BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Böyle ceza mı olur?

Böyle ceza mı olur?

Bir adet transit minibüsüm var. Mart 2004’te yatırmam gereken Trafik Sigortası ücreti, %20 iskontolu olmak üzere 188 milyon TL. idi.



Bir adet transit minibüsüm var. Mart 2004’te yatırmam gereken Trafik Sigortası ücreti, %20 iskontolu olmak üzere 188 milyon TL. idi. O tarihlerde arabam bakımda idi, Temmuz ayında Bandrol ücretiyle birlikte yatırırım diye düşünerek, ihmalkarlık yaptım, ödemeyi geciktirdim. 26.07.2004’te yatırmaya gittiğimde, Sigorta Kanununun değiştiği, ödemem gereken paranın da 376 milyon 320 bin TL olduğu söylendi. Bu kanun 1 Temmuz 2004’te yürürlüğe girdi, bizim bildiğimiz kanunlar yürürlük tarihinden itibaren uygulanır. Bunları sineye çektik, istenen parayı yatırdık. Nasılsa geciktirdiğim primi zamlı aldılar, sonraki yıllar ödemeler normala biner diye düşünmüştüm, ama yanılmışım. Bir ödemeyi geciktirdim diye 2007’ye kadar (2007 dahil) bütün ödemelerim zamlı olacak. 2004’tte 188 milyon TL yerine 376 milyon 320 bin ödemem yetmiyor, 26.07.2005 tarihinde 215 milyon olarak ödemem gereken para %30 zamlı alınacak, 26.07.2006 tarihinde %20 zamlı, 26.07.2007’de de %10 zamlı alınacak. Ödemeleri tam zamanında yapsam bile ancak 2008’de normal prime dönüyorum, üstelik %10, %20’lik iskontolardan da faydalanamayacağım. 4 aylık gecikmenin cezası bu kadar ağır olur mu? Böyle ceza mı olur? İlk ödemeyi yüzdeyüz zamlı yapmamla cezamı fazlasıyla çekmiş olmuyor muyum. Böyle mevzuat mı olur? Yetkililer, vur deyince öldürüyorlar. Araç sahiplerinin hepsini bu tuzak ve ağır cezalar bekliyor. Kazara geciktirirseniz yandınız... Lütfen bu mevzuatı bir daha düşünün, milleti bu kadar ağır ve haksız bir cezayla mağdur etmeye kimsenin hakkı olmamalı... > Mustafa Kutlu - GİRESUN Esnafın sıkıntısı ciddiye alınsın Dedem, babam bakkallık yapmışlar; ben de bakkallık yaptım, emekli oldum. 2 oğlum var, şimdi onlar da esnaflık yapıyorlar. Ben de kendilerine yardımcı oluyorum. Esnaflıkta kâr devri yok, ar devri var. Küçük esnaf çok zor günler yaşıyor. Marketler bizleri silip bitirecek. Bağ-Kur’unu, vergisini, kira parasını, telefon ve su parasını veremiyoruz. Krizden dolayı birikmiş Bağ-Kur borçlarımız var. Derneklerimiz var ama bu işler için duyarlı değil; sadece aidat alıyorlar. Maaşlarını alıyorlar, tuzları kuru... Derneklerin aldığı ücret yüksek, Tekel ruhsatının yıllık ücreti çok fazla. Hem Tekel’in malını satıyoruz, hem de yıllık ücret veriyoruz, bu garip değil mi? Bazı belediyeler af yoluna gitti, mesela birikmiş su parasının faizlerini silip, anaparayı da taksitlendirerek tahsil yoluna gittiler. Bağ-Kur da benzer bir uygulamaya gidemez mi? Mevcut faiz uygulamasıyla birçok esnafın ödeme yapamayacağını artık anlasınlar. Esnafın durumunu iyice araştırıp, ona göre çözüm bulsunlar... Bulunduğumuz coğrafya bir türlü durulmadı, bu yüzden kimse elini taşın altına sokmuyor, piyasaya beklenen canlılık gelmiyor. Mal satılmazsa, para kazanılamaz, hiçbir ödeme de yapılamaz... Yetkililer biz esnafın şikayetlerini ciddiye almalı. Herkes bilir ki, bu kesim sabırlıdır, gereksiz yere şikayette bulunmaz... > Hamdi Pakdemir - SALİHLİ
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT