BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İstihdamı teşvikte yenilikler

İstihdamı teşvikte yenilikler

Bilindiği gibi, 5084 sayılı “Yatırımların ve İstihdamın Teşviki” Kanunu’nda 5350 sayılı Kanun ile bazı değişiklikler yapılmış, yatırım ve istihdamın teşvikinden daha fazla ilin yararlanması sağlanmıştır. Bugünkü yazımızda istihdama yönelik değişiklikleri açıklamaya çalışacağız.



Bilindiği gibi, 5084 sayılı “Yatırımların ve İstihdamın Teşviki” Kanunu’nda 5350 sayılı Kanun ile bazı değişiklikler yapılmış, yatırım ve istihdamın teşvikinden daha fazla ilin yararlanması sağlanmıştır. Bugünkü yazımızda istihdama yönelik değişiklikleri açıklamaya çalışacağız. İşveren primini hazine ödeyecek Yatırımları ve İstihdamı Teşvik Kanunu’na göre, 1 Nisan 2005 tarihinden itibaren yeni işe başlayan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, en az otuz işçi çalıştırmaları şartıyla, bu iş yerlerinde çalıştırdıkları işçilerin sigorta primlerinin işveren hissesinin; organize sanayi ve endüstri bölgelerinde kurulu iş yerlerinde tamamı, diğer yerlerdeki iş yerleri için yüzde sekseni Hazinece karşılanacak. Söz konusu tarihten önce işe başlamış olan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, 1 Ocak 2005 tarihinden önce SSK’ya vermiş oldukları en son aylık prim ve hizmet belgelerindeki işçi sayısını en az yüzde yirmi oranında artırmaları ve çalıştırılan toplam işçi sayısının asgari otuz kişiye ulaşması halinde, bu iş yerlerinde çalıştırılan toplam işçi sayısını geçmemek üzere, artırdıkları işçi sayısı ile mevcut işçilerden artırdıkları işçi sayısının iki katı kadar işçinin sigorta primlerinin işveren hissesinin; organize sanayi ve endüstri bölgelerinde kurulu iş yerleri için tamamı, diğer yerlerdeki iş yerleri için yüzde sekseni Hazinece karşılanacak. Gecikmeden işveren sorumlu İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Kuruma verilmesi gerekiyor. Ayrıca, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin işçi hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarın işverence ödenmelidir. İşveren tarafından ödenmesi gereken primlerin geç ödenmesi halinde veya prim belgelerinin geç verilmesi durumunda, Hazinece kuruma yapılacak ödemenin gecikmesinden kaynaklanan gecikme zammının, işverenden tahsil edileceği hükme bağlanmıştır. Yatırım teşvikinden yararlanan illerde 2007 yılı sonuna kadar tamamlanan yeni yatırımlar için söz konusu kanunda yer alan destek ve teşviklerin, yatırımların tamamlandığı tarihi izleyen beş yıl süresince uygulanacağı, Yatırım ve İstihdamı Teşvik Kanunu kapsamındaki illerde bulunan işletmelerden, bu kanunda düzenlenen destek unsurlardan diğer ilgili mevzuat uyarınca yararlanmakta olanların; aynı dönem için ve mükerrer olarak, bu kanunla sağlanan destek unsurlarından ayrıca yararlanamayacaktır. Bu durumda işletmelerin tercihleri dikkate alınmak suretiyle uygulamanın, destek unsurlarından sadece biriyle sınırlı olarak yapılacaktır. Ayrıca 5084 sayılı Kanun’da belirtilen teşvik ve desteklerden yararlanma hakkı kazanan mükellefler, bu haklarından aynen yararlanmaya devam edeceklerdir. Ancak, bu mükelleflerin, gerekli şartları sağlamaları ve talep etmeleri halinde, 5350 sayılı Kanun’la getirilen yeni hükümler yararlanabileceklerdir. Kapsama dahil edilen iller 5084 sayılı Kanun’un kapsamına giren 36 İl’e ilaveten, bu defa 5350 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme sonucunda, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığınca 2003 yılı için belirlenen sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasına göre endeks değeri eksi olan Kilis, Tunceli, Kastamonu, Niğde, Kahramanmaraş, Çorum, Artvin, Kütahya, Trabzon, Rize, Elazığ, Karaman ve Nevşehir olmak üzere 13 il daha 1.4.2005 tarihi itibariyle kapsama dahil edilerek toplam 49 İl’de faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olan işverenlerin diğer teşviklerin yanı sıra sigorta primi işveren hissesi teşvikinden şartları taşımaları kaydıyla yararlanma imkanı sağlanmıştır. Okuyucu soruları H. Abay- Verdiğiniz bilgilere göre toplam 10 yıl prim ödemeniz ve sigortalılık süreniz var. Bildiniz gibi SSK’dan yaş haddinden emekli olabilmek için belirli şartların yerine gelmesi gerekiyor. Yani en az 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 gün prim ödemesi yanında işe giriş tarihine göre ve yaş durumuna göre belirli bir yaş kriterinin tamamlanması lazım. Doğum tarihinizi yazmadığınız için kesin emeklilik sürenizi hesaplamak mümkün olmamıştır. Seyyah (İsmini açıklamayan bu okuyucumuz) -13 yıl Emekli Sandığı’na tabi memur olarak çalıştıktan sonra istifa ettiğini, aradan 13 daha geçtiğini, yaklaşık 3 ay önce SSK’lı çalışmaya başladığını, emekli olurken Emekli Sandığı’na tabi çalışmalarından dolayı tazminat alıp alamayacağını sormaktadır. Bilindiği gibi, Emekli Sandığı’na tabi bir işten emekli olanlara çalıştıkları kurum adına emeklilik ikramiyesi ödenmektedir. Bu ikramiye her ne kadar Emekli Sandığı tarafından ödenmiş olsa bile, memurların çalıştıkları kurum emekli sandığına ödeme yapmaktadır. İş Kanunu’na göre işçiye ödenen kıdem tazminatının benzeridir. İstifa eden memura ikramiye verilmemektedir. İşçiler de sebepsiz olarak işten istifa ederek ayrılırlarsa kıdem tazminatı alamamaktadırlar. Dolayısıyla bu okuyucumuz SSK’dan emekli olursa emeklilik ikramiyesi alamaz. Emekli Sandığı’na tabi bir işe tekrar girerse bu mümkündür. N. Yıldırım- Bu okuyucumuzun amcası yurt dışı hizmet borçlanması yapmış ve 10 Mayıs 2005 tarihinde günlüğü 2 dolar üzerinden ödeme yapmış. Söz konusu ödemenin kabul edilip edilmeyeceğini sormaktadır. Daha önce açıkladığımız gibi, 3201 sayılı Kanun’dan aldığı yetki ile Bakanlar Kurulu yurt dışı hizmet borçlanması tutarını günlük 2 dolardan 5 dolara çıkarmıştır. Söz konusu Bakanlar Kurulu kararı 10 Mayıs 2005 tarihinde yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdi. Dolayısıyla 10 Mayıs günü borçlanma miktarı günlük 5 dolar oldu. Aynı tarihte günlük 2 dolar üzerinden yapılan ödemeler kabul edilmeyecektir.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT