BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Giden Pierre, gelen Anelka

Giden Pierre, gelen Anelka

Tarihinin en iyi sezonunu yaşayan Kanarya sezonun ilk derbisinde tarihinin en kötü sezonunu yaşayan Beşiktaş’a konuk oldu. 2-1’lik sonuç F.Bahçe’ye sezonun ilk mağlubiyetini yaşatırken, G.Saray da puan olarak sarı -lacivertlileri yakaladı.



Tarihinin en iyi sezonunu yaşayan Kanarya sezonun ilk derbisinde tarihinin en kötü sezonunu yaşayan Beşiktaş’a konuk oldu. 2-1’lik sonuç F.Bahçe’ye sezonun ilk mağlubiyetini yaşatırken, G.Saray da puan olarak sarı -lacivertlileri yakaladı. Daum maçtan sonra yaptığı, “Patlama yapacağını varsayarak bekliyoruz” açıklamasıyla Alex’i hedef gösterirken, Brezilyalı’yı yedeğe çekmekle tehdit etti. Derbinin sonucu kadar maç esnasında yaşananlar da uzun süre konuşuldu. Carew’in Hooijdonk’a tokat atması, Emre’nin Nobre’yi taciz etmesi haftalarca gündemde kalırken, maçın hakemi Fırat Aydınus’a ağır suçlamalar yapıldı. Beşiktaş taraftarına tepki gösterme F.Bahçe yönetimi ile siyah-beyazlılar arasında ipler gerildi ve Türk sporunun iki temel taşı arasındaki atışmalar tüm branşlara yansıdı. FENER SARSILIYOR Beşiktaş’ın camiaya düşürdüğü ateş henüz küllenmemişken Lyon rövanşı geldi çattı. Hırs ve ümitle uçtu Kanarya Lyon’a. Önemli maçlar tek tek kaybediliyor, hedefler uzaklaşıyordu, bu maçta Fener’e galibiyet gerekiyordu. Daum sahaya Nobre ve Hooijdonk’suz bir 11 sürmüş, ancak Tuncay’ın attığı golle takım 1-0 öne geçmişti. İlk yarı 1-1 tamamlanırken sarı-lacivertlilerin sergilediği futbol en az 1 puan için ümit veriyordu. Maç 2-1’e geldiğinde dahi Kanarya oyundan kopmamıştı ve Selçuk skoru 2-2’ye taşıdığında herkes 1 puanının cepte olduğunu düşündü. Ama önce Servet’in kırmızı kart görmesi, ardından Nilmar’ın son dakikalarda attığı 2 gol hayalleri yıktı. Maç sonrası Rüştü’nün kariyeri yine tartışma konusu olurken, Pierre’in kesilmesi F.Bahçe’de milat olarak kabul edildi. Sadettin Saran’ın Aziz Yıldırım’a inat Lyon’a yaptığı çıkartma da gündem maddeleri arasında yer aldı. Avrupa’da yine hüsran yaşanmıştı ve F.Bahçe Şampiyonlar Ligi’ne devam etme umutlarını büyük ölçüde kaybetmiş halde lige dönüş yaptı. 6-0’lık zaferin 2. yıldönümünde konuk B.B.Ankaraspor’du ve Nobre’nin doğum gününde attığı gol Kanarya’ya yeni bir galibiyet serisine başlama fırsatı getirdi. Hem de ligde ilk kez ilk 11 oynama fırsatı bulan Selçuk’un 74’te kırmızı kart görmesine rağmen. Lyon yenilgisinden sonra büyük ölçüde boşalan tribünlerin Rüştü’yü protesto etmesi gerginliğe neden olurken, Semih ve Mahmut’tan sonra Mehmet Yozgatlı da forma şansı bulamadığı için gitmek istediğini açıklıyordu. Pierre ise Daum’la bi sorunu olmadığını söylerken sözlerindeki kinaye gözden kaçmıyordu. TRABZON İLAÇ GİBİ Sıra Trabzon deplasmanına geldiğinde Selçuk ve Serkan cezalı, Pierre sakattı, Kemal ise ilk kez forma şansı bulmuştu. Sürekli olaylı geçen Trabzon - F.Bahçe maçlarında bu sefer tribünler sakindi, ancak maçın hakemi Selçuk Dereli’nin kararları saha içindeki ortamı gerdi. Alex’in penaltı golüyle öne geçen F.Bahçe’de kendisine faul yapan rakibe kart gösterilmesini isteyen Nobre, Dereli’nin vurdumduymazlığını alkışlayınca kırmızı kartla oyun dışında kaldı. Ancak 10 kişilik Kanarya, bu zorlu sınavı Tuncay’ın golüyle 2-0 önde kapattı. Trabzon taraftarının ezeli rakibini alkışlaması ise hafızalara kazındı. Bu moralle soluğu Prag’da alan F.Bahçe, Van Hooijdonk, Deniz, Serkan ve Servet’ten mahrum olarak çıktığı maçı Kovac’ın kendi kalesine attığı golle 1-0 kazanıp UEFA’ya katılmayı garantiliyordu. Yaklaşık 4 bin taraftarın inanılmaz desteği Kanarya için itici güç olurken, Rüştü’nün sakatlığı nedeniyle ikinci yarıda kaleyi devralan Volkan yine harika kurtarışlar yaparak Daum’a göz kırpıyordu. Bu galibiyet aynı zamanda F.Bahçe’nin 1996’dan sonra Avrupa deplasmanında kazandığı ilk maç oluyordu. DAUM’UN KUMARI Lige moralli dönen Kanarya, D.Bakır’ı rahat bir oyunun ardından 3-0’la geçerken tribünlerdeki boşluklar dikkat çekiyordu. Takımın Avrupa’da aldığı kötü sonuçlardan ziyade, İnönü Stadı’ndaki ölüm olayı nedeniyle uygulamaya konulan sıkı güvenlik, tribün müdavimlerine darbe vurmuştu. A.Gücü maçında taraftar biraz olsun hareketlenirken, Kanarya kendini izleyenlere 5 gol seyrettiriyordu. Bu maç sonrası en çok konuşulan ise ilk golü Alex’in mi Nobre’nin mi attığı oldu. Alex’in kullandığı serbest vuruşta Nobre’nin teması vardı, ancak Futbol Federasyonu golü Alex’e yazdı. Tartışmaların sonu ise gelmek bilmedi. Hakem Kuddusi Müftüoğlu, Aurelio’ya gösterdiği uyduruk sarı kart nedeniyle tepki çekerken, Daum da en önemli oyuncusunu ateşe attığı için eleştiriliyordu. Ama hiçbir şey Brezilyalı’nın G.Saray derbisinde oynamasını sağlayamazdı artık. 10 MİLYON EURO KEYFİ İşte bu maçın ardından oynandı Manchester United karşılaşması. İngilizler bir üst tura çıkmayı garantilemenin rahatlığıyla sahaya yedeklerini sürdü, ama Kanarya’yı hafife almanın faturasını Tuncay yaptığı hat-trickle kesti. Genç futbolcu, 6 maçta 5 gol atarak, F.Bahçe bir İngiliz takımını 3-0 yenen ikinci Türk takımı olarak tarihe geçerken, Kanarya 3 maçta 9 puan toplayıp Avrupa’daki en büyük başarısını yakalıyordu. Avrupa hedefi UEFA’da sürerken Şampiyonlar Ligi’nden kazanılan yaklaşık 10 milyon euro kulüp kasasını zenginleştiriyordu. Moraller yerindeydi, ama kapıya dayanan G.Saray derbisinin gerginliği de hissediliyordu. Maç günü gelip çattığında nefesler tutulmuştu. Hooijdonk, Deniz ve Kemal sakatlık, Aurelio da kart cezası yüzünden kadroda yoktu. “Merdiven krizi” nedeniyle rötarlı başlayan maçın gergin atmosferi herkesi etkisi altına almıştı. Aslan oynuyor, Kanarya seyrediyordu. Tribünde küfür, sahada tekme, teknik adamlar arasında ağız dalaşı vardı. Derken G.Saray’ın golü geldi. Pozisyonun gelişiminde Hakan’ın Luciano’ya yaptığı faulü es geçip golü veren hakem daha sonra Ayhan’a tekme atan Luciano’ya kırmızı kartı gösteriyor, ancak ağız dolusu küfür eden Ayhan’a kart göstermeye, Tuncay’ın ceza alanında düşürülmesine penaltı vermeye cesaret edemiyordu. Hasan Şaş ile Necati’nin hastanede tamamladığı maç öncesi Tuncay’a “Ayağın kırılsın” diye bağıran tribünler maç boyunca Aziz Yıldırım’a küfür ederken, Şeref Tribünü’nde başkana küfür edilmesi bardağı taşıran nokta oluyordu. Kendisine küfür edenlerin bulunması için yaklaşık 1.5 saat stadda bekleyen Yıldırım çıkışta yaptığı açıklamalarla yetkilileri göreve çağırıyor, görevlerini yapmayanları da ağır bir dille suçluyordu. Hagi ile Daum arasında yaşanan söz düellosu da derbi notları arasında yerini alıyordu. Kritik maçlarda yüzü gülmeyen F.Bahçe, konuğu Konya’dan 3 puanı 3 golle alıp sezonun ilk yarısını lider tamamlarken, G.Saray ve Trabzon’un 2’şer puan kaybetmesi de sarı-lacivertlilere ekstra moral oluyordu. F.Bahçe 17 maç sonunda en yakın takipçisi G.Saray’a 4 puan fark atmanın keyfiyle çıktı, Türkiye Kupası’ndaki ilk sınavına. Rakip 2. Lig’de şampiyonluk kovalayan Uşakspor’du. Uşaklılar yoğun yağmura rağmen 44 yıl sonra kente gelen F.Bahçe’yi bağırlarına bastı. 6-2’lik maçta skordan çok futbolun keyfi yaşanırken, ev sahibinin Kanarya’ya 2 gol atması başarı olarak kabul edildi. Kupadaki ilk engel güle oynaya aşılmıştı. Devre arası kampını Antalya’da gerçekleştiren sarı-lacivertliler burada 3 hazırlık maçı oynuyordu. Alman Şampiyonu Werder Bremen’i 4-1’le geçen Kanarya, Antalyaspor ile 2-2 berabere kalıp, Hollanda temsilcisi Heerenveen’i 2-1 mağlup ederken ligin ikinci yarısına hazır olduğunu gösteriyordu. ANELKA’LI GÜNLER Transfer dedikodularının ortaya atıldığı günlerde Fabiano’yu yollayan Kanarya, takımdan ayrılmak isteyen Mahmut Hanefi ve Semih’i kiralık olarak dahi vermeyi reddederken, Serhat ve Pierre’in gideceği yönündeki haberler gündem teşkil etti. Daum’un imzası konuşulurken, Anelka haberleri bomba gibi patladı. Kemal’e ise FBTV’deki canlı yayında 4 yıllık imza attırıldı. İkinci yarı başlamadan hemen önce oynanan Türkiye Kupası maçında A.Gücü’nü 3-2’yle geçen Kanarya, sezonun ilk yarısında kâbus yaşadığı Rize engelini de hasarsız atlatırken, Samsun deplasmanında sezonun 4. puan kaybını yaşadı. Yeni transfer Anelka sarı-lacivertli formayla ilk maçına çıkarken, Cem Deda’nın uydurduğu faul atışında Alex topu ağlara yolladı. Aynı Cem Deda, Samsunlu oyuncuların faul yaptığı pozisyonu devam ettirip skorun 1-1 gelmesini sağladı. Oyundan alınan Selçuk ile Tuncay’ın agresif hareketleri uzun süre konuşuldu. ZARAGOZA ŞOKU Sarı-lacivertliler Kadıköy’deki İstanbul maçını 4-0 kazanıp moral bulurken herkesin konuştuğu tek bir isim vardı: Nicolas Anelka. Fransız oyuncunun formaları kapış kapış giderken, Anelka taraftarın önündeki ilk sınavını 1 gol, 1 asistle tamamlayarak gönüllere taht kurdu. Ama bu sevinç kısa sürdü. UEFA Kupası’nı hedefleyen F.Bahçe küçümsediği Zaragoza’ya evinde 1-0 yenildi. 45 bin taraftar şoka uğrarken oyuncularını kademe hatası yapmakla suçlayan Daum, “Gider orda yeneriz, sorun değil” açıklaması yapmayı ihmâl etmedi. DEVAM EDECEK
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT