BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gizlilikleri korumanın ekonomik bedeli

Gizlilikleri korumanın ekonomik bedeli

Bilgisayarın geniş ölçüde kullanıma başlandığı 1970’li yıllarda İngiltere’de öğrenci idim.



Bilgisayarın geniş ölçüde kullanıma başlandığı 1970’li yıllarda İngiltere’de öğrenci idim. Leeds Üniversitesi’nde sınıf arkadaşlarımdan bir grup teknolojideki yeni gelişmelerle beraber insanların mahremiyetinin gittikçe daraldığını ileri sürmüşler, hükümetin acil yasal önlemler almasını talep etmişler ve görüşlerini gazete sütunlarına da taşımışlardı. Uluslararası ekonomik, finansal, siyasal ve sosyal sorunları belirlemekte ünlü The Economist dergisi bu haftaki sayısında (1-7 Mayıs 1999) konuyu güncel koşullar açısından değerlendirmekte, bilgisayar teknolojisindeki son gelişmelerle dünyanın farklı köşelerindeki toplumların olumsuz yönde etkilenmeye başladığını vurgulamaktadır. Yeni teknolojilerden yararlanma, bilgi toplama, değerlendirme ve bunları pazarlama yönünden küçümsenmeyecek ilerlemeler kaydeden Türkiye için de konu fevkalade önemlidir. Geleneksel aile yapısına ve mahremiyete büyük önem veren Türk toplumunun temel özelliklerine zarar vermemek için ileri teknoloji kullanan kamu ve özel sektör kuruluşlarımızı vatandaşlarımızın özel hayatlarıyla ilgili yapacakları işlemlerde daha hassas davranmaya yöneltmeliyiz. Bu alanda ortaya çıkan sosyolojik, psikolojik, ekonomik, ahlaki ve yasal problemlere çözüm üretmeye ve üniversitelerimizi de geniş kapsamlı araştırmalar yapmaya teşvik etmeliyiz. Hemen belirtmek gerekir ki, teknolojilerin bireysel özgürlüklerle ilişkisini ele alan bilimsel çalışmalar 1890’larda başlamışsa da sadece 1985’ten bu yana yürütülen araştırmaların sayısı ve kapsamı son yüzyılda yapılanlardan daha fazladır ve geniş kapsamlıdır. Eldeki verilere göre bir ülkede kullanılan bilgisayarlarla açıklanması bireyler tarafından mahzurlu sayılacak enformasyon arasında doğrusal bir orantı kurmak mümkündür. Bu alanda da ilk sırayı Amerika elinde tutmakta, onun arkasından İskandinav ülkeleri, Japonya, Kanada ve Avustralya gelmektedir. Türkiye ise 200’e yakın ülke arasında genelde 50’nci sıralarda yer almaktadır. Konu iletişim açısından ise ayrı bir özellik taşımaktadır. Bu nedenle Batıda birçok ülke olayı kamu düzeni yönünden ele almakta, yasal mevzuatta değişen koşullara göre değişiklik yapmaktadır. Buna karşın özel teşebbüs ise gelişmeleri kârlılık açısından değerlendirmekte, tüketicilerin amaçlarını ön planda tutmaktadır. Son yıllarda rekabet sonucu buluşlar ve yenilikler birbirini izlemiştir. Böylece sanayileşmiş ülkelerdeki müteşebbisler bir yandan mahremiyeti ortadan kaldırmaya yönelik sistemler geliştirirken öte yandan bu tür cihazların çalışmalarını engelleyecek yeni buluşlar için milyarlarca dolarlık yatırımlar yapmakta, araştırma, geliştirme projelerini devreye sokmaktadırlar. Bütün bunlara ilaveten Batıdaki toplumlarda başta kredi kartları, vergi numaraları, sigorta işlemleri olmak üzere değişik kanaldan insanların ekonomik ve sosyal yaşamı izlenmekte, bir daha ortadan kaldırılması mümkün olmayacak şekilde tutulan kayıtların kapsamı gittikçe artmaktadır. Ülkemizde de bilgisayarların, kredi kartlarının, internetin ve vergi numaralama sisteminin hızla devreye sokulmasının yanısıra bireysel gizlilikleri de ortadan kaldırabilecek teknolojilerin piyasaya sürülmesi sonucu Batıdaki örneklere benzer olaylar kendini göstermeye başlamıştır. Bu açıdan vatandaşlarımıza verilecek kimlik kart numaralarıyla vergi, sosyal güvenlik ödemeleri, eğitim ve sağlık durumlarına ilişkin bilgilerin sadece yetkili kuruluşlar tarafından kullanılması için gerekli önlemlerin alınması zorunludur. Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) halkın güvenini sarsmamalıdır. Bu nedenle amaçları ve fonksiyonları kesin hatlarla belirlenmiş, etkin bir denetim mekanizmasının kurulması özellikle ulusal düzeydeki projeler açısından büyük önem taşımaktadır. Vatandaşlarımızın üstünde hassasiyetle durduğu mahremiyet ve bireysel gizlilikler konusuna yeni hükümet de eğilmeli, hazırlayacağı yasa taslağında Avrupa Birliği’ndeki çalışmalardan yararlanmalı, uygulamalarda Batıdaki devletlerle ahenk sağlamaya özen gösterilmelidir. Başarılı sonuçlar alabilmek için ise gerekli kaynakları ayırmaktan ve bunun bedelini ödemekten çekinmemeliyiz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT