BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Sayıklamalar

Sayıklamalar

Önce gagasına sonra da yere koyduğu alnına yaslanarak biraz daha ayakta kalmaya çabalayan; ve böylece gözü kapalı, titreyerek ölümünü bekleyen civcivlerden pek farkı kalmadığında, bambaşka boyutlara merhaba diyor insan!..



Önce gagasına sonra da yere koyduğu alnına yaslanarak biraz daha ayakta kalmaya çabalayan; ve böylece gözü kapalı, titreyerek ölümünü bekleyen civcivlerden pek farkı kalmadığında, bambaşka boyutlara merhaba diyor insan!.. Merhaba; Yeni mesafeler!.. Soldan sağa bir boyut... Aşağıdan yukarıya bir boyut daha... Ve göz hizamdaki bir noktadan, onun derinlerine başka bir boyut... Her üç boyutun her noktasında yeni birer üç boyut!.. Yani; buutlar içinde buutlar içinde buutlar... Her baharda her ucundan üçer yeni uç veren köknar fidanı gibi!.. Yeteceği sanılanlar yetmiyor bazen; en iyi sürücüyü arabasının içinde yakalıyor eceli... Kırk kaplan eğitmiş terbiyecinin bacağını koparıveriyor bir gün sokaktaki köpekler... Ve, balıktan zehirleniyor balıkçı!.. Anlıyorsun; dünya bir balona benziyor... Anladıklarını söylüyorsun; sayıkladığını sanıyorlar!.. Halbuki; evet... Ve mutlaka... Kesinlikle, dünya bir balona benziyor... İçi boş, veya içi senin nefesinle dolmuş olan!.. Dünyayı sen büyütüyorsun gözünün önünde; ve o devleştikçe, gözün görmüyor başkasını!.. Ne olabilir ki daha acı; kendi zamanın ve nefesinle şişirdiğin bir balon, var olan ve mutlak olanla giriyorsa arana?.. Kullanılmış bir kaput gibi işe yaramaz ve pis olan; nasıl böyle başımızda taç?.. Anlıyorsun... ...anlamıyorsun, çünkü anlasam öyle sıcak olurdu ki şu kalem; her harf yakardı yazıldığı kağıdı da alttan yere düşerdi!.. Bir an geliyor. Sadece üç basamaklı bir merdivenin başında yorgun, durup düşünüyorsun; şimdi burayı nasıl çıkacağını... Havasının nasıl alınacağını düşünüyorsun; hem de patlatmadan, bu kadar üflenmiş olan balonun... Ve, asıl şunu düşünüyorsun; nasıl anlatılacağını, anlaşılmaya çalışılanların!.. Sayıkladığımız zamanlarda hissettiklerimizin çoğu ne kadar da gerçek aslında. Ve ne kadar lezzetli!.. Bir de, insan çaresizken ne kadar mütevazı oluyor; Ağzına beslenen bebekler gibi doyurulacak kadar!.. Kuşun kanadına, atın bacağına benziyor yazarın kalemi... Kırılınca; onmuyor! ..... Ama, insanın gönlü kırılınca... ...başka şeyler oluyor!..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT