BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Endişelenmeyin!

Endişelenmeyin!

Gireceğiniz imtihan, sizin için önemlidir fakat onu hayatınızdaki tek önemli şey olarak görmeyin. İmtihanı kazanmayı anne-babanız için değil kendiniz için isteyin. Son günleri daha sakin ve dinlenerek geçirin.



Endişe, kişi duygusal ya da fiziksel baskı altındayken ortaya çıkan, kaynağı belli olmayan ve uzun süren huzursuzluk halidir. Hayat süreci boyunca bir takım iniş çıkışlarımızın olması çok tabiidir. Bunlar gelip geçicidir. Hayatımız boyunca birçok imtihanla karşılaşacağız. Üniversite imtihanı, bunlardan yalnızca bir tanesidir. Bilgilerimizi iyi kullanabildiğimiz sürece aşılmayacak imtihan yoktur. Az olursa motive eder İhlas Dershaneleri Rehberlik Uzmanı Pelin Güler, “Aşırı olmadığı sürece, endişe duymanın kişiyi motive ettiğini” söylüyor. Pelin Güler, “Önemli olan eksiklerimizi ve bunları giderme yollarını bulmak ve endişenin bireyi engelleyecek kadar büyümesine izin vermemektir. İmtihan öncesinde öğrenilen bilginin, imtihan sırasında tesirli bir biçimde kullanılmasına mani olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun endişe, korku ve rahatsızlıktır” diyor. İmtihan endişesinin öğrenciler üzerindeki tesirini belirlemek için yapılan araştırmalar, öğrencilerin endişelerinin genel cerrahi hastalarının endişe düzeyinden yüksek olduğunu ortaya çıkardı. Endişenin üç boyutu vardır: * Zihinsel boyut: Dış olaylarla ilgili geliştirmiş olduğumuz inançlarımız, olaylara yüklediğimiz manalar özetle kafamızın içinde yaptığımız iç konuşmalardır. * Duygusal boyut: Dış olaylarla ilgili olarak mutlu, hüzünlü ya da heyecanlı oluşumuz. * Bedensel boyut: Kalp atışlarında artış, mide sıkışması. Karamsar düşünmeyin Hayatımız süresince karşılaştığımız her durum için zihinsel şemalara sahibiz. Bu şemalara uymayan beklemediğimiz durumlarla karşılaştığımızda endişe yaşarız. * Gerçekçi olmayan ve karamsar düşünce biçimlerine sahip olmak. “İmtihan kötü geçecek, imtihana hazır değilim, bildiğim her şeyi imtihan esnasında unutacağım” gibi sözler imtihan karşısında gücümüzü, kendimize olan güvenimizi azaltır. Bu durum da endişeyi artırır. * Mükemmeliyetçi ve rekabetçi bir yapıya sahip olmak ve sürekli kendimizi başkalarıyla kıyaslamak da endişenin yoğunlaşmasına sebep olur. Geçmişi unutun * Sosyal çevrenin yüksek beklentileri ve baskısı; üniversiteye hazırlanan öğrencileri bunaltır. Bu durum da endişeyi ortaya çıkartır. * İmtihanı ve sınanmayı bir saygınlık problemi olarak düşünmek. Kazanamazsam küçük düşeceğim duygusuna kapılmak. * İmtihanı araç değil, gaye olarak görmek. Ve imtihanın, bilgi düzeyini değil kişiliği ölçtüğünü düşünmek. * Geçmişte yaşadığımız başarısızlıkları unutmamak, genellemek ve geleceğe yansıtmak. * Bazı beslenme çeşitleri, kafeinli içecekler gibi, endişeyi artırabileceği gibi, bazıları da (vitamin içerenler) endişenin olumsuz tesirlerini azaltır. * Uykusuzluk, yorgunluk gibi fizyolojik ihtiyaçların karşılanmaması da endişeye sebep olur. Soruları anlayamazsınız * Zihinsel becerilerimiz zayıflar; imtihan sorularını okuyup anlamada ve düşüncelerimizi organize etmede problem yaşarız. * İmtihan sorularını cevaplarken anahtar kelimeleri hatırlamamız zaman alır. * Öğrendiğimiz bilgileri transfer edemeyiz. * Seçenekler arasında karar vermede güçlük çekeriz. * Dikkatimizde dağılma ve azalma olur; dikkatimizi imtihanın içeriğine değil, kendisine ve imtihana bağlı olarak yaşadıklarımıza çekeriz. * Enerjimiz tükenir ve boşa harcanır. * Duygusal problemler yaşarız. Korku, huzursuzluk, sinirlik, heyecan vb... * Fiziksel rahatsızlıklarımız ortaya çıkar. Düzensiz kalp atışları, ellerde titreme, baş dönmesi, mide ağrısı, kas yorgunlukları vb... Kendiniz için başarın... Bu hafta sonu Anadolu liseleri imtihanına, gelecek hafta sonu da üniversite imtihanına gerecek öğrenciler! Öncelikle endişenizi bastırmaya değil, onu kabul etmeye ve tanımaya çalışın. Gireceğiniz imtihan, sizin için önemlidir fakat onu hayatınızdaki tek ve en önemli şey olarak görmeyin. Bu imtihan, tek ve son seçenek değil. İmtihanı gaye olarak değil, araç olarak görün. İmtihanı kazanmayı anne-babanızı ya da çevrenizdekileri mutlu etmek için değil, kendiniz için isteyin. Kendi kendinize kurduğunuz gerçek dışı, kötümser beklenti ve yorumları değiştirmeye çalışın. Mesela, “bu imtihanda başarısız olacağım ve herkes aptal olduğumu düşünecek” ifadesi yerine, “başarısız olmak ya da olmamak benim elimde. Şansım var, bunu kullanabilirim. Başarısız olsam bile bu benim aptal olduğumu göstermez” deyin. İmtihana başlamadan kısa bir süre önce heyecanlanmaya başladığınızı fark ettiğinizde, bunu diğer bütün öğrenciler gibi sizin de yaşadığınızı, bunun doğal olduğunu ve hatta imtihanda başarılı olabilmek için bu heyecanın gerekli olduğunu kendinize söyleyin. Mesela imtihandan önce kendi kendinize “imtihanda başarılı ve rahat olacağım. Soruları dikkatli okuyacağım” gibi şeyler söyleyebilirsiniz. Sakin ve rahat olun * Son günleri daha sakin ve dinlenerek geçirin. Son zamanda paniğe kapılıp gece-gündüz çalışmanın faydadan çok zararı olabilir. Son andaki ve panik halindeki öğrenmeler, önceki öğrenilenler üzerinde bozucu tesir yapar ve bellekte karışıklıklara yol açabilir. * İmtihanı kişiliğinizin değerlendirilmesi olarak algılamayın. İmtihan sonucunun, belli yeterliliklere ilişkin eksikliklerinizi görmek ve kendinizi geliştirmek için bir fırsat olabileceğini unutmayın. * İmtihana yeterli hazırlandığınızı, elinizden geleni yaptığınızı düşünün. Kendinize güvenin. Ancak mükemmeliyetçi olmayın. Gerçekçi ve ulaşılabilir hedefler koyun. * İmtihandan önceki bu süreçte, öğrenim hayatınız boyunca elde ettiğiniz başarıları düşünün. Bu görüntüleri belleğinizde canlı tutmak size moral verecektir. Olumlu düşünün. * Hazırlandığınız imtihanın bugüne kadar defalarca girdiğiniz imtihanlardan farklı olmadığına inanın. * İmtihana ilişkin elinizdeki kılavuzda bulunan yönergeleri dikkatli okuyun. * Endişelerinizi ailenizle paylaşın. Onların her zaman sizin iyiliğinizi düşündüğünü aklınızdan çıkarmayın. * Başarısız olduğunuzda ailenizin ilgi ve sevgisini kaybedeceğinizi düşünmeyin. Gevşeyin Endişenin fiziksel boyutu olan yoğun uyarılmayla başa çıkmak için ise gevşeme egzersizleri yapmayı deneyin. Vücudunuzu gevşetmenin iki yolu vardır. * Doğru nefes alma: Doğru nefes, oksijenin vücudun en uç noktasına gitmesini ve stresin ortadan kalkmasını ya da azalmasını sağlar. Doğru nefes almada akciğerin tamamı oksijen ile dolar. Sağ elinizin avuç içini midenize, sol elinizi göğsünüze koyun. Nefes aldığınızda sağ eliniz hareket ediyorsa doğru nefes alıyorsunuz demektir. Günde 40-50 defa doğru nefes alma egzersizi yapmak endişeyi düşürür. * Fizik egzersizi: İmtihanlara hazırlanan gencin endişesini azaltır, öğrenmede etkinliğini artırır ve kolaylaştırır. Fizik egzersizi, kasları ve zihni gevşetir, yapılan işte etkinliğin artmasını sağlar. Enerjiye artırır, endişeleri azaltır, kendine güven artışını sağlar. Günde 10-20 dakika düzenli egzersiz yapın. Sağa sola eğilin. Öne eğilerek elinizi yere değdirin, dizlerinizi bükerek yere eğilip hareketler yapın. Zıplayarak yapılan yorucu hareketlerden kaçının.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT