BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ortaklığımızı küçümsemeyin

Ortaklığımızı küçümsemeyin

“ABD ile evrensel değerler ve ortak çıkarlar etrafında kurduğumuz ortaklık küçümsenmemelidir” diyen Erdoğan, bu ortaklığın sadece iki tarafın çıkarlarına hizmet etmekle kalmadığını, çok daha geniş bir coğrafyada olumlu gelişmeleri teşvik eden bir güç birliğini oluşturduğunu söyledi.



> Fuat Bol New York’tan bildiriyor NEW YORK - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Amerika temaslarının dördüncü gününde “Foreign Policy Association”da “Türk Dış Politikası ve ABD’yle İlişkiler: Paylaşılan Vizyonlar ve Birbirini Güçlendiren Yetenekler Ortaklığı” konulu bir konuşma yaptı. Konuşmasında Türkiye’nin, dünyanın merkezi bir bölgesinde “orta düzeyde bir güç” olarak yer alan bir ülke olduğunu ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin buna karşılık tarihi ve kültürel birikimi, jeopolitik konumu ve insan kaynakları bakımından herhangi bir bölgesel güçten beklenenden daha önemli bir konumda bulunduğunu, sahip olduğu potansiyeli gittikçe daha etkili şekilde hayata geçirdiğini söyledi. Türkiye’nin etkinliğini kendi dış politika yaklaşımları ve imkanlarıyla yürütmesinin yeterli olmadığını belirten Erdoğan, bu vizyonu hayata geçirirken başta ABD’nin merkezi bir rol oynadığı Transatlantik İttifak olmak üzere, sahip olduğu çok boyutlu ilişkiler manzumesinin sunduğu ortaklıklardan da destek aldıklarını ifade etti. ABD’nin, bu itibarla merkezi bir öneme sahip bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, “Öngörülebilir gelecekte en etkili küresel güç olma konumunu sürdürecek olan ABD ile evrensel değerler ve ortak çıkarlar etrafında kurduğumuz ortaklık küçümsenmemelidir” dedi. Erdoğan, bu ortaklığın sadece iki tarafın çıkarlarına hizmet etmekle kalmadığını, bölgede ve çok daha geniş bir coğrafyada olumlu gelişmeleri teşvik eden bir güç birliğine işaret ettiğini söyledi. Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: “ABD ile aramızdaki yarım asrı aşan müttefiklik ilişkisi, zaman zaman ortaya çıkabilecek konjonktürel görüş ayrılıklarını aşacak güçlü bir stratejik zeminde gelişmiştir. Bu zeminin daha da genişletilmesinin iki tarafın da hedefi olduğunu hiç tereddütsüz biliyorum. Ve ayrıca biliyorum ki, ABD’nin Türkiye’ye stratejik bakışı, Türkiye’nin AB üyeliğinin Birliğe getireceği katkıları bazı Avrupalılardan bile daha pragmatik değerlendirmesine imkan vermektedir.” Erdoğan, Türkiye’nin AB’ye üyeliğinin ABD ile ilişkilerini olumsuz etkilemeyeceğini sözlerine ekledi. Cesaret ödülünü aldı Erdoğan, ABD’deki önde gelen Musevi kuruluşlarından Anti Defamation League tarafından İkinci Dünya Savaşı’nda soykırıma uğratılan Musevileri kurtaran Türk diplomatlara verilen Cesaret Ödülü’nü Türkiye adına aldı. Başbakan Erdoğan, kahvaltılı toplantıda yaptığı konuşmada, Musevi düşmanlığını ‘’utanç verici bir akıl hastalığının tezahürü’’ olarak değerlendirdi ve ‘’Katliamla sonuçlanan bir sapkınlıktır, sapıklıktır’’ dedi. Musevi soykırımının tarih boyunca insanlığa karşı gerçekleştirilmiş en akıl almaz suç olduğunu dile getiren Erdoğan, “Soykırım, etnik temizlik, ırkçılık, İslam düşmanlığı, Hıristiyan düşmanlığı, yabancı düşmanlığı ve terörizm, geçmişten bugüne kadar devam edegelen aynı kötülüğün farklı yüzleridir” diye konuştu. Musevi düşmanlığının Türkiye’de yeri olmadığını ifade eden Erdoğan, ‘’Kültürümüze yabancı bir unsurdur. İslamiyet, Musevi, Hıristiyan veya Müslüman olsun insanları eşit gören bir hoşgörü dinidir. Peygamberimiz Hazreti Muhammed, Musevilerle birlikte yaşamış ve inananlardan onları korumasını istemiştir. Başka dinlere hoşgörü göstermek bize Peygamberimizin mirasıdır’’ dedi. Türkiye’nin Musevilere sığınma imkanı sağlaması hususunda 500 yıllık bir geçmişi bulunduğuna işaret eden Erdoğan, Türk toplumunun, Musevi düşmanı olumsuz söylemleri aşırı uçlarda kalmaya mahkum ettiğini, bunun zemin kazanmasına asla imkan vermediğini, bundan sonra da vermeyeceğini kaydetti.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT