BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Demokrasi ve milli çıkarlar

Demokrasi ve milli çıkarlar

Demokrasi Yunanca bir kelime. İnsanların kendilerini idare edecek insanları seçmesi demektir. Demokraside kişi hürriyetleri geniştir. Ancak bir kişinin hürriyeti, diğer kişinin hürriyet sahasına yani onun özgürlüğünün başladığı yere kadardır. Ona kimse zarar veremez..



Demokrasi Yunanca bir kelime. İnsanların kendilerini idare edecek insanları seçmesi demektir. Demokraside kişi hürriyetleri geniştir. Ancak bir kişinin hürriyeti, diğer kişinin hürriyet sahasına yani onun özgürlüğünün başladığı yere kadardır. Ona kimse zarar veremez.. Bugün ülkemiz demokrasi ile yönetilmektedir. Biz bir milletiz. Milli çıkarlarımız söz konusu olunca, kişi hürriyetlerinin sınırları daralır. Bunu da Anayasa ve ona uygun kanunlar belirler. Mesela erkek Türk vatandaşları, milli görev olan askerlik yapmakla yükümlüdür. Her ne halde olursa olsun bundan kimse muaf olamaz. Milli her dava da böyledir. Son günlerde bir üniversite mekanında, bazı kimseler 1915 öncesi ve sonrası dönemini kapsayan Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri, Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları adlı bir bilimsel toplantı tertiplemiş, devlet de bunu yaptırmamıştır! O üniversite, Türkiyede ilk Bizantoloji kürsüsünü de kuran yerdir. Devletin bu yasaklamasını kınayan ve tertip heyetinde olan 43 kişinin adları da, bildirileri de yayınlandı. Bu kişilerden meşhur bazıları, son 10 senedir, ABD ve Avrupa’nın birçok ülkesinde, Osmanlıların Birinci Dünya Harbi sırasında, Ermenilere soykırım uyguladığını verdikleri konferanslarda gırtlağını yırtarcasına haykıran kimselerdir. Bunların bir kısmı, halen bazı öğretim kurumlarında rektör veya öğretim üyesidir. Asılsız “Ermeni soykırımı” iftiralarında, devletimizin net bir tutumu var. Ermenistan veya “diaspora” denilen dıştan gazel okuyan Ermenilere demişiz ki; gelin bu işi dünyadaki konuyla ilgili bütün arşivleri ortak bir heyete inceletelim! Verecekleri karar bizim kabulümüzdür. Ermenistan ise başbakanları ağzıyla, bu olumlu ve bilimsel teklifi, şiddetle reddedip; bunun kesin olduğu zaten belli gibi, mesnetsiz ve gerçekten korkan tarzda laflar ettiler. Şimdi bir grup üniversite görevlisi, Ermenistan başbakanına destek olurcasına, Osmanlı çöküş dönemi demokrasisi gibi; acayip bir konuda sempozyum düzenliyor. Evet Türkiye’de demokrasi geniş bir şekilde var. Ancak milli menfaatleri zedelemeye kimsenin izni olamaz. Savaşta taarruza kalkan birliğin bir neferi kalkıp, ben savaşa karşıyım. Bu olay insan haklarına aykırı gibi laflar ederse, onun yeri divan-ı harptir. Heyete bakıyorum yarıya yakını Ermeni adları veya kırma isimler. Heyette bulunanlardan acaba kaç tanesi, Osmanlı Arşivlerini okuyup anlayacak kadar Osmanlıca dil ve yazı biliyor. Kaç tanesi siyakat biliyor. Belli ki bildirileri bilimsel olmayacak, üfürükten yani ısmarlama şeylerin ispatına çalışılacak. Onlar da biliyor ki ciddi bir savunmaları yok . Ancak bunu yasaklayan devletimizi, AB nezdinde küçük düşürüp, böylece elini zayıflatmak ana maksatlarıdır. Genelkurmay Başkanlığının yayınladığı “Arşiv Belgeleri ile Ermeni Faaliyetleri 1914-1918” isimli 2 ciltlik ciddi araştırma, bütün soykırım iftiracılarına en güzel ve bilimsel cevaptır.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT