BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yanal ve Şenol’un gözyaşları

Yanal ve Şenol’un gözyaşları

Yazımın yukarıdaki başlığı yerine, “kendi düşen ağlamaz, timsahın gözyaşları, kendim ettim kendim buldum” ve buna benzer daha bir çok başlık atabilirdim. Ama, günümüz Türk futbolunun Çin’den yediği darbenin asıl sorumlularını afişe etmek adına, yukarıdaki başlığı koydum.



Yazımın yukarıdaki başlığı yerine, “kendi düşen ağlamaz, timsahın gözyaşları, kendim ettim kendim buldum” ve buna benzer daha bir çok başlık atabilirdim. Ama, günümüz Türk futbolunun Çin’den yediği darbenin asıl sorumlularını afişe etmek adına, yukarıdaki başlığı koydum. Dünya Gençler Şampiyonası’nın açılış maçında Çin’e 2-1 yenilerek sadece Edirne ile Ardahan arasında değil, Türk’ün bulunduğu her coğrafyada, hatta hatta futbol dünyasının genelinde sürpriz kelimesini devleştiren çocuklar, aslında gerçek suçlular mıdır? Kesinlikle hayır. Ama ne var ki, A Milli Takımın Teknik Direktörü ile bu çocukların başındaki teknik direktör, maç sonrası ve belki de bu satırları yazdığım gün boş yere diz dövmekte, ağlamakta ve ortak oldukları bir suçu ligimizdeki meslektaşlarına atmaya çalışmaktadırlar. Bu hocalar ekranlarda ve gazetelerde şu ortak görüşte birleşmişlerdir. “Elimizdeki kadro yeteneklidir ama kulüpler tarafından kullanılmamaktadır.” Önce satır arasına şunu yerleştirivereyim; Hagi’nin ilk 11’de yer verdiği Uğur, Milli Takım’daki hocası tarafından nedense ikinci yarı için düşünülebilmiştir. Yine Hagi’nin zaman zaman oynattığı Zafer ise ortalıkta görünmemiştir. Yani kadronun içinde, hem de en büyük takımlardan birinde oynayabilen bu oyuncular, yerlerini hiç oynamayanlara terk etmişlerdir. Gelelim meselenin aslına ya da özüne. Ulusoy Federasyonu yabancı sayısını 5+1 yaptığında, hemen bu karara karşı çıkan spor yazarı ya da futbol gönüllüsü idim. Sonradan o +1 de beşin içine eklenince, yaptığı çok olumlu şeylere rağmen Haluk Ulusoy’u eleştirdim. O da kendini, “Kargaşayı önlemek için artıyı beşe ekledik. Eldeki sözleşmelilerde de problem çıkmasın diye bunu yaptık. Ama önümüzdeki sezon sayı net beşe inecek” şeklinde savunmuştu. O federasyon bunu da 2005-2006 lig statüsü içine koymuştu. Ama ne var ki, mâlûm etki ve baskılarla seçilen, ya da çokça tayin edilmiş gibi görünen Bıçakçı Federasyonu, statüyü değiştirerek yabancı sayısını yeniden altıda bıraktı. Bu, Türkiye Süper Ligi’nde oynayan bir takımın sahaya süreceği ilk 11’de yerli oyuncuların azınlığa düşeceği demektir. Peki o zaman Ersun Yanal’la Genç Milliler’in hocası Şenol Ustaömer’e sormak gerekmez mi? Bugün ağlayacağınıza, dün neden federasyonun bu uygulamasına karşı duramadınız? Tabii aynı soruyu Türkiye’deki bütün hocalara da sormak isterim. Yabancı sayısının yeniden altı olarak belirlenmesine neden tepki göstermediniz? İşte bunu yapmadığınız için sizi gençlere yer vermemekle yenilgilerin suçlusu olarak gösterenler, önümüzdeki sezon da aynı yüzleriyle karşınıza çıkacaklardır. Kim bilir, 2006 Dünya Kupası’na gidemezsek Milli Takımın başındaki teknik direktör, Çin yenilgisinden sonraki feryadını ve gözyaşlarını daha da artırabilecektir. Durun daha bitmedi... Bazı ünlü futbol firmalarımız yabancı sayısının altıya çıkarılmasını sağlamakla kalmamışlar, bugün AB’ye ait ülkelerin futbolcularının da yabancı sayılmaması konusunda girişimde bulunmaktan hiç çekinmemekte, hiç utanmamaktadırlar. Peki, Bıçakçı Başkan ve yönetimi, böyle bir arsızlığa ne demektedir? “Bakıyoruz, araştırıyoruz, değerlendiriyoruz” gibi yeni bir ihanetin hazırlığı içinde olduğunu göstermektedir. Allah korusun, şayet AB üyesi ülkelerin futbolcuları da yerliden sayılırsa işte o zaman Ersun Yanal’la, Şenol Ustaömer’in ve de adeta teslimiyetçiler ordusuna dönmüş teknik direktörlerin ne feryadını duymak isterim, ne de gözyaşlarını görmek. Hepsi birlikte Türk futboluyla el ele gömüleceklerdir. Yazıklar olsun... Böyle bir federasyonun değil 17 yaş, 20 yaş grubuna, olmuş yerli futbolcuya bile formayı yasaklama yolunda yaptığı çalışmalar sadece benden mi tepki görecektir? Nerede Türkiye’nin anlı - şanlı futbol otoriteleri, futbol eleştirmenleri, futbol yazarları? Nerede şayet hâlâ yaşıyor ise Türkiye Futbol Antrenörleri ve Monitörleri Derneği? Haaa, 17 yaş takımı İtalya’ya yenildiği gün bu sütunlarda bu yenilgiye rağmen, bu takımın turnuvada sonuna kadar gidebileceğini, içinde de 5 tane geleceğin oyuncusu bulunduğunu yazmıştım. Bugün de 20 yaş takımında bu sayıda gelecek pırıltıları veren çocuğum var. Ama ne yazık ki, Türkiye Süper Ligi’nde oynayacak forma bulmaları, içine girebilecek forma bulmaları çok ama çok zordur.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99547
    % 1.59
  • 6.0594
    % -3.21
  • 7.1276
    % -3.1
  • 7.9636
    % -2.83
  • 234.329
    % -3.49
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT