BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Yazık!

Yazık!

Milli Takım’ın bilgisayar eğitimli hocasına hemen bir soru sorarak yazıya başlamak istiyorum:



Milli Takım’ın bilgisayar eğitimli hocasına hemen bir soru sorarak yazıya başlamak istiyorum: “Kontratak özelliği olmayan, yani alan açıldığı zaman dikine toplu - topsuz depar atma özelliği olmayan oyunculardan kurulu bir Yunanistan karşısında 4’lünün önünde hem de kazanmanın gerekliliği ortadayken çift ön liberoyla oynanır mı?” İlk 10 dakikadaki İnönü Stadı faktörüyle patlayan Milli Takım, sonra bu hatalı kurgunun esiri olarak rakibin ceza sahası yakınlarına bile yaklaşamadı. Yıldıray’ın adeta kilitlenircesine bir görevle sahaya sürülüşü, Emre’nin sanki son maçlardaki agresif ve canlı oyunu suçmuş gibi pasif biçimde görevlendirilişi, Milli Takım’ı maçın uzun süresinde özelliklerini sergileyemeyen, ayakları prangalı bir takım görüntüsüne soktu. Hele hele oyuncu değişikliklerinden sonra sahada meydana gelen görev kargaşası, sorumlulukların da paylaşımında adeta lunaparktaki çarpışan otomobiller paniği sundu. Dün akşam İnönü’de öyle bir Yunan takımı vardı ki, her gelen topa dan - dun vuran 1950 yapımı bir antikaydı. Bu takımın Avrupa futbolundaki son marifetleri, fiziki direnci ve kapandıktan sonra kenardan kontrataklarla yüksek topları skor tabelasına yazdırmak felsefesi taşıyordu. İşte bunların hiç birini yapacak gücü bu defa olmayan Yunan takımını anlaşılmaz bir koşuşma, çılgın tempo yüzünden enine yayamadık, boyuna dengesiz yakalayamadık. Milli Takım Teknik Direktörü’nün - ne yazık ki, bir kere daha gündeme getirmek zorundayım - Hakan Şükür gibi çok önemli uluslararası bir silahı evinde bırakıp bu alanda henüz rüştünü ispat etmemiş Fatih’te ısrarcı oluşu, acaba hâlâ medya tarafından primlendirilecek mi? Dünkü Yunan savunması dağınık da olmasına rağmen Fatih Tekke’yi adeta ezdi. Fatih’e de yazık oldu. Tabii ki, Milli Takım’a da... Ama Milli Takım’ın teknik direktörü yeni bilgisayar oyunlarıyla yeni keşifler peşinde koşmaya devam edecektir. Futbol Federasyonu, 2002 Dünya Kupası’nda üçüncü olmuş bir futbol anlayışının yeniden peşine takılma gibi bir maharet gösteremezse, bu teknik direktörüyle birlikte futbol tarihimizin suçlular listesinde şampiyon olacaktır. Yunan takımının bu kadar kötü bir gününde büyük ihtimalle Almanya vizemizi elimizden alması tamamen internet “cafe”lerdeki bilgisayar furyasının futbolumuzu çarpışan otomobiller haline getirmesinin eseri olacaktır. Yazık!
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT