BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Selama cevap vermek

Selama cevap vermek

Sual: Bazıları, mektup veya maillerimizdeki verdiğimiz selamlara cevap vermiyorlar. Selam almak farz değil mi? CEVAP: Tam İlmihal’de deniyor ki:



Sual: Bazıları, mektup veya maillerimizdeki verdiğimiz selamlara cevap vermiyorlar. Selam almak farz değil mi? CEVAP: Tam İlmihal’de deniyor ki: Mektupla [veya mail ile] gelen selamı okuyunca hemen ve aleyküm selam demek farzdır. Bunu yazıp cevap olarak göndermek müstehabdır. Yani eğer o kimse, size cevap vermeden ve aleyküm selam demişse farzı yerine getirmiş olur. Bunu size bildirmesi lazım değildir. Bildirme imkanı varsa, bildirmesi iyi olur. Bu hususu bilmeden, selamı bile almıyor diye suizan etmek doğru olmaz. Üstelik, suizan ettiği için haram işlemiş olur. Dini tam bilmeden, insan kendisini haram veya küfürden koruyamaz. Dini tam bilmek yani her hususta lüzumlu bilgileri, kaideleri öğrenmek için, Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye kitabını okumayı tavsiye ederiz. Ehl-i sünnet âlimlerinin kıymetli eserlerinden derlenerek hazırlanmıştır. www.hakikatkitabevi.com http://www.hakikatkitabevi.com adresinden okunabilir ve temin edilebilir. Biz de bütün suallere, bu kıymetli esere bakarak cevap veriyoruz. Evlada bırakılabilecek en kıymetli miras, eş dost için en kıymetli hediyedir. *** Sual: Kitaplarda el ile selam vermenin ve eli başa kaldırarak ve eğilerek selamlaşmanın günah olduğu bildiriliyor. Peki uzaktaki bir kimseye nasıl selam vereceğiz? CEVAP: Uzakta olunca el sallayıp, ağız ile de yavaşça Selamün aleyküm demek günah olmaz. O da, yavaşça, Ve aleyküm selam diye cevap verebilir. Hep Allah ile kal Sual: Kur’anda mealen, (Nerede olursanız, olun, Allah sizinle beraberdir) buyuruluyor. Bu bakımdan (Hep Allah ile kal) demek caiz olur mu? CEVAP: Âyet-i kerimede de, söylenilen sözde de, mecaz var. Allahü teâlânın bizim ile beraber olması, bir kimsenin bir kimse ile beraber olması gibi elbette değildir. O zaman hâşâ mahluka benzetilmiş olur. Hep Allah ile kal demek de, (Allahü teâlânın seni gördüğünü, ne yaptığını, ne düşündüğünü, yani her şeyini bildiğini hiç unutma, hep uyanık ol) anlamındadır. Bu bakımdan Allah ile kal demenin bir mahzuru olmaz ise de, tevilsiz yanlış anlaşılabilecek böyle sözleri, hiç söylememek iyi olur. Atalarımız, (Allah’a emanet olun) veya (Allah’a ısmarladık) demişler veya selam verip ayrılmışlardır. Biz de onlar gibi yapmalıyız, onlar gibi söylemeliyiz. Allah’a ısmarlamak, Allah’a emanet etmek demektir. Misyonerlerin veya diğer din düşmanlarının itikadımızı bozmak için uydurdukları şeylere itibar etmemelidir. Ata sözlerimiz genellikle âyet-i kerime ve hadis-i şerif meallerinden alınmıştır. Bir âyet meali: [Babaları]dedi ki, “Daha önce [Bünyamin’in]kardeşini [Yusuf’u]size emanet ettiğim gibi, şimdi onu [Bünyamin’i] emanet eder miyim? Ben onu Allah’a emanet ediyorum, Allah en iyi koruyandır, O merhametlilerin merhametlisidir” dedi. [Yusuf 64] Bir hadis-i şerif meali de şöyledir: (Vedalaşırken, birbirinizden ayrılırken, seni, emanetleri zayi etmeyen Allah’a emanet ediyorum deyin.) [İbni Mace] Tel: 0 212 - 454 38 20 Faks: 0 212 - 454 38 29
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT