BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Baskıcı olmayın! -Sınava Doğru-

Baskıcı olmayın! -Sınava Doğru-

ÖSS’ye her gün bir adım daha yaklaşıyoruz. 19 Haziran’da üniversiteye giriş imtihanlarına katılacak öğrenciler ve aileleri için bu sürecin biraz gerginliğe yol açması doğaldır.



> Pelin Güler ÖSS’ye her gün bir adım daha yaklaşıyoruz. 19 Haziran’da üniversiteye giriş imtihanlarına katılacak öğrenciler ve aileleri için bu sürecin biraz gerginliğe yol açması doğaldır. Ancak birçok aile, bu günleri, “şu imtihanı bir atlatsak” baskısıyla, birikmiş ve patlamaya hazır bir gerginlik içinde yaşıyor. Ailelerin bu durumu, gencin endişe düzeyini yükseltip, performansını olumsuz etkileme riski ortaya çıkarıyor. Unutmayın çocuğun hayatındaki en tesirli çevre, aile çevresidir. Çocuk, hayatında en tesirli misalleri ailesinden alır. Anne baba olarak bütün davranışlarınızla çocuklarınıza iyi bir misal olarak bu dönemi sıkıntısız atlatabilirsiniz. İşte, İhlas Dershnaleri Rehberlik Uzmanı Pelin Güler’in, çocukları ÖSS’ye hazırlanan anne babalara altın tavsiyeleri: Endişesini azaltın * Anne ve babalar; imtihan yaklaşırken endişe yükseltici yaklaşımlardan kaçının. “Bu kadar çalışmayla kazanamazsın...” “Bu kafayla gidersen zor kazanırsın...” türünden yaklaşımlar genci motive etmez, tam tersine yükselen endişe sebebiyle onu adeta “kıpırdayamaz” duruma getirir. * Çocuklarınıza güvenin. Sizin güvensizliğiniz çocuğa yansıyacaktır bu da onun endişesini artıracaktır. Anne ve baba olarak olumsuz düşüncelerinizi olumluya çevirin. * İmtihanın çocuğunuzun hayatındaki tek ve en önemli şey olmadığını ona hissettirin. İmtihanın gaye değil, araç olduğunu her fırsatta dile getirin. İlgili ve destekleyici olun * Anne ve babalar; daha sakin ve soğukkanlı olun. İmtihan, çocukların bazı alternatiflere yönelik kendini denemesi için bir fırsattır. Bu fırsatı çok iyi değerlendirmesi, sizlerin imtihana doğru gerçekçi ve sağlıklı biçimde yaklaşmanıza bağlıdır. İmtihan döneminde sakin ve huzurlu bir aile ortamına sahip çocuklar; verimli, sakin ve başarıyla sonuçlanan bir imtihan dönemi geçireceklerdir. * Çocuklarınızı imtihanla ilgili olarak korkutmayın. Fazla baskılardan, bedeni cezalardan ve olamayacak sınırlamalar koymaktan sakının. * Anne ve babalar! Gerçekleştiremediğiniz kendi özlemlerinizi ve ideallerinizi çocuklarınızın gerçekleştirmesini istemeyin. Eğer böyle bir anlayışınız varsa belki kendi hayal kırıklığınızı çocuğunuza da yaşatıyor olabilirsiniz. * Anne ve babalar; çocuklarınızla sağlıklı iletişim kurun. Çocuğunuzla konuşun. Endişelerini sizinle paylaşmasına fırsat verin. İmtihan sonucu ne olursa olsun, onu sevdiğinizi ve sevmeye devam edeceğinizi davranışlarınız ve sözlerinizle belli edin. Ona inandığınızı söyleyin. Ona sağladıklarınızı, psikolojik baskı unsuru yapmayın. İmtihanlar geçicidir, ancak sonuçları, çocuğunuzla ilişkilerinizi kalıcı olarak etkileyebilir. * Çocuğunuzun sağlık durumu ile yakından ilgilenin. Hastalıkların bir kısmı, çocuğun hayat enerjisini önemli ölçüde azaltarak imtihan anında onu dermansız bırakabilir. * Anne babalar; bu zor imtihan döneminde çocuklarınızı her zaman destekleyin, onlara ilgi gösterin. * Çocuklarınıza zaman ayırın. Sadece ders çalışmak için değil, eğlence için, sohbet için... Tartışmayın takdir edin Anne ve babalar; çocuklarınıza karşı güler yüzlü davranıp, onlara rahat ve huzurlu bir ortam oluşturun. Özellikle imtihan öncesi aile içi kavgalardan kaçının. Anne baba arasındaki ilişkilerin şekli, çocukları büyük ölçüde etkiler. Çocukların yanında yapılan tartışmalar, kavgalar onların mutsuz, güvensiz ve endişeli olmasına sebep olur. Problemlerinizi çocukların yanında konuşmayın, münakaşa etmeyin. * Çocuklarınızın olumlu davranışlarını takdir edip, uygun olan her ortamda başarılarını övün. Olumsuz davranışlarını ise yapıcı olarak eleştirdiğinizde çocuğunuzun davranışları olumlu etkilenecektir. Ancak çocuklarınızı başkalarının yanında (kardeşleri de dahil) eleştirmeyin. Onun aşağılık duygusuna kapılmasını önleyin. * Çocuklarınız size bir şeyler söylemek istediğinde, ona zaman ayırın. Onun tercihlerini, duygularını, gözlemlerini ve dünyayı algılama tarzlarını önemseyin. Dinlendiğini bilen öğrencinin özgüveni artar. Çocuğunuza güvenin * Çocuğunuzu sevdiğinizi, onun değerli ve sizin için önemli olduğunu ona açıkça dile getirin, hissettirin. * Çocuklarınıza inanın ve güvenin. Ondan iyi şeyler beklerseniz, iyi şeyler görürsünüz. * İmtihan öncesinde çocuğunuzla konuşun, ona moral verin. Onu oksijeni bol olan yerlere, deniz kıyısına götürün. Çok mutlu olduğunuz günleri hatırlatın. * Çocuğun en önemli problemi; kendisi ile ilgili olarak geliştirmiş olduğu, “olumsuz benlik tasarımıdır”. Yani çocuk, kendisini olumsuz bir gözle değerlendirmektedir. Bu durum onun savaşı daha baştan kaybetmesine sebep olmaktadır. Onun olumlu özellikleri olduğunu anlatın ve bunları görmesine yardımcı olun. * Dikkatini toplamak ve belli bir süre devam ettirmek konusunda güçlüğü olan çocuğun dikkat süresini ve yoğunluğunu geliştirmek için Fen, Türkçe gibi derslerde konuyu size de yüksek sesle okumasını ve anlatmasını isteyebilirsiniz. (Konuyu öğrenmek istediğinizi, merak ettiğinizi hissettirin.) Fikirlerine önem verin * Anne ve babalar; çocuklarınızı sizin istediğiniz tek bölümle şartlandırıp, baskıcı ve kuralcı olmayın. * Çocuklarınızı ders çalışmaya zorlamak yerine sevk edin. Çünkü zorlama metodu, çocuklar üzerinde ters tepki oluşturmaktadır. Doğru olan tatlı dille ikna metodudur. * Çocuklarınızın hatalarını fazla büyütmeyin, hatalarını birlikte tartışın ve doğruyu bulması için ona rehberlik edin. Çocuğun doğrularına değer gösterin. Fikirlerini dinleyin ve önem verdiğinizi hissettirin. * Çocuklarınızı hiçbir zaman başkalarıyla kıyaslamayın. Çocuğunuzun tek, diğerlerinden farklı bir kişiliğe ve kapasiteye sahip olduğunu unutmayın. Hiçbir şeyin hayali gerçeğinden daha güzel değildir Erkenden kalktı Emin. “Ekmek kapısı” dediği minibüsünün kapısını açtı besmele ile. Çalıştırdı motoru... Art arda dokundu gaz pedalına... İndi, sesini dinledi kurum bağlamış egzozun yanı başında.Kontrol etti tekerleklerini. Her şey tastamamdı. “Rastgele” dedi geçti direksiyona. Sokağın hemen yanı başındaki marketin önünde durdu. Şeker, su, kalem ve silgi aldı sekizer onar adet. Ve marketin önünden ilk yolcusunu da aldı, Bakırköy’e. Yol boyunca biniyordu diğer yolcular da birer ikişer. Haznedar köprüsünde aldığı yolcu ise özeldi Emin için. “Günaydın delikanlı” dedi binerken. Genç, gülümseyen gözlerle cevap verdi, biraz da şaşkın. Minibüsçü Emin devam etti: “Nasıl hissediyorsun kendini?” “Sağol iyiyim” diyebildi, genç. Parasını uzattı, yeni sarı bir liralık. “Yok” dedi Emin, bugün bütün imtihana giren öğrenciler benden. “Belki çok önemsiz, fakat olsun. Bunun adı bir liralık bir bağış değil, bir yürek bağışıdır, bir paylaşmadır.” Konuşuyordu Emin durmadan. Bir taraftan da aldığı sudan, şekerden ikram ediyordu, kıza kalem silgi veriyordu yedeğinde bulunsun diye. Ve her sözcükte, her ikramda daha da büyüyordu şaşkınlığı genç öğrencinin. Aylardır biteviye çalışmaktan yorgun düşmüş, acı tarlasına dönüşmüş yüzü renkten renge giriyordu geçen her saniye içinde. Fakat berraklaşan, durulan, pembeleşen yanaklara dönüşüyordu. Mutlu, heyecanlı, sevinçli adımlarla indi, imtihana gireceği okulun önünde. Öyle bir el sallayışı vardı ki şoför Emin’e... Derin bir ah çekti onu uğurlayıp başarı dilerken. Diğer yolcuların da dikkatini çekmişti olup bitenler. Ön koltukta oturan hanımefendi dayanamayıp söze girdi: “Gerçekten takdir edilecek bir davranış. Bu moralle bu öğrenci bugünkü imtihanda kesinlikle başarılı olur.” “Aynen öyle” dedi, Emin ve devam etti: “Yıllar önceydi, ben de onun gibiydim. Çok heyecanlı bir şekilde imtihan günü bindiğim minibüs şoförü parasını ödemediğini sandığı bir yolcu yüzünden bütün yolcuları haşlamıştı. Ve ona çok yakın olan ben olayda o kadar çok etkilenmiştim ki, tartışmanın içinde buldum bir anda kendimi. Bir dayak yemediğim kalmıştı. Hakaret dolu sözlerle indiğim minibüsten doğruca imtihan salonuna koştum. Bırakın imtihan anını ve gününü, daha sonraki günlerde de olayın şokunu yaşadım. Ve o psikolojiyle girdiğim imtihanı da başaramadım. Pilot olacaktım, minibüs şoförü oldum. Bu işimi de seviyorum. Ama içimde bir özlemdir mavi bulutların üstünde dünyayı seyretmek. İstiyorum ki başka öğrenciler yaşadıklarımı yaşamasın...” Evet sevgili minibüsçüler hatta öğrencilerle görüşen herkes. Sokaktaki arkadaşlar, otobüs-servis şoförleri, imtihan merkezi kapısındaki güvenlik görevlileri, salon görevlileri, herkes... Sevgi, ilgi, şefkat bekleyen yorgun genç bedenler on gün süreyle size teslim. Bulutlar üstünde düşlenen özlemleri bitirmeyelim. Hiçbir şeyin hayali gerçeğinden daha güzel değildir. > Hamza Düzgün İhlas Dershaneleri Genel Müdürü İhlas Dershaneleri tarafından hazırlanan ÖSS yazı dizisi; iki hafta boyunca pazartesi, çarşamba ve cuma günleri yayınlanacaktır. > DANIŞMA HATTI İHLAS DERSHANELERİ REHBERLİK SERVİSİ 0 212 570 84 00
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT