BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tek hedef tam üyelik

Tek hedef tam üyelik

İŞ dünyası olarak tam üyelik dışında bir formülü kabul etmeyeceklerini söyleyen TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı, AB tarafından 17 Aralık’ta verilen siyasi kararı yok sayacak bir adımın atılmasının mümkün olmadığını belirterek, “Türkiye’nin, AB’nin karar süreçlerinde tam üye olarak yerini alması gerekmektedir” dedi.



>3 Ekim önemli BABACAN’ın Başmüzakereci olarak atanmasının isabetli bir karar olduğunu vurgulayan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç ise, “Türkiye’nin hedefi 3 Ekim’de tam üyelik amacıyla müzakereleri başlatmaktır. Bundan vazgeçmemiz söz konusu olamaz. Yeter ki asıl hedefimizi unutmayalım” dedi. İSTANBUL- Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyelik için ortaya koyduğu kararlı tutumu, içte ve dışta bazı muhalif görüşlere rağmen, hiç eksilmeden devam ediyor. Özellikle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Başkanlığındaki 59. Hükümetin, önlerine çıkan binbir çeşit engele rağmen, sonuca kararlılıkla yürümeleri, Türkiye’nin yegane hedefinin ‘AB’ye tam üyelik’ olduğunu her defasında ortaya koyan en büyük unsur olarak ülke genelinde bir çok kesimden destek görüyor. Fransa ve Hollanda’da geçtiğimiz hafta yapılan ve AB ülkelerinde şok etkisi yapan referandum sonuçlarının ‘hayır’ çıkması üyeliğimizi istemeyenleri umutlandırmış ve bıyık altından gülüp ellerini ovuşturmalarına fırsat vermişti. Ama bu çevrelerin heveslerini kursaklarında bırakan açıklama Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Gül’den anında gelmişti. Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Gül’ün; “Fransa ve Hollanda’da çıkan bu sonuçlar bizi etkilemez. Türkiye’nin tek hedefi AB’ye tam üye olmaktır” şeklindeki kararlı açıklamaları, zihinleri bulandırmak isteyen çevrelere tokat gibi cevap olmuştu. ? İş dünyasından tam destek Hükümetin AB konusunda gösterdiği bu kararlı tutuma bir çok çevreden olduğu gibi iş dünyasından gelen destek açıklamalarına dün bir yenisi eklendi. TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mustafa Koç ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sabancı, “Türkiye’nin tek hedefi tam üyeliktir. Başka formül kabul edilemez” şeklinde mesaj verdiler. TÜSİAD’ın YİK toplantısında konuşan Mustafa Koç “Son zamanlarda AB ile ilgili konularda resmin bütününün gözden kaçırılabildiğini ve münferit olaylar etrafındaki tartışmaların AB ile olan ilişkilerimize gölge düşürmesine izin verildiğini gözlemliyoruz” dedi. Koç, 17 Aralık’ta Türkiye’ye müzakere tarihi verilmesinin ardından geçen sürede umutlarını korumaya devam ettiklerini belirtti. Koç, “Ciddi bir gecikmenin ardından, isabetli bir seçimle Devlet Bakanı Ali Babacan’ın Başmüzakereci olarak atandığının açıklanmasıyla biraz rahatladık. Babacan’ın bu ağır görevi ve ekonomideki başarılı yönetimini aksatmadan sürdüreceğine inanıyoruz” dedi. Hedef 3 ekim Koç şöyle konuştu: “Olayı kendi çerçevesi içinde çözüme kavuşturmak yerine, her seferinde ilişkinin tümünü tartışmaya açmanın sağlıklı tutum olmadığı ortadadır. Hele Avrupa’daki bazı çevrelerin tam üyelik yerine, imtiyazlı ortaklık önerisini yeniden gündeme getirdiği bir dönemde, bugüne kadar tesis edilmiş ilişkinin gerilemesine izin vermenin kabul edilir yanı olmadığı açıktır. Türkiye’nin hedefi 3 Ekim’de tam üyelik amacıyla müzakereleri başlatmaktır. Bundan vazgeçmemiz söz konusu olamaz. Yeter ki asıl hedefimizi unutmayalım. Bu doğrultuda ilerlerken önümüze çıkacak engelleri aşmakta da güçlük çekmeyeceğimize inanıyoruz.” Basın mensuplarının sorularını da cevaplayan Koç, “Fransa’da ve Hollanda’da referandumda ‘hayır’ çıkmasını, Türkiye için iyi bir gelişme olarak görüyorum. AB ülkeleri bu şekilde birbirleri arasında anlaşmazlığa düşerlerse üyeliğimiz daha kolay olur” dedi. Başka formül olamaz TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sabancı da konuşmasında, iş dünyası olarak tam üyelik hedefi dışında bir formülü kabul etmediklerini söyledi. Sabancı, 17 Aralık sonrasında bir anlamda “fırtına öncesi sessizliği” andıran, ülke açısından bir durgunluk ve rehavet dönemi olarak değerlendirdikleri dönemin başta Avrupa olmak üzere tüm dünyada yaşanan bir dizi gelişmeyle sona erdiğini, Türkiye’yi yeniden hareketli günlerin beklediğini kaydetti. Fransa ve Hollanda’da gerçekleştirilen referandumlara değinen Sabancı, bu referandum sonuçlarının 3 Ekim’de Türkiye’nin müzakerelere başlamasını engelleyeceğini ve kısa dönemde dünya piyasalarında Türkiye ile ilgili beklentileri olumsuza çevireceğini düşünmediklerini kaydetti. AB tarafından 17 Aralık’ta verilmiş olan siyasi kararı yok sayacak bir adımın atılmasını mümkün görmediklerini ifade eden Sabancı, Avrupa’daki gelişmelerin müzakerelerin başlatılmasında değil ancak sürdürülmesinde zorluk oluşturabileceğini söyledi.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT