BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bizim ora...

Bizim ora...

“-Herif ben ehdiyarladım, artuh iş yapamam... Gel eşşeği satah, oğlani everek de gelin alah... İşleri de ona yapdurah...”



Gadın gocasına demiş ki; “-Herif ben ehdiyarladım, artuh iş yapamam... Gel eşşeği satah, oğlani everek de gelin alah... İşleri de ona yapdurah...” Adam eşşekden olmağa gelememiş, itiraz etmiş... Oğlan da bu gonuşulanlari duymiş... Epeyce zaman geçmiş... Oğlan anasına sormiş; “Ana eşşeği niye satmisiz” demiş... ... Ana sonunda babayi razi etmiş... Neyse baba razi olmiş... Eşşeği satmişler, hamarat sandıhlari bi gelin almişler... Ama gel gelelim bahmişler ki gelin otiri... Heç iş yapmi... Gari gocasına demiş ki; “-Herif biz ahora yenek yalandan gavga edek... Ben diyem ki ‘Ahori ben süpürecem’, sen de ‘ben süpürecem’ de bağurarah... Gelinde buni duyar gelür, Sahaveli elümüzden alur... İşi o yapar...” ... Adam ‘he’ demiş ve ahora yenip başlamişler gavgaya... Neyse gavgayi gelin duymiş... Gelmiş sormiş; “-Niye gavga edisiz” demiş... Anlatmişler geline... Gelin de demiş ki; “-Bunun içün gavga edilür mi, bi gün biriz, bigün biriz süpürün” demiş ve getmiş... Gaynana gocasına demiş ki, “-Herif gördün mü eşşekden de olduh; eşşek yerüne de gonduh...” Pazar Keyfi’ni sunmak için gerekli şartlar * İki hafta önceden bir nüfus cüzdan sureti, bir ikametgah senedi, bir yeni kaset ile Can Tanrıyar’a müracaat etmek... * En büyüğü beş yaşında çekilmiş; en az birinde burnu akan, sekiz adet çocukluk fotoğrafı bulunmak... * Makyaj yaptığı belli olmayacak kadar makyajla televizyona gelmek, Can gelene kadar arabadan inmemek... * Koridoru yavaş geçmek, Pazar Keyfi çalışanlarına gülücük atmak, onlara “Beni geçen rüküş seçtiniz” diye fırça atmak... * Sunacağı hafta mecburen şık seçileceğinden, verdiği son konserde giyeceği kıyafetleri danışmak... * Evinin kapılarını kameralarımıza açmak, ama bir odayı “Bana özel” diye seyirciye gizemli tutmak... * Evinde çekim yapılırken, Japonya’dan, Afrika’dan, Amerika’dan falan ilginç eşyalar bulundurmak... S.Ö.Z der ki; (“kadınlar & erkekler” hakkında hazır ilham gelmişken söylediği müthiş S.Ö.Z.leri...) * Kadını anlamak için ona karşıdan bakmayın, yanına geçip, onun gibi aynadan bakın... * Rehberinde hiç kadın ismi olmayan erkekten şüphelenin... * Dünyanın en kolay şeyi, aşık olmuş adamın arkadaşı, en zor şeyi kadının arkadaşı olmaktır... * Kadın başlarda randevularını aksatır, zamanla dakik olur... Erkekte bunun tersidir... * Bir erkeği, kalbini kırmadan terketmek istiyorsanız, ona evlenince annenizle yaşamak zorunda olduğunuzu anlatın... * Erkeğin yağları pantolondan taşmışsa kilo almıştır, kadının durumu ise pantolonun çekmesi olarak açıklanır... * Sokakta erkekliğin onda dokuzu kaçmak, evde mutluluğun onda dokuzu susmaktır... * Bir kadın için en iyi sanatçı, erkeğin beğenmediği sanatçıdır... Bu diğer dallarda da böyledir... * Erkekler; ofsayt yorumlarındaki sürenin onda birini karılarıyla konuşarak harcasa boşanmalar yarı yarıya düşerdi... * Tezat şudur ki; kadın başkasında görüp beğendiği kıyafeti alır, ama onunla aynı giyinmekten nefret eder... * Bir erkek için çevreci olmak, elindeki boş sigara paketini kimse görmeden atmaktır... * Bir numaralı problem erkeğin unutkan, kadının hafızasının iyi olmasıdır... * Erkeğin ilgisi sizi bunalttıysa, ondan ayrılmayın, onunla evlenin... itiraf reyonu... (isim: tuba... şehir: giresun... yaş: onaltı...) 14 yaşındaydım, ders İngilizce’ydi... Birden hıçkırık tuttu; ne denediysem fayda etmedi... Arkadaşım; “Tuba teneffüste anneni gördüm, matematikçiyle konuşuyodu” dedi... O kadar korkmuştum ki; birden bire hıçkırığımın durduğunu farkettim... ...Ve o gün hıçkırığın ilacının kesinlikle korku olduğunu anladım... ppp (isim: milk@... şehir: istanbul... yaş: çok...) Geçenlerde annem ve küçük kız kardeşim ile beyaz eşya mağazasında buzdolaplarına bakıyorduk... Derken buzdolabının kapağını açtığımızda karşımıza iki bölme çıkmıştı... Biri ızgaralı gibi göründüğünden, kız kardeşim; “Abla bu dolabın fırını mı oluyor” demişti... Bilmiyorum o zaman çok gülüşmüştük, şimdi komik olur mu bilemiyorum... temelin yeri Adam döven Temel, hakimin karşısına çıkarılmış... Hakim sormuş: “-Nerede yaşıyorsun?...” -Orda burda... “-Ne iş yaparsın?...” -Onu bunu... “-Kahvede dövdüğün adamı önceden tanıyor musun?...” -Şöyle böyle... “-Ne demek yani, nerden tanıyorsun?...” -Ordan burdan... Hakim artık dayanamamış: “-Anlaşıldı, götürün bu adamı tıkın içeri...” İki jandarma koluna girmiş götürürlerken Temel hakime seslenmiş: -Heeey bi dakika... Ne zaman çıkıcam ben burdan?... Hakim de ona seslenmiş: “-BUGÜN YARIN...”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT