BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Artık sıra Rum tarafında

Artık sıra Rum tarafında

Başkan Bush’la görüşmesinin ana gündemini KKTC’nin oluşturacağını söyleyen Başbakan Erdoğan, “Referandumda evet diyen Kıbrıslı Türkler cezalandırıldı, buna karşılık Rumlar AB üyesi yapılarak taltif edildi. Bu haksızlığın giderilmesi lazım. ABD, haksızlığın giderilmesi için dünyaya öncülük etmelidir” dedi.



> Fuat Bol Washington’dan bildiriyor >PKK’yı bitirelim ZİRVEDE PKK’nın da ele alınacağını belirten Erdoğan, “ABD’nin bu konuda verilmiş sözü var. PKK terör örgütüdür. K. Irak’ı PKK’dan tamamen arındırmak için Türkiye ve ABD’nin ortak hareket etmesi gerektiğini söyleyeceğim” diye konuştu. Erdoğan, AB için ABD’nin desteğinin devam etmesini de isteyeceğini söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ABD yolunda havada önemli açıklamalarda bulundu. Uçaktaki 8 Türk gazeteci ile ayrı ayrı ve yarımşar saat süreyle görüşen Erdoğan, sorularımıza verdiği cevaplarla da hem ABD ziyaretinin gündemine yönelik mesajlar verdi, hem de Türkiye’de son günlerde tartışılan konulara açıklık getirdi. Başbakan Erdoğan’a ilk sorumuz ABD Başkanı Bush ile neler görüşeceği oldu. “Görüşmemizde bir nolu gündem maddesi KKTC ve Kıbrıs problemi olacak” diyen Erdoğan, özellikle referandumda Kıbrıs Türkü’nün ‘evet’ dediği halde şu ana kadar en çok haksızlığa uğrayan kesim olduğunu dile getireceğini belirtti. ABD Kıbrıs’ta öncü olsun Erdoğan, “İzolasyonların kaldırılmasını kesinlikle isteyeceğim. Çünkü referandumda evet diyen KKTC’nin alacağı karşılık bu olmamalıydı. İzolasyonların kaldırılması Kıbrıs probleminin çözümünde bizim olmazsa olmaz şartlarımız arasındadır. Bunu Sayın Bush’a açık şekilde ifade edeceğim” dedi. KKTC’ye yönelik izolasyonların kaldırılması konusunda AB dahil bütün dünyanın söz verdiğini de hatırlatan Başbakan, bu konuda önceliği ABD’nin almasını ve ABD’nin atacağı adımlar ile dünyaya örnek teşkil etmesi gerektiğini de Bush’a ileteceğini sözlerine ekledi. Kıbrıs konusunda bugüne kadar Türkiye ve KKTC’nin her türlü özveriyi gösterdiğini ve gereken adımı attığını kaydeden Erdoğan, bundan sonra BM uygulamaları çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getireceğini belirtti. Erdoğan, Bush’la yapacağı görüşmenin ikinci gündem maddesinde ise, Türk-Amerikan ilişkilerinin yer alacağını dile getirdi. Türk-Amerikan ilişkilerinin tarihe dayalı ve sıkı şekilde bugüne kadar geldiğini ifade eden Erdoğan, “Türkiye, bugüne kadar ABD’nin en önemli müttefikleri arasında yer almıştır. Bu ilişkiler esnasında Türkiye üzerine düşeni her zaman yapmıştır ve yapmaya devam edecektir. Bazı çevrelerin iddia ettiği gibi Türk-Amerikan ilişkileri bir kalemde silinecek ilişkiler değildir. İlişkilerimiz sağlam zeminde geçmişten geldiği gibi devam etmektedir” dedi. İlişkilerimiz sağlam Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ABD ziyaretlerine de atıfta bulunan Başbakan Erdoğan, “Rahmetli Özal’ın yaptığı gibi yapmayacağım. Hatırlarsanız, Turgut Özal, ABD’ye gider ve özellikle ikili ekonomik ilişkilerde açıkça yardım talebinde bulunurdu. Biz özellikle, şu an 10 milyar dolar seviyelerinde bulunan ticaretimizin daha da artırılması için neler yapılabilir, bunun sorusuna cevap arayacağız. Sayın Bush’a, Amerikalı iş adamları ve AB’li iş adamlarına Türkiye’ye yatırım yapmaları konusunda neler yapabileceğini soracağız. Ortak hareket ederek Türkiye’ye yönelik dış yatırımların artırılması için atılacak adımları belirleyeceğiz; bunu hem Bush’la görüşmemde hem de heyetlerarası görüşmelerde dile getireceğiz” şeklinde konuştu. Erdoğan, bu arada ilginç bir cümle de dile getirdi. Türk-Amerikan ilişkilerinin iyiye gittiği her dönemde “İlişkiler bozuluyor” türünden hem yerli basında hem de dünya basınında iddiaların gündeme getirildiğini hatırlatan Başbakan, “Böyle bir şey asla söz konusu değildir. Türk-Amerikan ilişkileri daima sağlamdır ve Türkiye Amerika’nın her zaman dost ve müttefikidir” dedi. İngiltere’nin bu sene AB bönem başkanı olacağını da sözlerine ekleyen Başbakan Erdoğan, Bush’la görüşmesinin bir diğer noktasını da, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğinin oluşturacağını belirtti. 3 Ekim’den dönüş yok “İngiltere ABD’nin en önemli müttefiki ve dostu. İlişkileri çok sıkı ve sağlam” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sayın Bush’tan özellikle İngiltere Başbakanı Blair ile görüşmesini ve Türkiye’nin AB üyeliğine İngiltere’nin dönem başkanlığı içerisinde çok açık ve ağır destek verilmesini talep edeceğiz. Zaten Sayın Blair de bugüne kadar Türkiye’nin AB üyeliğine en açık destek veren liderlerden biri olmuştur. Aynı desteğin hem ABD tarafından hem de İngiltere açısından sürdürülmesi gerektiğinin altını çizeceğiz.” Türkiye ile AB arasında tam üyelik müzakerelerinin 3 Ekim’de başlayacağını ve bunda, bazı çevrelerin iddia ettiği gibi bir ertelemenin söz konusu olamayacağını söyleyen Başbakan, “İmtiyazlı ortaklık, ayrıcalıklı ortaklık gibi saçma şeyleri asla gündemimizde tutmuyoruz. Böyle bir şeyi ne kabul ederiz ne de görüşmek için masaya otururuz” dedi. PKK ve K. Irak meselesi Başkan Bush’la yapacağı görüşmenin en ağırlıklı konularından birisinin K.Irak’ta yuvalanan PKK terör örgütünün oluşturacağını da belirten Başbakan Erdoğan, bu konuda da şöyle konuştu: “PKK, K.Irak’ta serbestçe hareket ediyor. Ülkemize yönelik saldırılarını artırıyor ve bu da insanlarımızı endişelendiriyor. Sayın Bush, PKK’yı her zaman için terör örgütü olarak gördüklerini söylemiştir. Ayrıca Irak’ta bölücü hiç bir faaliyete izin vermeyeceklerini de defalarca dile getirdi. Başkan Bush’a bu sözden hareketle, Türkiye ile ortak neler yapılabileceğini aktaracağım. PKK’nın K.Irak’tan tamamen boşaltılması için ABD ve Türkiye’nin ortak hareket etmesi gerektiğini belirteceğim. Çünkü bu Türkiye’ye verilmiş bir sözdür ve yerine getirilmesini isteyeceğim.” Kanaat önderleriyle öğle yemeği Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Washington’da bazı kanaat önderleriyle öğle yemeğinde bir araya geldi. Erdoğan, ikamet ettiği Willard İntercontinental Oteli’nde, ABD Başkan Yardımcısı Dick Chenney’nin Dışişleri Bakanlığı’nda görevli kızı Liz Chenney ve ABD eski Savunma Bakan Yardımcısı Marc Grossman’ın da aralarında bulunduğu 13 ABD’li kanaat önderiyle öğle yemeğinde buluştu. Yemek, basına kapalı gerçekleşirken Erdoğan ayrıca, CNN International ile bir radyo kanalına özel röportaj verdi. Erken seçim yok Başbakan Erdoğan’la yaptığımız görüşmede iç politika da gündeme geldi. Erken seçim iddialarını gülünç bulduğunu ifade eden Erdoğan, “Bu millet bize 5 yıllığına görev verdi. Ekonomi yolunda gidiyor. Siyasi istikrar sağlandı. Türkiye’ye dünyada olan güven en üst düzeye ulaştı. Böyle bir ortamda erken seçimi dile getirmek ne kadar bu ülkenin faydasınadır? Kesinlikle gündemimizde erken seçim yok” dedi. Başbakan, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in geçtiğimiz günlerde dile getirdiği, “Cumhurbaşkanı eşinin türbanlı olmayacağına dair kanunlarda bir yasak yok. Gerekirse böyle bir kanun maddesi çıkarılabilir” sözlerini kendisine hatırlattığımızda ise şunları söyledi: “Türkiye’de ikide bir sürekli suni biçimde türban meselesi gündeme getiriliyor. Ama sayın Demirel’in dediği doğrudur; Devrim kanunlarında böyle bir yasak söz konusu değildir. Ancak Demirel’in, ‘böyle bir yasak, kanun maddesi çıkarılarak devrim kanunlarına eklenebilir’ sözlerine katılmam mümkün değil. Devrim kanunları çocuk oyuncağı değildir.” Annan’la görüşecek Başbakan Erdoğan, Bush görüşmesinin ardından BM Genel Sekreteri Kofi Annan ile de bir araya geleceğini kaydederek, bu görüşmenin ana gündemini de KKTC ve izolasyonların kaldırılması konularının oluşturacağını belirtti. BM’nin Kıbrıs’a yönelik hazırladığı raporun bir yıldır Genel Kurul’a getirilmediğini ve bunun BM tarihinde görülmedik bir şey olduğunu ifade eden Erdoğan, “Kıbrıs Türkü referanduma evet demiştir. Bu evet sonrasında da Türkler adeta cezalandırılmış, hayır diyen Rumlar ise AB’ye tam üye yapılarak taltif edilmiştir. Bu haksızlığın giderilmesi gerektiğini Bush’tan sonra Annan’a da aktaracağım. Türkiye’nin Kıbrıs’ta bugüne kadar BM’nin istekleri doğrultusunda adımlar attığını kendisine hatırlatacağım. Şu anda yapılması gereken Rumlara baskı uygulanmasıdır. Çünkü çözümü istemeyen tarafın onlar olduğunu hem AB hem BM hem de dünya görmüştür. Bu saatten sonra Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ın artık atacağı bir adım kalmamıştır. Yaptırılması gereken bir şey varsa bu karşı tarafa aittir ve BM’nin bu yaptırımları Rumlara uygulaması gerekir” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT