BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Varda olayı nedir?

Varda olayı nedir?

Beşiktaş, Alpay ve Nouma’nın ardından disiplinsiz davranışları sebebiyle, basketbolda 30 yıl sonra şampiyonluğu zorlarken en büyü iki kozundan biri olan Varda’yı kapıya koydu.



Beşiktaş, Alpay ve Nouma’nın ardından disiplinsiz davranışları sebebiyle, basketbolda 30 yıl sonra şampiyonluğu zorlarken en büyü iki kozundan biri olan Varda’yı kapıya koydu. Aynı Beşiktaş, Gökhan, Feyyaz, Oktay, Serdar ve Sergen’i de formayı atmak değil ama, kulübün yapısına uymayan davranışları sebebiyle postalamıştı. Varda olayını araştırayım dedim. Güncel diye... Öyle ya Beşiktaş taraftarı 30 yıl sonra salondan kupayla çıkmak için varını yoğunu yatırmıştı. Öğrendim ki, Varda tam suçlu değil... Teknik heyet bazında uzun süreden beri gelen bazı çekişmelerin takımda disiplinsizlik oluşturmasına, Varda tuz biber ekmiş. Beşiktaş taraftarına ve büyük özlemin sona ereceği umudunu aylarca taşıyanlara duyurulur. Ama bir gerçek var ki, Beşiktaş, ezeli rakiplerine oranla kulübün tarihine, kültürel ve sosyal yapısına sıkı sıkıya sahip. Varda olayında, tekrar ediyorum, bu defa Beşiktaş’ın basketbol şubesindeki çekişmeler sahne almış... Bravo Samet kardeşim! Gazetelerden okudum ve çok mutlu oldum. Ankara Büyükşehir Belediyespor, İnter - Toto Kupası’na katılmaya karar vermiş. Helâl olsun! Öteden beri takımlarımızın bu kupaya katılmayışlarını eleştirir dururdum. Rakipler çok güçlü de olmasa, uluslararası tecrübe başka nasıl kazanılabilirdi ki? Samet’i kutluyorum. Bu kulübün bir sezonda 32 oyuncu transfer edişini de eleştirmiştim. Sebebi de mâlûm idi... Ama şimdi Samet’e, o kadrosuyla uluslararası başarılar diliyorum. Yok mu bu ülkede başka yürekli hoca? Sinan Vardar’ın fotoğrafı! Beşiktaş Yönetim Kurulu üyesi Sinan Vardar’ın geçenlerde bir gazetede bir fotoğrafı çıktı. Sinan, o duruşunda sakalsız... Galiba da seçimden kısa bir süre sonra... Şimdi ise müthiş şekilli bir sakala sahip... Önce neden yoktu, şimdi neden var? Araştırdım, bizim Tuğrul Yenidoğan “imajmaker”ı olarak, kongre öncesi sakal istemezmiş... Bu da futbolcu kardeşlerime! Milli Takım’daki futbolcu kardeşlerim, Yunan maçından sonra Hakan Şükür lehinde tezahürat yapılmasına çok kızmışlar. Bakınız arkadaşlar; dün dünya üçüncüsü olduysanız, dün UEFA Kupası kazandıysanız, yani Türk futbolcusu olarak Batı’nın gözüne girdiyseniz, bunun yarısından çoğunu Hakan Şükür’e borçlusunuz... Sakın nankörlük etmeyin! Ah akıl ah! G.Saray, transfere bomba gibi girdi. Ne girmek, ne bomba ama... Dolaşmadık takım bırakmamış Sakaryasporlu Ragıp ve Konyasporlu Altan ilk isimler oldu. Ben başkanın yerinde olsam, oradan buradan ne kadar para bulursam biriktirir ve bana şampiyonluğu kaybettiren orta alanıma bir “Baba” oyuncu alırım. Bu “Baba” oyuncu, yaşına bakılmasızın, bir Hagi mânâsında olmalıdır. Şu andaki takıma da, müthiş PAF’lardan dört-beş tanesi ekler, çıkar oynarım. Hakan Yakın’ı da bu “Baba” oyuncunun partneri veya alternatifi olarak tutarım... Yoksa tıpkı Beşiktaş’ın geçen sezonki durumuna düşülür. Koalisyonun kararı! Yunan maçından sonra Şeref Tribünü’nün önünde, spordan sorumlu Devlet Bakanı M. Ali Şahin, UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik ve federasyon başkan vekili Şekip Mosturoğlu, teknik direktör Ersun Yanal için bir karar verdiler. Ne mi? Yarından tezi yok anlarsınız sanırım... Ayıp olmadı mı beyler? Hooijdonk, giderayak, Daum’un ipliğini pazara çıkardı. Vay sen misin? F.Bahçe taraftar sitelerinden kendilerini iki sezon önce tek başına şampiyon yapan bu büyük oyuncuya veryansın... Ayıp olmadı mı? Ne yani, Hooijdonk yalan mı söyledi? Ben sizin yerinizde olsam, bu büyük futbolcunun açıklamalarından sonra ona lânet yağdırmak yerine, kulübü arar, yeni bir hoca bulunması konusunda baskı yapardım... Ama biri kızar diye korkuyorsunuz değil mi? Havuz! Hiç unutmam, günümüz Akşam Gazetesi’nin yayın hayatına başladığı ilk günlerdi. Necip Kapanlı dostumla spor servisinin yönetimi bizdeydi. Ve o günlerde Havuz Sistemi yerine “Kepazelik Sistemi” vardı. Bir maç günü, hem Beşiktaş, hem F.Bahçe ve de hem G.Saray’ın maçlarını yan yana üç televizyonu koyarak izlemek zorunda kalmıştık. Serviste iki televizyonumuz vardı. Üçüncüyü o günkü patron Mehmet Ali Ilıcak’ın odasından indirmiştik. Tabii boynumuz tutulmuştu. Şimdi ise hayli uygun bir sistem var. Bu sistem sayesinde dün tek kuruş bile alamayan ‘Üç Büyükler’ dışındakiler, 3-4 milyon doları bir arada görebiliyor. Peki, şimdi insanlar neden kaşınıyor? Topu kaleye sokmak! Efendim; Milli Takım’ın teknik patronu Yunan maçından sonra, “Çok iyi oynadık. Baskı kurduk ama, topu iki direk arasından geçiremedik” dedi. Topun iki direk arasından geçmediği doğru. Acaba neden? O kadar uzun süre baskılı oynattın da, kaç pozisyona girdin? Takımın oradan oraya bilinçsizce, tıpkı lunaparktaki çarpışan otomobiller gibi birbirine çarparken, nasıl olur da gol atabilirdi? Müritlerin seni övdü de övdü, sayın teknik adam... Ama inan, bu satırları yazarken, Kazak maçından bile ürker oldum... Bak müritlerin o kadar yüksekten uçarken, ben sana bir tavsiyede bulunayım; ne yap yap, bir Hakan Şükür bul! Yoksa ceza sahasına bile girmen zorlaşacak... Bak; Türk futbolu 1993-2000... Nihat Bey’i bekliyorum! F.Bahçe İkinci Başkanı Sayın Nihat Özdemir, Daum’u karşılarına alarak, sistemi değiştirmesini istediklerini açıkladı. Böylece F.Bahçe Avrupa’da başarılı olacaktı. Daum da ‘Haklısınız’ demiş ve sistemin değiştirilmesi gerektiğini kabul etmiş... Bu konuyu uzunca bir yazı ile zaten okurlarıma aktarmıştım. Aradan bir hafta geçti, bu Avrupa’da başarı getirecek sistemi hâlâ öğrenemedik. Yapmayın, etmeyin! Ben bilgiye aç bir adamım... Bekliyorum... Yavuz - Sarvan düellosu! Geçtiğimiz çarşamba Ankara’da Futbol Federasyonu’nun mâli genel kurulu vardı. O sırada, Oğuz Sarvan, Bülent Yavuz’a yüklenmiş. Yavuz da cevaben, “Bir konuşursam, seni sokağa çıkartmam...” buyurmuş. İşte eski MHK Başkanı ve yeni MHK için aday olmuş iki eski hakem... Galiba bizim Erman Toroğlu haklı... Karnınızı fazla ağrıtmayın. Çıkın, eteğinizdeki taşları dökün. Dökün ki, bu ülkede kimin ne olduğunu herkes öğrensin... Yoksa sizi bir gün patlatırlar, haberiniz olsun! Yetişin ya M.A. Şahin ve Sayın Başbakan! Futbol Federasyonu, Disiplin Kurulu, Tahkim Kurulu, Hukuk Kurulu ve Milli Takımlar yapısı... Vallahi Levent Bıçakçı, pardon dış kaynaklı bu yeni yapı, hadi FIFA’ya girdiğimiz 1923’ü baz alalım, 82 yıldır Futbol Federasyonu bünyesinde rastlanmayan yanlışlar, hatalar yapmakta, hatta hatta suçlar işlemektedirler. Genel sekreter antetli kağıtla bir spor yazarını çıkardığı dergiden dolayı gazetesine şikayet ediyor. Tahkim Kurulu Başkanı, federasyonu medya ile ortak davranış içinde gösterip, işbirlikçi ilân ediyor. Disiplin Kurulu’nun verdiği hemen hemen bütün kararlar bozuluyor. Ve bu arada federasyon başkanı, yanı başında cereyan eden olaylarla ilgili olarak üç maymunu oynuyor. Bu da yetmiyormuş gibi, İstanbulspor’u tescilini silmekle tehdit ediyor. Yani bir anlamda devlete aba altından sopa gösteriyor. Yetiş ya Mehmet Ali Şahin! Yetiş ya eski futbolcu Sayın Başbakan! Futbol elden gidiyor. Şeref Tribünü bitti! İzin verirseniz, yorumcu olarak katıldığım Haber Türk’teki Şeref Tribünü’nden kısaca söz etmek istiyorum. 42 program yapmışız. İzlenme oranımız belki de kimsenin tahmin edemeyeceği kadar üst düzeyde. Program süresince, en azından 10’a yakın, hem de bir televizyonda atlatma haber vermişiz. En sonuncu olanında sevgili Tahir Kum’un belgeli haberlerini kamuoyuna aktırmışız, Tuğrul da, Beşiktaş’ın bundan böyle Cola Turca reklamını taşıyacağını duyurdu. İsmet’in Seyrantepe direklerini de unutmayalım... Önümüzdeki sezon mu? Kısmet!
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT