BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Film içinde film...

Film içinde film...

Yönetmen Carlos Saura’nın esin kaynağını danstan aldığı filmlerinden bir yenisi olan “Tango”, Film Festivali’nden sonra sinemaseverlerle buluştu.



2 Mayıs’ta sona eren 18. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin de, açılış filmi olan “Tango”, geçen haftadan itibaren sinemalarda gösterime girdi. 1998 “En İyi Yabancı Film” dalında Oscar ile 56. Altın Küre Ödülleri’nde aday olan film, yine aynı yıl Cannes Film Festivali’nde “Özel Teknik Ödülü” (Görüntü Yönetmeni Vittorio Storo) kazandı. Görsel ve müzikal enerjisini daha önce flamenco uçuşlarında göstermiş olan Carlos Saura gibi usta yönetmen, tango üzerine bir film yapmaya kalkışınca ortaya çarpıcı bir güzellik ve soluk kesici sahneler çıkmış. Bu filmin, ünlü yönetmenin 1995 yılında çektiği “Flamenco”dan farkı ise, bir hikâye çizgisinin ve diyalogların da yer alması; böylelikle de tangonun dramının ve canlılığının insanî yüzünün resmedilmesine imkan sağlaması. Arjantinli besteci Lalo Schifrin’in muhteşem besteleriyle ve Viittorio Storaro’nun görüntülerinin eklenmesiyle, izlendikçe zevk veren ilginç bir film çıkmış ortaya. DANS VE TANGO Şimdiye dek hiç bir müzik türü uluslararası düzeyde Tango kadar popüler olmadı. 20. yüzyıl boyunca Buenos Aires’ten Hollywood’tan Paris’e kadar tüm dünyanın insanları en lüks balo salonlarında tango ile dans ettiler. Ünlü bir yönetmen olan Mario Saurez, karısı Laura tarafından terk edilmiştir. Üzüntüsünü unutmak için tango hakkında bir film yapmaya karar verir. Film için oyuncu seçimlerinin yapıldığı bir günde Elena Flores adlı genç ve güzel bir dansçıyla tanışır. Ancak bu güzel kadın, filmin en büyük yatırımcısı olan Angelo Larroca’nin metresidir ve Larroca işine karışılacak adamlardan değildir. Mario’nun çektiği film, kendi hayatının bir aynasına dönüşürken karşımıza film içinde bir film çıkıveriyor. Kimileri kişisel, kimileri kollektif olmak üzere kendi hayatından ve hatıralarından bir takım kesitlerin filme yansıdığı görülürken bunlar danslar eşliğinde anlamlarını bulurlar: Karşılıklı ve karşılıksız aşklar, askerî yönetimin sert ve zorlayıcı uygulamaları, yüzyılın basındaki büyük Avrupalı mülteci dalgası gibi... Filmin provalari ilerledikçe Mario ile Elena arasında cesaret isteyen çok tutkulu bir aşk ilişkisi başlar. Ancak Angelo kör değildir ve kör olmadığı gibi çok tehlikeli bir adamdır. Bütün oyuncu ve dansçıların katıldığı çok önemli bir prova gerçekleştirilirken setteki tansiyon da olağanüstü derecede artar. Böyle bir atmosferde Angelo’nun adamlarından biri yavaşça dansçıların arasından süzülerek Elena’ya yaklaşır ve elindeki bıçağı onun göğsüne saplar. Tango birden kesilir. Sahnedeki bütün dansçılar dona kalırlar. Mario, Elena’nın cansız vücudunu kolları arasında tutmaktadır. MİNİ YORUM Başarısız bir evlilikten dolayı sıkıntı içerisinde olan ortayaşlı sinema yönetmeni Mario, genç ve güzel bir dansçı olan Elena’nın peşine düşer ve onu tango üzerine yapacağı yeni filmin starı yapmak ister. Film içinde film özelliklerini taşımasın karşın “Tango”, herşeyden önce insanlara sinemanın kendisine özgü havasını koklatan bir çalışma. Bilgisayar kökenli imajların yerine kendi efektlerini kendisi ortaya çıkaran sanat formunayepyeni bir itha niteliği taşıyor diyebiliriz. Karmaşık sahneler, pırıl, pırıl bir ışıklandırma, saydam ekranlar, aynalı odalar ve her aşamada kendisini belli eden kamera lensleri, çok katmanlı ve prizmatik bir dünyayı başarıyla beyaz perdeye aktarılmış bir yapım.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99503
    % -0.33
  • 5.6393
    % -1.83
  • 6.3819
    % -1.56
  • 7.4307
    % -2.03
  • 239.303
    % -1.66
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT