BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hz. Ali’nin üzüntüsü

Hz. Ali’nin üzüntüsü

Emîr-ül-mü’minîn Ali bin Ebî Tâlib’in, Ebû Bekir Sıddîk’ın vefâtı sırasında söylediği sözler şöyle rivâyet olunmuştur: Ebû Bekir Sıddîk bu fânî âlemden, bâki âleme göç ettiler.



Emîr-ül-mü’minîn Ali bin Ebî Tâlib’in, Ebû Bekir Sıddîk’ın vefâtı sırasında söylediği sözler şöyle rivâyet olunmuştur: Ebû Bekir Sıddîk bu fânî âlemden, bâki âleme göç ettiler. Mübârek yüzünü ve bedenini bir çarşaf ile örttüler. Medîne-i Münevvere; Resûlullah Efendimizin, öbür âleme göç ettikleri gibi, inleme ve ağlama sesleri ile dolmuş idi. Hazreti Ali işitip, ağlayarak, “İnnâ lillah ve innâ ileyhi râciûn” diyerek geldi. Söylediği sözlerin manâsı budur: Nübüvvet hilâfeti bugün bitti. Geldi, o evin kapısında durdu. Ebû Bekir Sıddîk hazretleri odada idi. Buyurdu: Yâ Ebâ Bekir! Sen Resûlullah’ın dostu ve musâhibi ve mûnisi ve sırdaşı ve müşâviri idin. En önce İslam’ı sen kabûl ettin. Senin îmânın cümle kavmin îmânından kuvvetli ve güzel oldu. Senin yakînin dahâ kuvvetli, Allahü azîmüşşân hazretlerinden korkun büyük oldu. Herkesten zengin, herkesten daha cömert, sen idin. Resûlullah üzerine en şefkatli, en yardımcı sen idin. Senin Resûlullah ile sohbetin, hepimizin sohbetinden dahâ iyi idi. Hayır sâhiplerinin birincisi sensin. Senin iyiliklerin, hepimizinkinden çoktur. Her iyilikte ileridesin. Hazreti Muhammed Mustafâ’nın huzur-ı şerîflerinde, senin derecen en yüksek oldu. Ona en yakın sen oldun. İkrâmda, ihsânda, güzel huylarda, boyda, yaşta, başta, ona en çok benzeyen sen oldun. Allahü teâlâ sana, çok mükâfât versin ki, Resûlullah’a herkes yalancı derken, sen, doğru söylüyorsun, inandım, dedin. Sen onun kulağı ve gözü gibi idin. Allahü teâlâ seni, Kur’ân-ı kerîmde “sıdk” ile şereflendirdi. Resûlullaha en sıkıntılı zamanlarında yardımcı oldun. Herkes Ondan kaçarken, sen Onun ile sohbet ettin. Seferlerde ve sıkıntılı yerlerde halifesi idin. Onun ümmetinin halifesi ve dininin koruyucusu oldun. Câhiller dinden çıkarken, sen dîn-i İslam’a kuvvet verdin. Herkes şaşırdığı zaman sen kükremiş arslan gibi ortaya çıktın. Herkes dağılırken, sen Muhammed Mustafâ’nın yolunu tuttun. Eshâbın az konuşanı ve en belîği, edîbi sen idin. Her sözün, her buluşun doğru, her işin temiz idi. Gönlün herkesten kuvvetli, yakînin hepimizden sağlam idi. Her işin sonunu önceden görür, geri kalmışları İslam’a sokarak aydınlatırdın... Sahâbe-i güzînin hepsi bu sözleri sessizce dinlemişler idi. Hazreti Alî’nin kelâmı bitti. Cümle yer ehli ve gök ehli ağlamağa başladılar. Doğru söyledin yâ Resûlullah’ın damâdı, dediler.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT