BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hocalara rağmen tebrikler

Hocalara rağmen tebrikler

Fenerbahçe ezeli rakibi Galatasaray’la çekişiyor ise, ya da tersi; yani hangisi olursa olsun lig finali onları karşı karşıya getirdiyse kazanmadan şampiyonluk boğaza tıkalı lokma gibi gelir.



Fenerbahçe ezeli rakibi Galatasaray’la çekişiyor ise, ya da tersi; yani hangisi olursa olsun lig finali onları karşı karşıya getirdiyse kazanmadan şampiyonluk boğaza tıkalı lokma gibi gelir. İşte Fenerbahçe maçı yarım porsiyon pozisyonuyla da olsa kazanıp şampiyonluk apoletini omuzlarına taktı. Galatasaray bu final oyununa kadar unvan şansını taşıyabildiyse, onu da kutlamak gerekiyor. Çünkü orta sahasız Galatasaray, savunma direnci, Hakan Şükür faktörü ve de ikinci devredeki ithal Ribery sayesinde bu maça kadar gelmiştir. Hagi’nin bu var oluştaki payı sadece takımı klasikleşmiş bir tertibe kavuşturmasıdır. Ama altı ay kulübede maç seyretmiş bir Arif’i final oyununu kurtarır umuduyla sahaya atmak, sanıyorum Hagi’nin işinin bittiğini hem kendi ilanıdır, hem de yönetime böyle bir kararda destek imzasıdır. Fenerbahçe de şampiyonluğa uzanırken Alex’in duran toplardaki hünerini tabelaya yazdıran kafacılar ve Alex’in skoru değiştiren 3-5 golüne duacı olmalıdır. Dün akşam da Selçuk’u tuhaf bir görev ve sorumlulukla sahaya süren Daum, öyle şanslı bir hocadır ki; maçın tek golünü bu futbolcunun ortası gerçekleştirmiştir. Yani dün akşamki oyunu fazla detayına inmeden şöyle yorumlamakta yarar vardır; Futbol oynamadan yarışmış olanlar, hocalarının yüzde 5’lik katkısı bile olmadan futbolcularının hünerleri ve maç maç öne çıkışlarıyla heyecan sunmuşlardır. Dün akşamki Galatasaray az risk düşünen, orta sahası kazandığı topları geriye oynama gibi bir ilkelliğe yakalanmış, ilerde de kupa maçının çok tersine uyuşmuş gibi duran Hakan’la ne yapabilirdi ki?... Buna rağmen Ribery’nin sürati ve tekniğiyle Fenerbahçe kalesine dişe dokunur bir iki tehlike taşıyabildiler. Fenerbahçe ise kontrollü, yani geri bloğu ile orta alanının arasını fazla açmadığı oyunlarda en azından kolay pozisyon vermeyen takım olabildiğini dün gece yine göstermiştir. Ama öne çıkışlarda büyük maçları beceremeyen Alex ve alış - veriş olmadığı için tek başına oynamak zorunda kalan Anelka’yla etkili olamamıştır. Fenerbahçe’yi 16’ncı şampiyonluğuna - ki bu defaki 30 yıl sonra üst üste gelen ikinci şampiyonluk - kutluyoruz. Galatasaray’ı da yarıştaki gürültüsünden dolayı alkışlamak gerekir. Ligin finali 100 milyon dolarlık takımla, 10 milyon dolarlık takım arasındaki bir yarışla sürüp gitti. Dün geceki Fenerbahçe galibiyetinden sonra bu ikilinin arasına giren Trabzonspor’un maliyeti de kaybetmiş olanın yarısı kadar ya vardır ya yoktur. Yani şunu demek istiyorum; beni artık Avrupa’da devamı yoksa şampiyonluklar, üst sıra dereceleri hiç kesmiyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT