BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Amerikan okullarında din

Amerikan okullarında din

Amerikan okullarında ilk, orta, liseyi okuyan çocuklarımı eğer haftada bir, ayda bir kiliseye götürselerdi, rahibin önünde diz çöktürüp İncil’den parçalar dinletselerdi asla kabul edemezdim.



Amerikan okullarında ilk, orta, liseyi okuyan çocuklarımı eğer haftada bir, ayda bir kiliseye götürselerdi, rahibin önünde diz çöktürüp İncil’den parçalar dinletselerdi asla kabul edemezdim. Musevî ebeveynler de kabul edemezdi. Hindular da, Budistler de... Hatta nüfusun çoğunluğu Protestan diye Protestanlık üzre Hristiyanlık öğretilse, Katolikler de kabul etmezdi. Burada devlet okullarının resmî müfredatında Hristiyanlığı öğretme bâbında bir şey yoktur. Öğrencilerin her sabah veya maçlardan önce veya bazı özel durumlarda dua etmeleri anayasal mı diye çok tartışıldı. Nihayet, bir din adamı yahut öğretmen tarafından Hristiyanlık ya da başka bir din üzre olması için zorlanmadığı müddetçe duanın anayasaya aykırı olmadığına karar verildi. Şimdi Amerikan okullarında dua, “sessizlik anı” denen, sınıfın sus pus olup her öğrencinin bir dakika süreyle kendisiyle baş başa kaldığı ve hangi dindense o dine göre bildiği bir duayı içinden tekrarladığı bir andır. İstemeyen öğrenci hiçbir şey tekrarlamadan öylece de durabilir elbette. Resmî müfredatta din dersi yoktur ama okul sonrası kol faaliyetlerinde Hristiyanlık pratikleri yapılabilir. Yani öğrencilerden ve velilerden talep varsa, kütüphânecilik kolu, gazetecilik kolu, uyuşturucu ile savaş kolu gibi “Hıristiyan Dostluk Kolu” da açılabilir. Ve bu faaliyeti yürütmek üzere civar kiliselerden birinden okula rahip getirilebilir, okulun âlet edevâtı kullanılabilir. Benim çocuklarımın devam ettiği lisede bu kol vardı. Ayrıca bir dershâne, her pazar günü okuldaki 10 kadar Müslüman öğrenciye -ailelerin isteği üzerine- tahsis edilmişti, ailelerin bulduğu bir imam gelir, Kur’an-ı kerim öğretirdi. Devlet okulları böyledir. Bir de özel okullar vardır. Mevcut Amerikan okullarının hemen hemen yüzde 25’i özel okuldur. Özel okulların yüzde 85’i dinî okullardır, onların da yarıdan fazlası Katolik okullarıdır. Ülke genelinde ilk, orta, lise öğrencileri nüfusunun yüzde 12 kadarı özel okullara gider. Katolik okullarının dış kapısından girerken sizi heykeller karşılar; sınıflarda, yemekhânede heykeller vardır, duvarlarda İncil’den parçalar yazılıdır, okul bir kilise ile aynı bahçeyi paylaşır. Sabah duaları yapılır vesaire. Ayrıca hemen her kilisede çocuklar için İncil dersi vardır. Kilisenin tayin ve tertip ettiği bu kursu bitiren çocuklara sertifika verilir. Genellikle 7 yaşında başlanır, 4 yaşında başlayan kiliseler de gördüm. Amerika’daki çoktan seçmeli uygulama böyle. Devlet okullarında din dersi yok ama, onun karşılığında seçenek çok. Ülkemizde de, çocuklarının, yaşları “geçmeden” din eğitimi almasını isteyen velilere kuşkuyla bakmadan, onların bu yoldaki gayretlerini suç saymadan, onlara seçenekler sunmak, bu konudaki huzursuzluğu, hoşnutsuzluğu ve yasakların getirdiği yanlışları ve tehlikeleri önlemek açısından şarttır.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT