile gündeme geldi. Türkiye bu cumhuriyetlerle çeşitli ilişkiler kurdu. Bu bölge çok sancılı bir bölge ve şu anda da Özbekistan’da bunun bir örneği yaşanıyor. Şunu belirtmekte fayda var, hepsinin liderleri eski komünistler. Halklarına yeni bir şey getirmediler. Komünizmin yerine kendi tarihi kimliklerini ön plana çıkararak milli bir söylem geliştirdiler. Ekonomik liberalizme geçemediler. Kendi ailelerini zengin ettiler ve bu da toplumda büyük tepki doğurdu” Çin tehdit oluşturuyor Komünizmin yıkılacağının belli olduğunu, ancak Türkiye’nin bu konuda yeterli hazırlığı yapamadığını belirten Prof. Devlet, “Ancak Dışişleri yeterli derecede esnek davrandı ve bir çok konuda işbirliği sağlandı. Bu konuda son 15 yılın muhasebesi yapılırsa, bir çok konuda başarılı olundu. 5 cumhuriyetle yaptığımız toplam alışveriş, Rusya ile yaptığımız kadar değil. Ayrıca tabii kaynaklarını dünyaya pazarlayamıyorlar. Dolayısıyla bu değerlerin bir önemi kalmıyor. Biz bu konuda aracı olabilirdik. Ama bu da o kadar kolay olmuyor.” Bölgede bir çok ülkenin etkin olduğunu belirten Prof. Dr. Devlet, “Özellikle Çin etkili. Çin, sadece bölge için değil, bütün dünya için böyle. Dolayısıyla bu bölge için büyük bir sorun” dedi. “Çin modeli totaliter bir rejimi tercih etti. Akıllı danışmanlar bulundurmadı ve halk da sonunda tepki gösterdi” diyen Devlet şöyle devam etti: “Bu rejimler değişecektir, çünkü bu eşyanın tabiatı gereği. Değişimin süreci de önemli. Tabii bunlar Sovyet mirası. Çarlık Rusyası’nda bu bölge Türkistan ve Bozkır Genel Valilikleri vardı. Sonra Sovyetler Birliği sınırlar çizdi ve bu Fergana vadisinde herkese eşit pay prensibi uygulandı. Bunu da İngilizler yaptı. Keşmir gibi, sorunlu bir bölge olarak ortada duruyor. Halbuki büyük bir kısmı Özbekistan’a ait. Şu anda da bu sorunun çözülme ihtimali görülmüyor. Kırgızistan’da Akayev, bırakarak akıllılık etti. Ukrayna da öyle. Ama Kerimov yanlış yaptı. Bu böyle gitmeyecektir. Bu isyandan ziyade bir taleptir. Ülkede ılımlı muhalefete bile izin verilmedi. İnsanlar kendilerini ifade edemedi.” “İnsan hakları için AB’ye gerek yok” Dünyada bir çok konuda çifte standart uygulandığını, ancak Türkiye’nin de bazı konularda yanlışları olduğunu belirten Prof. Devlet, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), terör örgütü ele başı Abdullah Öcalan hakkındaki talebinde haklı olduğunu belirtti. Prof. Devlet, “Biz devlet olarak AİHM’nin yasalarımızın üstünde olduğunu kabul etmişiz. Bunlar önceden düşünülmeliydi. Ama çifte standarda gelince bu dünyada yaygın. Kim güçlü ise o haklı. Sözde Ermeni soykımına gelince, bu iddiadır, ama hukuken kabul edilemez. Bir vakadır. Tehcir olmuştur, ama bu hemen hemen dünyanın bir çok yerinde yaşanmıştır. Yapılan şey belki hoş değildir ama soykırım olarak adlandırılamaz, bu hukuken de mümkün değildir. Bizim hatamız, başta bu iddiaları kabul etmedik. Sonra Osmanlı’yı reddettik, redd-i miras oldu. Şimdi tehciri kabul ettik. Bunun sonucu olarak da bir çok ülkenin meclisinde karar alındı. Yani bu konuda geç kalındı. Ben bu meselenin siyasi uzlaşma ile hal edilmesi gerektiğini düşünüyorum.” Prof. Dr. Nadir Devlet, AB-Türkiye ilişkileri konusunda da şunları söyledi: “Bizim Batı’da aramamız gereken teknolojidir. İnsan hak ve hürriyetlerine gelince, bunu öğrenmek için Avrupa’ya gerek yoktur. Bilim ve teknoloji için ise her zaman onlara muhtaç olmuşuz. Ama sadece bunları almakla kalmıyorsunuz, o zaman kültürünü de size veriyor. AB’ye alınır mıyız, ben pek inanmıyorum. Ama öyle bir zaman gelir ki belki de AB üyeliğine ihtiyaç kalmayabilir.” ‘Huzuru sadece paylaşım getirir’ Globalleşen dünyada bir çok problemin yaşandığını ifade eden Prof. Devlet, “Dünyada çok ciddi sorunlar var. Ozon tabakası, gelir dağılımı arasındaki uçurum ve benzeri... İnsanoğlu ancak paylaşmayı öğrendiği zaman mutlu olabilir. Dünyada 3 tane pazar var. ABD, Avrupa ve Çin. Hindistan da aralarındaki sorunları aştı ve Çin ile ortak hareket ediyor. Ancak insanları refaha kavuşturmadan globalleşme olmaz, bu da paylaşımla mümkün olur. Ancak biraz zor gibi görülüyor. Bu çerçevede küreselleşme karşıtlarının eylemleri ve terörizmin de başarıya ulaşacağını sanmıyorum. 11 Eylül’den sonra da bütün devletler buna karşı antenlerini açtı ve en ufak bir olaya bile ciddiyetle yaklaşılıyor. Batının teröre bakışına gelince; çok uzaktan bakıyorlar. İncelemeden, araştırmadan değerlendiriyorlar. ‘Bütün Müslümanlar potansiyel bir terörist’ yaklaşımı kabul edilemez. Bu konuda da bir çifte standart var. Biz PKK’nın terörist örgüt olduğunu zorlukla kabul ettirdik. Fakat gene de Avrupalılar olaya başka açılardan bakıyorlar. Onlar bizim toplumumuzun yaşadıklarını bilmiyorlar, ekonomimize getirdiği yükü görmüyorlar...” diye konuştu. Prof. Devlet, Irak’la ilgili olarak da şunları söyledi: “Irak’ta güç de olsa bir seçim yapıldı ve bir parlamento oluştu. Tarihte ilk defa bir Kürt devlet başkanı oldu. Böylece Kürt devleti ihtimali ortadan kalktı. Bir sukunetin olması ve demokrasiye geçmek Irak halkı için çok gerekli, ama maalesef halen büyük katliamlar yaşanıyor. Oradaki dengelerin ne kadar hassas olduğu şimdi daha iyi anlaşılıyor. Ama bundan sonrası Irak halkına bağlı.” > Hüseyin Türkoğlu
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT