BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Korku ve stresi yenin - SINAVA DOĞRU-

Korku ve stresi yenin - SINAVA DOĞRU-

İhlas Dershaneleri Rehberlik Uzmanı Pelin Güler, “Başarılı olmak için önce verim azaltıcı tesirleri ortadan kaldırın, korkuyu bırakın” diyor.



İki milyona yakın gencin geleceğini yakından ilgilendiren büyük imtihana tam iki hafta kaldı. Heyecan dorukta. Her sene milyonlarca gencin hayatında bir dönüm noktası olan ÖSS, öğrenciler ve ailelerce hayecenla bekleniyor. Bu arada heyecanı abartıp strese dönüştürmemek gerekiyor. Zira bu, imtihanda başarıyı doğrudan etkiliyor. Peki ÖSS’de başarılı olmak için ne yapmak gerekiyor? İhlas Dershaneleri Rehberlik Uzmanı Pelin Güler, reçeteyi şöyle açıklıyor; “Dikkatinizi toplayın, verimli okuyun, sağlığınıza dikkat edin.” Korkunuzu yenin! “Başarılı olmak için, önce verim azaltıcı etkenleri ortadan kaldırın” diyen Pelin Güler, adaylara bu yönde şu tavsiyelerde bulunuyor: * Gözlerinizi yapamadıklarınıza çevirmeyin. Sadece yapamadıklarınıza odaklanmayın. Mutlaka çok iyi yaptığınız şeyler vardır. Bunları gözünüzün önüne getirin. * Aşırı endişe, güvensizlik, korku, öfke ve heyecanı bir tarafa bırakın. Bu duygular normal seviyede olursa motivasyonunuz ve dolayısıyla ÖSS’yi kazanma şansınız artar. Unutmayın, her şeyin aşırısı zarardır. * Motivasyon eksikliği, isteksizlik; dersler ve konular hakkında bilgi eksikliği, endişenizin artmasına sebep olur. * Zamanı iyi denetleyin, imtihanda verilen süreyi yerinde kullanın. Her soru için ortalama 1dakika süreniz olduğunu unutmayın. * Günlük ayrıntılara gereğinden fazla takılmak ve kafanızı onlarla doldurmak imtihanda yoğunlaşmanıza engel olacaktır. * Düzenli tekrarlar yapmamak, unutmaya sebep olur. İnsan, öğrendiklerinin yüzde 50’sini ilk 20 dakikada, yüzde 70’ini ilk 24 saat içinde unutur. Unutmayı önlemenin iki yolu vardır; bunlardan biri öğrenilen bilgileri yeri geldikçe kullanmak, diğeri de aralıklı olarak tekrar etmektir. Kendinize güvenin * Çalışmayı tamamlamadan bırakmayın. Başladığınız bir işi mutlaka bitirin. * Müzik eşliğinde çalışmak, sizi farklı hayallere götürerek dikkatinizin dağılmasına sebep olacaktır. * Yatarak (uzanarak) çalışmayın. Bu sizi gevşeterek ders çalışma isteğinizi yok edecektir. * Televizyona takılıp kalmayın. Arkadaşlara “hayır” diyebilin. * Çalışma masasında yemek yemeyin, ders dışı şeylerle ilgilenmeyin. * Çalışma zamanınızı iyi ayarlayın, dinlenmeye de vakit ayırın. * Zorlanılan dersleri dışlamak sizin zararınızadır. Zor diye bir şey yoktur yeter ki kendinize güvenin. * Çözümlenemeyen ailevi problemlerinizi bir süreliğine kafanızdan atın. * Bir saat çalıştıktan sonra araya 5-10 dakikalık dinlenmeler serpiştirin. * Kendinizi başkalarıyla kıyaslamak yerine kendi kendinizi aşmaya odaklanın. Sağlığınızı ihmal etmeyin ¥ Sağlığınızı koruyun. Günde en az 8 saat uyuyun ve dengeli beslenin. * Devamlı baş ağrısı, sırt ağrısı, üşüme vb. konularda sıkıntı yaşıyorsanız yabana atmayın ve mutlaka sağlık kontrolünden geçin. * Bir probleminiz olduğu zaman aile fertlerinizden, arkadaşlarınızdan, öğretmenlerinizden yardım isteyin. Böylelikle kendinize dert ettiğiniz problemleri halledebilir ve kendinize olan güveninizi yeniden kazanabilirsiniz. Uyanık olun İnsanda dikkat her an vardır, önemli olan bunun çalışılan konu üzerinde toplanabilmesidir. Sevilen ve ilgi duyulan bir konu, dikkatin uyanık tutulmasına yardım eder. Dikkat, özellikle imtihanda en çok ihtiyacınız olan şey olacak. Bunun için öncelikle dikkatin dağılmasını önlemelisiniz. Bunu yaparken de şunlara dikkat etmelisiniz? * Daima belirli yerlerde çalışmak alışkanlığını geliştirmek. * Gürültünün ve eğlencenin bulunmadığı ortamlarda çalışmak. * Sandalyede oturarak çalışmak. * Çalışma masasında gerekli araçlar dışında başka şeyler bulundurmamak. * Çalışma yerini 18-20 derece sıcaklıkta tutmak. İşleri sıraya koymak. * İşleri bitirmede başkalarıyla değil, kendinizle yarışmak. * Aynı zamanda birkaç çalışmayı birden yapmaya kalkışmamak. Zamanınızı harcamayın! Plansızlık (canı ne isterse onu çalışmak), öncelikleri belirleyememek ve sıralayamamak, ertelemek, birçok alana birden yönelmek, verimsiz okuma (aklı başka yerdeyken okuma), hayır diyememek (gelen her teklifi kabul etmek), turarsızlık (tarih çalışırken, kısa süre sonra da; yok yok geometriden daha çok eksiğim var, demek), dağınık çalışma ortamı (dikkati ve konsantrasyonu etkiler) ve televizyon önde gelen zaman hırsızlarıdır. Geleceğinizin çalınmasını istemiyorsanız, zamanınızı da çaldırmayın. Verimli ve hızlı okuyun! Okuma, öğrenmenin en temel yoludur. Öğrenmede hızlı okuma önemli ve gereklidir. Hızlı okumayla hem okunanlar daha iyi anlaşılır hem de zamandan kazanılır. Okuma hızı lise öğrencileri için yaklaşık 200-250 sözcüktür. Bu hız, okunulan yazının niteliğine ve okumanın gayesine göre ayarlanmalıdır. Hızlı okumanın en önemli yolu sesiz okumadır. Sessiz okuma hızı arttırdığı gibi anlamayı da kolaylaştırır. Hızlı ve anlamlı okuma becerisi kazanabilmek için bol bol okuma çalışmaları yapılmalıdır. Önce gazete, hikaye ve roman gibi şeylerle işe başlamalı giderek boş zamanları okuyarak değerlendirme alışkanlığı kazanılmalıdır. Okuma hızını artırmak için şunları yapmanız faydanıza olacaktır; * Mırıldanarak ve dudak hareketleriyle okumaktan vazgeçin. Aksi halde yüksek sesle okuyormuş gibi zaman kaybedersiniz. Sesli okuma, sessiz okumanın üç misli daha fazla zaman alır. * Kelimeler için değil de fikirler için okuyun. Kelime okuma huyundan vazgeçmek için, tek tek kelimeleri okuyacak yerde, bir bakışta fikri kavramaya yetecek sayıda kelime okumaya çalışın. * Aklınızdan okumanın amacı çıkmamalı, okuma belli bir soruya cevap ya da problemin çözümü olmalıdır. * Dikkatinizi yalnız anlamaya toplayın. Dikkatiniz diğer konulara kaydığı takdirde, parçanın bittiğini ve hiçbir şey anlamadığınızı görürsünüz. * Tekrar tekrar okumayı en az seviyiye indirin. Kolay konuları hiçbir yerini tekrarlamadan okuyun. * Çeşitli tipte (sesli, sessiz, göz gezdirerek, yavaş, hızlı) okurken harcadığınız zamanı ölçüp, kendi rekorunuzu kırmaya çalışın. -------------------------------------------------------------- Asla vazgeçmeyin Bir basketbol koçu oyuncularına sorar: “Muhammet Ali vazgeçti mi?” oyuncular hep bir ağızdan cevaplar: “Hayır” “Pele vazgeçti mi?” oyuncular hep bir ağızdan cevaplar: “Hayır” “Peki Mc Bride vazgeçti mi?” Oyuncular “Hocam onu duymadık, kim o?” “Tabii duymazsınız. Çünkü o vazgeçti.” Asla vazgeçmeyin sevgili öğrenciler. Şimdi tam zamanı. Hayat insana kendi isteğinden fazlasını hiçbir zaman vermez. Ne düşlüyorsak, neyi istiyorsak gerçekleştirmenin tam zamanı. Balık yumurtadan çıkar yüzmeye başlar, kuşlar uçmaya... Hiç düşündünüz mü, balıklar kimden öğreniyor yüzmeyi, kuşlar kimden öğreniyor uçmayı... Ve hiç düşündünüz mü başaranları... Siz de başarabilirsiniz. Asla vazgeçmeyin. Hayallerinizi daha da büyütün. Çünkü sadece büyük hayaller insanların ruhlarını harekete geçirir. Hayallerinizdeki hedefiniz ile aranızdaki tek engel sadece sizsiniz. Siz, sizi bile aşın. Engel tanımayın. Sıradan olmayın, çevre baskılarına boyun eğmeyin. Kendinizi başkalarının sizden beklemediği kadar yüksek bir karizmaya ulaşma konusunda sorumlu tutun. Öğrendiklerinizi hayata geçirin yeter. İnanın başarırsınız. Sizi hiçbir şey durdurmasın. Yürümeye çalışan bir bebeğin yaşadıklarını hatırlayın. Sendeler, düşer, kalkar, tepetaklak olur yine kalkar, başını vurur, canı yanar yine kalkar... Ve yürümeyi başarır. Ve siz, aynı süreçten geçmediniz mi? Bebekken aynı mücadeleyi siz de vermediniz mi? Ve o mücadele şimdi verdiklerinizden daha mı basitti, daha mı önemsizdi. Asla vazgeçmeyin. Düşünceleri harekete geçirmenin tam zamanı. Şimdiki gücü keşfetmenin tam zamanı, kullanmanın tam zamanı. Yarın bambaşka bir dünya düşlüyorsak neden bugün başlamıyoruz. Olumlu yönlerinizden yararlanmanın tam zamanı. Hedefe odaklanın. “Güneş ışınları bir noktaya odaklanmadan o noktayı tutuşturamaz.” Siz de imtihana odaklanın. Göreceksiniz tutuşacak, yanacak, o imtihan. Kendinize güvenin. İçinizde gayet doğal olarak sıkıntılar olabilir. Zaten olmaz ise anormal olan odur. Nefes egzersizleri yapın. Böylece iç organlarınıza masaj yapıp, oksijen tüketimini artırmış olursunuz. Kendinizle olumlu iç konuşmalar yapın. Ve hiçbir şeyi ertelemeyin, bahanelere sığınmayın, korkmayın. Karamsarlığa izin vermeyin ve kendinize inanın. Endişe bütün diğer duygularınız gibi, insanca normal bir duygudur. Zira size güç verir, enerji verir. Harekete geçip bir şeyleri gerçekleştirmenizi sağlar. Öyleyse asla endişeye gerek yok. Düşünceleriniz, sözleriniz, davranışlarınız, alışkanlıklarınız olumlu olsun. Çünkü onlar sizin değerlerinizdir. Hayatın maksadı, amaçlı bir hayattır. Ve o amaç için yeterli zamanımız hep vardır, yeter ki doğru kullanalım. Bakınız Jack Canfield’in bir hikayesine: “Bir gün işten eve dönerken mahalledeki çocukların evimin yakınındaki parkta futbol oynadıklarını gördüm ve maçı izlemeye başladım. Kalenin arkasındaki sıralardan birine oturdum ve yanımdaki çocuğa skoru sordum. “4-0 mağlubuz” diye cevapladı gülümseyerek. “Gerçekten mi?” dedim, “pek moralin bozulmuş gibi görünmüyorsun da” “Niye bozulsun” dedi, şaşırmış bir ifadeyle, “maç henüz bitmedi ki.” Evet sevgili gençler “henüz maç başlamadı bile” Asla, ama asla vazgeçmeyin. Kendi omuzunuzda yükselmeniz dileğiyle... > Hamza Düzgün İhlas Dershaneleri Genel Müdürü ----------------------------------------------------------------------------------------- İhlas Dershaneleri tarafından hazırlanan ÖSS yazı dizisi; iki hafta boyunca pazartesi, çarşamba ve cuma günleri yayınlanacaktır. > DANIŞMA HATTI > İHLAS DERSHANELERİ REHBERLİK SERVİSİ > > 0 212 570 84 00
Kapat
KAPAT