BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hobilerini işe dönüştürdüler

Hobilerini işe dönüştürdüler

İçlerindeki girişimcilik ruhunu harekete geçiren 2 Türk kadını, herhangi bir kuruluştan proje ve maddi destek almadan, henüz Türkiye’de bulunmayan sektörleri ortaya çıkardı.



H. Basri Özaydın Birkan Sunar hobi olarak, çocuğu için başlattığı doğal sabun üretimini atölyeye taşıdı, ihracata başladı. Dr. Feryal Menemenli ise akademik kariyerini bıraktı, doğal ürünler ihraç ediyor İSTANBUL - Türk kadını tarih boyunca hep üretimde, yönetimde oldu. Son yıllarda ise Türkiye’nin dört bir yanına ürünleriyle hizmet veren, dünyanın birçok ülkesine ihracat yaparak Türk adını duyuran kadınlar, cesaretleri ve ilginç fikirleriyle de kendilerini ıspatlıyor. Bursa’da yaşayan 2 kadın, bizlere Türkiye’yi yeni sektörlerle buluşturmanın, bu buluşmanın yanı sıra ülkeye döviz kazandıran girişimlerinin nasıl başladığını anlattı. Doğa Bitkisel Ürünler Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Feryal Menemenli ile Turuncu Doğal Ürünler Ltd. Genel Müdürü Birkan Sunar, Türk kadınının girişimci ruhunu ortaya çıkararak erkeklere bile örnek oldular. Tek başlarına, kimseden yardım almadan tamamen hobi olarak başladıkları işlerde büyük başarı elde eden Menemenli ve Sunar gazetemize başarı öykülerini anlattı. İKİ CESUR KADINDAN GİRİŞİMCİLİK ÖRNEĞİ Profesör olacaktı... Boğaziçi Üniversitesi kimya bölümünde öğretim görevlisi iken, akademik kariyerini bırakarak özel sektöre geçen Doğa Bitkisel Ürünler Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Feryal Menemenli, 8 yıl ilaç sanayiinde tecrübe edindi. Başarılarını girişimcilik ruhuyla harmanladı ve henüz Türkiye’de bulunmayan doğal ürünler sektörüne girme cesareti gösterdi. Menemenli, “Formasyonum ve ilaç sektöründeki başarılarımın sağladığı özgüven bende bir patlamaya sebep oldu. Bugünkü başarılarımın temelinde yatan önemli bir geçmiş var” dedi. Önce talep oluşturduk Menemenli, doğal ürünler alanında 16 yıldır önemli bir misyon sahibi olduklarını belirterek, “Çok uzun yıllar bu ürünlerde bir talep oluşturmak için çabaladık, sektörün önünü açtık. Şimdi baktığımızda büyük oyuncuların bu pazara heves etmelerinin ardında bu yolun açılmış olduğu gerçeği var. Beslenme ve sağlık arasındaki ilişkilendirmeyi yaparak başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Biz 16 yıl boyunca pazar oluşturmaya çalıştık. Şimdi meyvelerini almaya başladık” dedi. İhracatımız artıyor Şekerden, bitkisel çaylara, reçellerden tahıl ürünlerine kadar birçok ürün yelpazesiyle pazarda faaliyet gösterdiklerini anlatan Feryal Menemenli, Japonya ve Orta Avrupa ülkeleri başta olmak üzere 30 ülkeye ihracat yaptıklarını söyledi. Yıllık 5 milyon dolar ciroya sahip olduklarını aktaran Menemenli İhracat oranının da her geçen gün artış kaydettiğini ifade etti. KOSGEB destek verdi Tuzla’daki sanayi bölgesinde fabrikada yaptıkları üretim hakkında bilgi vererek şunları söyledi: “Kapasite olarak bitkisel çaylar ve kahverengi şeker üretimimiz daha ön planda. Tahıl grubu ürünlerde üretim yapan Türkiye’de henüz olmayan teknolojileri getirerek uygulayan ilk firmayız. Öyle ki bu teknoloji ile hiçbir şey ilave etmeden ve çıkarmadan lif ve protein değerlerini koruyarak ve tahılların sindirilebilirliklerinde çok önemli artışlar kaydettik. Bu yıl için büyümeyi planladığımız ürünler, beslenme ürünleridir. Bunun için 3 yıl önce ar-ge çalışmaları başlatarak KOSGEB’e başvurduk.” Oğlu için üretmişti... Birkan Sunar’ın doğal ürünlere merakı 16 yaşında başladı. Konservatuvarda müzik eğitimi alırken, evinde özel bitkisel sabunlar üretmeye başladı. Eş dost derken bu özel sabunlara talep arttıkça arttı. Artık sabun üretimine evde devam etmenin imkanı yoktu. Sunar, heyecanlandı. Üretimi atölyeye taşıyacak, bunu iş olarak yapacaktı. Eğitimini yarıda bıraktı, atölyesini kurdu. Daha sonra bu konuda bilgi eksikliği olduğunu görerek internet sitesi hazırladı. Talep arttıkça da üretim arttı. Şimdi Turuncu Doğal Ürünler Ltd. Genel Müdürü olan Sunar, “Mizaç olarak bu tür ürünleri satın almaktan çok kendim için ve ailem için üretmeyi tercih eden biriyim. Hobi olarak uğraşanlar için yurtdışında sabun setleri satılıyor. Türkiye’de bu konuda bilgi eksikliği olduğu için tamamen benim gibi bu tür işlere meraklı olanları bilgilendirmek amacıyla başlamıştım” diye anlatıyor o dönemi... Kişiye özel üretim Birkan, Osmanlı döneminde sanayinin gelişmesinde sabunhane localarının çok büyük etkisinin olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Sabun pasta gibi her evde üretilen bir üründü. Sabuni Osmanlıca’da sabun yapan kişidir. Bu ürünü satarken Osmanlı geleneğini de ön plana çıkarıyorum. Sadece bitkisel doğal sabun üretiyoruz. Soğuk proses olarak ürettikleri sabunları, alternatif tıpta kullanılan aroma terapik yağlarla zenginleştirerek modernize ediyoruz. El yapımı ve tamamen siparişe yönelik özel butik ürünler sunuyoruz. Kişi veya firmalara özel günleri için değişik tasarımlar hazırlıyoruz. Etiketleriyle ürünleri kişiselleştiriyoruz.” Japonya’ya organik sabun ihraç ediyor Osmanlı’da sabun yapan kişi anlamına gelen “Sabuni” markasıyla ayda 7 bin adet el üretimi sabun yaptıklarını kaydeden Sunar, “Türkiye’de talep olduğu gibi yurtdışından da talep alıyoruz. Japonya, Almanya ve Amerika’ya ihracatlarımız var. Japonya son 2 yıldır Türk organik ürünlerine oldukça ilgi göstermekte” diye konuştu. “Osmanlı sabunlarını yaşatıyoruz” sloganıyla yola çıkan Birkan Sunar, “Benim hedefim Sabuni markasını bugünkü kalitesiyle ve bugünkü felsefesiyle yaşatabilmektir. Kaliteli ve seçkin üretim yapan atölyemden fason üretime geçmeyi düşünmüyorum. Çıkış zihniyetim de bu değildi. Holdingleşme hayalim yok. Ancak belli başlı şehirlerde sabun atölyeleri kurarak kadınlarımıza iş istihdamı oluşturmak istiyorum” dedi. Ürünlerinin yediği gıdalara olduğu gibi temizliğine de özen gösteren insanlar tarafından tercih edildiğini anlatan Birkan Sunar, sabunlarının ekolojik ürün marketleri, güzellik salonları ve eczanelerde satıldığını kaydetti.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT