BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Orta-Doğu’da kaos

Orta-Doğu’da kaos

Irak’taki kan ve barut ortamında seçimlerin nasıl yapıldığını cümle alem biliyor. Özellikle Sünnîlerin katılmadığı seçimler sonucunda Şiilerle Kürtler yeni iktidarı paylaştılar.



Irak’taki kan ve barut ortamında seçimlerin nasıl yapıldığını cümle alem biliyor. Özellikle Sünnîlerin katılmadığı seçimler sonucunda Şiilerle Kürtler yeni iktidarı paylaştılar. Birinci Cihan Savaşı sonunda, Osmanlının elinden alınan bu netameli topraklarda sınırlar cetvelle çizilirken; hemen her köşede zamanla alevlenecek çıbanbaşlarını da bilinçli bir şekilde bırakmışlardı.. İngiliz bu siyasetini icra ederken; bir yandan çekilir gibi oluyor, haddizatında ise, bıraktığı bu netameli konuları kaşıyarak mevcut halkları biribirine kırdırarak uğraştırırken diğer yandan o, kendi sömürüsüne devam ediyor. Irak’ta Sünniler, Suriye’de ise Şiiler(Nusayri) azınlıkta olmalarına rağmen, her iki tarafta da iktidar bunlara teslim edildi. Son çeyrek asırda her iki ülkedeki uygulamalara baktığımızda; birinde Saddam’ın diğerinde Hafız Esad’ın envayi çeşit zulümlerine şahit olmaktayız. O vakitler, her nedense Batı, bu zulümlerden hoşnuttu! Batıdaki hiçbir ülkenin aklına, buralardaki kan, gözyaşı, zulüm, işkence ve insan hakları ihlalleri gelmiyordu. Bütün bunlar dillendirilmediği gibi, el altından ve hatta aşikare destekleniyordu da.. İç savaşa dönüşebilir Irak-İran savaşında Batı, Irak’ın yanındaydı. Suriye’nin PKK terör örgütünü sahiplenip, kendi ülkesinde konuşlandırıp bizim üzerimize salarken de aynı Batı, bazen duyarsız çoğu kez de hamilik yapıp tüm bu melanetlere her türlü desteği veriyordu! Bütün Orta-Doğu ve hatta Orta Asya’daki Türk cumhuriyetlerinde tatbik mevkiine konulan bu tür baskı ve zulüm yönetimleriyle halklar canlarından bezdirildi. En ufak bir kımıldama, ayaklanmaya dönüşebiliyor. Kendi yönetimleri tarafından ezilen bu halklar için önemli olan, mevcut iktidarların bin an evvel defolup gitmeleridir! Kimlerin geleceği ve nasıl bir idare kurulacağı ise daha sonra düşünülmesi gereken hususlardır! Halbuki, tıpkı Irak’ta olduğu gibi asıl kaos o vakit başlıyor. Zira, Pandora’nın kutusu açılmış oluyor! Nitekim, Irak’ta Saddam’ın alaşağı edilmesiyle birlikte hem rejim ve hem de devlet birlikte çöktü! Sistem yeniden yapılandırılmaya çalışılırken, eski hatalar; bu kez tersinden yapılıyor. Sünniler yönetimden uzaklaştırılırken, Şiiler ve Kürtler iktidara getiriliyor. Zor günler bekliyor Bu yapı, her an bir iç savaşa gidişin işaretidir. Her gün onlarca insanın öldürüldüğü Irak’taki halklar ayaklanıp topyekûn birbirlerini boğazlamıyorlarsa; daha açık ifadesiyle boğazlayamıyorlarsa, oradaki mevcut yabancı güçler sayesindedir! İddia edildiği gibi, bundan sonra sıra Suriye ve İran’a gelecekse; topyekûn Orta-Doğu halklarını çok zor ve kanlı günler bekliyor demektir. İran-Irak ve Suriye; her üçüyle de komşu olduğumuz bu ülkelerdeki kaotik ortamdan Türkiye’mizin menfi yönde etkilenmiyeceğini sanmak safdillik olur. Türkiye’miz bütün bunları hesap edip, teenni ile adımlarını atmalıdır.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT