BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Efendi seyirci

Efendi seyirci

İstanbul İnönü Stadı’nda Yunanistan’ı yenemeyince herkes futbolcu ve teknik kadroyu, futbolcu ve teknik kadro ise seyirciyi suçladı.



KRİTİK Efendi seyirci İstanbul İnönü Stadı’nda Yunanistan’ı yenemeyince herkes futbolcu ve teknik kadroyu, futbolcu ve teknik kadro ise seyirciyi suçladı. Tribünde oturanlar tezahürat yapmayı bilen ve gürültü koparan gerçek taraftar değil, sponsorların getirdiği “uysal seyirci” diye... Aslında bu durum, giderek futbolun en önemli sancısı olmakta... Para futbolun gerçek patronu ve paranın bir numaralı kaynağı da televizyonlar olunca, maçlar “prime time”a göre ayarlanıyor artık... Televizyonlar izlenme oranını arttırabilmek için kulüplere yıldız futbolcu transfer etmeye kadar vardırdı işi.. Gelecekte futbolun tamamen “televizyonların ligi” haline dönüşmesi söz konusu... Paranın ikinci kaynağı ise sponsorlar... Milli Takım’a önemli parasal destek veren Mercedes, Turkcell, Coca Cola, Shell, şu bu, katkılarının doğal karşılığı olarak reklamlarını yapıyorlar, (ve yine doğal olarak) kendilerine önemli miktarda maç bileti veriliyor. Onlar da bu biletleri bayilerine, çalışanlarına, talihlilerine dağıtıyor. İşte bu stadyumu ve futbolu fazla bilmeyen seyirci, tribünde “kuru kalabalık” oluşturuyor. HHH Bakın, 1998 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapan ve turnuvadan dünya şampiyon olarak çıkan Fransa’nın kaptanı Marcel Desailly bu konuda ne diyor: “9 Temmuz 1998... Dünya Kupası... Kendi evimizde yarı finaldeyiz. Stad de France’deki seyircilere gerçeği söylemeli miyiz? Tutkudan, sıcaklıktan yoksun olduklarını söyleyip kabuklarını kırmaya teşvik etmeli miyiz? Böyle ulusal konsensüs zamanlarında sorulması pek de doğru olmayan bu soru, takım içinde bir tartışma konusu haline gelmişti. Daha içten, zincirlerinden boşalmış, şarkı söyleyip bizi destekleyebilen seyirciye ihtiyacımız vardı. Ama maceranın başından beri saha dışındaki taraftarların heyecanı ile, büyük bir kısmının takım elbise ve kravatlarıyla Saint-Denis’ yi doldurduğu seksen bin seyircinin ilgisizliği arasındaki uçurum öylesine büyüktü ki! Tamam. Meksika dalgası yapıyorlardı. Ama bu, futboldan çok, kameraların hoşuna giden, futbolcuları pek de etkilemeyen görsel bir şeydi. Bizim kaşkollere, bayraklara, hep bir ağızdan söylenen gerçek şarkılara ihtiyacımız vardı. Ama ne yazık ki Dünya Kupası, statların müdavimleri için değil de, sponsorlar ve davetlileri için düzenleniyordu. Stadı dolduran seyircilerin ortak bir kültürü yoktu, sık sık maça gelen insanlardan oluşmuyordu; hatta bazılarının futbol hakkında herhangi bir bilgiye sahip olduklarından bile kuşkuluyduk. Gerçek taraftarlar ya stat dışındaydı ya da arka sıralarda...” *** Sponsorların “uysal seyircileri” konusunu biz yeni konuşmaya başladık. Daha çok tartışırız. -------------------- THE ORIGINAL Oscar törenlerinde koltuklar boş gözükmesin diye, ödül almaya kalkan sanatçıların o kısa sürede oluşturduğu boşluklara kuliste tutulan “figüran” misafir oturtuluyor! -------------------- DETAY Hazmetmek... Şampiyonlar Ligi finali bize doların dışında, futbol kültürü olarak ne kazandıracaktı? O gece tribünde otururken merakım buydu ve şunu tespit ettim: - Sarhoş da olsa taraftarlığı “hazmetmiş” insanların tavrı farklı oluyor. - Kaybeden taraf da olsa kupa töreninin sonuna kadar bekleyip, kazananı alkışlayabiliyor. - Gerçek taraftar, takımı açık farkla geri düştüğünde de desteğini kesmiyor. - Önce kupa şampiyonluğunu, ardından -kendi sahasındaki maçta en yakın rakibine yenilerek- lig şampiyonluğunu kaybettikten sonra, bir de 3-0 öne geçtiği dünyanın en büyük kupasını kaybetse de kimse “Ancelotti istifa!” demiyor. --------------- BAŞKA ATALARIN SÖZLERİ “Güzellik, kadınlara verilen ilk hediye, aynı zamanda geri alınan ilk şeydir.” (Şili) ------------------- OKUMUŞ NOT ALMIŞIM Bir bilen yazıyor “Çalışsın çalışmasın, verimli olsun olmasın, hatta işe gelsin gelmesin, her işçiye eşit miktarda yan ödemeler yapmak, verimli işçinin şevkini kırmaktadır.” ... “Japonya’da işçiler memnuniyetsizliğini kollarına bant takarak dile getirir. İşi yavaşlatmaktan, grevden kaçınır. Bizde toplu sözleşme anlaşmazlıklarında ilk eylem, üretimi durdurmaktır.” ... “Son yıllarda ücret tartışmaları maalesef koyun pazarlığına dönüşmüştür.” (Ücret Pazarlığı mı, Koyun Pazarlığı mı? Sakıp Sabancı) --------------------- SAHİBİ BELLİ SÖZLER “Reklamın iyisi kötüsü olmaz.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT