BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > BİR DE DIŞARDA DENEYİN

BİR DE DIŞARDA DENEYİN

İki sene önce, Milli Eğitim’in Türkiye genelinden imtihanla onbin öğrenci seçip özel okullarda okutma projesi vardı. Önce Cumhurbaşkanlığı’na takıldı, sonra Danıştay’dan döndü.. Hasılı olmadı. Niye olamayacağını bize doğru dürüst anlatan da çıkmadı.



İki sene önce, Milli Eğitim’in Türkiye genelinden imtihanla onbin öğrenci seçip özel okullarda okutma projesi vardı. Önce Cumhurbaşkanlığı’na takıldı, sonra Danıştay’dan döndü.. Hasılı olmadı. Niye olamayacağını bize doğru dürüst anlatan da çıkmadı. Benim de çok aklıma yatmamıştı ama kendime göre gerekçelerim farklıydı. Devlet büyüklerimki ile aynı değildi. Üniversite imtihanlarına az bir zaman kaldı. Bu konudaki haberlerin satır aralarında, bu sene gençlerin daha çok kamuda iş bulabilecek alanlara meylettiği söyleniyor. Çoğunun gerekçesi de kolay iş bulmak, garantili iş bulmak vs. ama kamuda iş bulmak eskisi kadar kolay değil. Bu haber bana, bakanlığın Danıştay’dan, Cumhurbaşkanlığından dönen projesinin bir benzerini ilham etti. Benzeri şekilde, imtihanda dereceye giren yahut başka bir imtihanla seçilecek beş bin kişi yurt dışında okutulsa, en azından iki sene üst üste denense ne kaybedilir? İhtiyaç duyulan alanlar tespit edilir, bu işe gerçekten heves eden, laf olsun diye okumayan gençler seçilir ve her türlü masrafları karşılanarak..yurt dışındaki belli başlı üniversitelerde okutulur. Beş bin kişiyi fasit daire çemberinden kurtarmak az şey değil. Dışarda yetişip gelenlerin yarısı fire verse, diğer yarısını kamuda, özel sektörde değerlendirmek buradakiler için de bir ufuk olur. Beş bin kişi çok denirse denemeye bin kişiyle başlanır. Cazip sonuçlar çıkarsa meslek lisesi muadili okullar için de öğrenci gönderilebilir. Hiçbir işe yaramazsa uygulamadan vazgeçilir. Yani acaba olur mu olmaz mı nasıl olur üstüne uzun uzun kafa yoracak bir mesele değil. Hiçbir işe yaramasa doğru dürüst lisan öğrenir gelirler. Samanlıkta iğne aramak gibi Haber alma hakkı... Bu tabiri yeni yeni kullanmaya başladığımızda ne kadar heyecanlanmıştık. Böyle tumturaklı cümlelere ne deniyor? Söylem mi, deyim mi, slogan mı? ..... Tersini bir düşünün, ne kadar rahatsız oluruz: Çıkıyor birileri ve “Hiçbirinizin haber alma hakkı yoktur” diyor. Hatta biraz daha ileri gidip, “Siz kiiiim, haber kim?” diyor. Oysa, şimdi aynı şeyi sizi bizi kırmadan, üzmeden çok daha mükemmel yapıyorlar. Adalet mülkün temelidir, demek ne kadar karnımızı doyuruyorsa, haber alma hakkı kutsaldır, demek de en fazla o kadar doyurur. Bundan 30 sene önce, 40 sene ve hatta 100 sene önceki insanlardan daha fazla haber alma hakkımız yoktur. Zaten bizim gibiler için buna ihtiyaç da yoktur. Her gün o kanaldan bu kanaldan akan milyonlarca haberi nasıl ayıklayıp da işinize yarayanı bulacaksınız. Doğru mu değil mi bileceksiniz. Oyalanmamız yeter, o konuda da zaten kimse elimize su dökemez.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT