BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Avrupa’nın kritik günü

Avrupa’nın kritik günü

Türkiye dahil dünyanın gözü bugün Fransa’ya çevriliyor. 42 milyon Fransız, bugün, Avrupa Birliği için de “olmak ya da olmamak” anlamına gelen AB Anayasası’nı oylayacak. Sandıktan “hayır” çıkması halinde bu sadece Türkiye için değil AB için de çok ağır bir darbe olacak.



Hayır, ‘siyasi birlik olmayı’ hedefleyen AB’yi tarihe gömecek. Euro başta olmak üzere ekonomik birçok kriter ‘çöküşe’ geçecek. Hayır, aynı zamanda Türkiye’nin AB’ye girmesine de ‘hayır’ anlamına gelecek. Hayır, AB’den ayrılmak isteyen ülkeleri de cesaretlendirecek. Sadece Avrupa Birliği değil bütün dünya bugün Fransa’da yapılacak AB Anayasası referandumuna kilitlendi. Fransa’da yaklaşık 42 milyon kayıtlı seçmen AB anayasası için oy kullanacak. Sandıktan “hayır” çıkması halinde bu sadece Türkiye için değil AB için de çok ağır bir darbe olacak. Son kamuoyu araştırmaları ise, referandumda ‘’hayır’’ oylarının daha fazla çıkacağını gösteriyor. ‘Hayır’ felaket olur Türkiye’nin üyeliğinin de bir anlamda onaylanacağı ileri sürülen referandumda “hayır” çıkması halinde bundan en büyük zararı ise Avrupa Birliği görecek. “Hayır” sonucu AB’nin “birlik” olmak yolunda büyük bir “darbe” yemesi anlamına gelecek. AB çevreleri, Fransa’dan “hayır” çıkmasının felaket anlamına geleceğini belirterek, “Sadece birliğin bünyesi yara almayacak. Ekonomi olarak da, borsalar ve euro da büyük bir krizin eşiğine sürüklenmiş olacak” diyerek endişelerini dile getiriyor. Liderler endişeli Referandumlar öncesinde yapılan son kamuoyu yoklamalarında Fransa ve Hollanda’da ‘hayır’cıların önde olduğunu gösteriyor. Son iki ankette, Fransa’da Avrupa Birliği Anayasası’na ‘hayır’ diyeceklerin oranı yüzde 52 ve 56 olarak çıktı. Hollanda’da da yapılan son ankete göre ‘hayır’cıların oranı yüzde 56 çıkması başta Hollanda Başbakanı Jan Peter Balkenende’yi endişelendirdi. Balkenende, 1 Haziran Çarşamba günü yapılacak AB Anayasası referandumundan ‘’hayır’’ çıkmasının ülkenin saygınlığına zarar vereceğini söyledi. Ayrıca hayır oylarının çokluğu sebebiyle kaygıya kapılan diğer üye ülkeler ise referandumda ‘evet’ çıkması için yoğun çaba sarfediyor. Fransa’sız olmaz Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, Fransızlara yaptığı son çağrıda, AB anayasası için yapılacak referandumda ‘’evet’’ oyu verilmesini istedi. Schröder, Le Figaro gazetesine yazdığı makalede, ‘’Fransa olmadan güçlü ve kendine güvenen bir Avrupa düşünülemeyeceğini’’ belirtti. Schröder ayırca, Fransa’nın Toulouse şehrinde, ‘evet’çilerin mitingine katılarak seçmenden destek istedi. Tartışma bitmedi Bu arada, Avrupa Birliği Anayasası’yla ilgili tartışmalar sürüyor. Şu ana kadar yalnız İspanya’da referandum yapıldı ve anayasa kabul edildi. AB ülkelerinin çoğunluğu ise Anayasa’yı referanduma götürmek yerine Meclis’lerinde oylama yolunu seçti. Son olarak Almanya Federal Eyalet Temsilcileri Meclisi’nde yapılan oylamada anayasa onaylandı. Meclis oturumuyla anayasayı kabul eden diğer ülkeler ise Litvanya, Macaristan, Slovenya, İtalya, Yunanistan, Avusturya ve Slovakya... Üye ülkelerin anayasayı, Mayıs 2007’ye kadar onaylamaları gerekiyor. Türkiye’ye etkisi Anayasanın reddedilmesinin AB-Türkiye ilişkilerine muhtemel etkisi de Ankara tarafından yakından izleniyor. AB Komisyonu yetkilileri, Türkiye’ye verdikleri güvencelerde, referandum sonucunun sürece etki etmeyeceğini ve müzakerelerin daha önce söz verildiği gibi 3 Ekim’de başlayacağını belirtmişti. Ancak siyasi uzmanlar, “hayır”ların kazanması halinde, AB’nin daha önce eşi görülmemiş bir krizle karşı karşıya kalacağını ve bunu çözmenin de zaman alacağını belirtiyor. Bu süreç içerisinde kriz çözülmeden Türkiye ile müzakerelerin başlatılamayacağı yorumları yapılıyor. İşimiz zorlaşıyor Bazı AB çevreleri de Fransa’daki referandumdan ne çıkarsa çıksın Türkiye’nin önündeki sürecin zorlaşacağını iddia ediyor. Bunlara göre, şimdiye kadar “ekonomik bir birlik” olan AB’nin, Anayasa’nın kabulünden sonra “politik bir birlik” haline dönüşecek olması, ‘Türkiye’ye yeni ödevler getirecek’ yorumlarına yol açıyor. ‘Evet’çilerin gerekçeleri Karar mekanizması daha kolaylaşacak. Kararların büyük bir kısmı oybirliği yerine nitelikli çoğunluk oylamasıyla alınacak. AB Anayasası, ortak savunma ve dış politikanın güçlenmesini sağlayarak, Avrupa’nın dünya üzerindeki gücünü artıracak. AB’nin ortak bir dışişleri bakanı olacak. Kadın erkek eşitliği ve işsizlikle mücadele gibi sosyal politika konuları güçlenecek. Uzun bir müzakereden sonra hazırlanan anayasa, 25 ülke arasında olabilecek en iyi uzlaşma. AB Anayasası, Fransa’nın AB içindeki nitelikli oy gücünü yüzde 9’dan yüzde 13’e çıkartıyor. ‘Hayırcı’ların gerekçeleri AB Anayasası, pazar çıkarlarını sosyal çıkarların önüne alan fazla liberal bir sistem öngörüyor. İşçiler yeterince korunmuyor. Savunma alanında AB NATO’ya, dolaylı olarak da ABD’ye bağımlı olacak. Brüksel’e daha fazla yetki verileceği için Fransa’nın etkisi azalacak. AB Anayasası Türkiye’nin üyeliğine imkan tanıyor. AB Anayasası’nın anlaşılması zor. Sosyal haklar daha fazla dikkate alınarak, daha iyi bir anayasa için müzakere edilmeli. Evet oyları yükselişte Fransa’da yapılan son kamuoyu araştırmaları, referandumda ‘’hayır’’ oylarının daha fazla çıkacağını gösterirken, İsviçre’de yayınlanan Le Matin gazetesinin son baskısının manşetinde ise “Sürpriz evet oyları yükselerek hayır oylarını geçti “manşeti atıldı. Gazete, “La Tribune du Genevre “gazetesinin Fransa’da bir kamuoyu şirketine yaptırdığı en son anketi yayınladı. Ankette “evet oyları hayır oylarını 2 puan geçtiğini gösterdi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT