BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Kendini” intihar edecek mi?

“Kendini” intihar edecek mi?

Yooo, “başlığa bakıp” da gülmeyin!.. Gazeteciliğimin “ilk” ve daha sonraki birkaç yılında, bir çok gazetede “intihar haberlerinde”, yukarıdaki başlığın “di’li geçmiş zamanı ile sona eren” cümleler okumuş ve “sizin gibi” kahkahalarla gülmüşümdür; “..kendini intihar etti!..”



Yooo, “başlığa bakıp” da gülmeyin!.. Gazeteciliğimin “ilk” ve daha sonraki birkaç yılında, bir çok gazetede “intihar haberlerinde”, yukarıdaki başlığın “di’li geçmiş zamanı ile sona eren” cümleler okumuş ve “sizin gibi” kahkahalarla gülmüşümdür; “..kendini intihar etti!..” Bu, “komik” yanlış gazeteciliğimizde “uzun yıllar” yapıldı, şimdi bile belki “tek tük yapılıyordur”; ben rastlamıyorum!.. “İntihar” bir insanın zaten, “başkası tarafından değil, mutlaka ve mutlaka kendisi tarafından gerçekleştirilen” bir ölüm şeklidir; “kendini intihar etti” diye bir cümle kurulabilir mi? Ama, o zamanlar “Türkçe bakımından zayıf bazı meslektaşlarımız”, haberlerinde “böyle yazar”, maalesef “gazetelerin yazı işleri müdürleri, sayfa sekreterleri” de, “bu yanlışı atlar”, gazete de “okuyucunun eline bu yanlış ile giderdi!..” Şimdi, ben bu yanlışı “bile bile” yapıyorum!.. Çünkü, Futbol Federasyonu “böyle” iki yanlışı bile bile yapmak üzere; “Kendini intihar ediyor!..” Hadi “sadece, kendini intihar etse” neyse; “Türk futbolunu da intihar ediyor!..” Gülün bakalım, gülün; “o güzelim Türkçe’nin canına okuduk”; eee, “Futbol Federasyonu Türk futbolunun canına okumak üzere ise”; biz de “bu kadar” yanlışı “bile bile” yapalım ki; “böyle” yanlışları yapmak üzere olanlar, “böyle yanlışların yapılmaması gerektiğini iyice anlasınlar” ve akıllarını başlarına alsınlar!.. Ne yapıyor, Futbol Federasyonu? Aziz Yıldırım’ın, “çok çok bir ya da iki yabancı oyuncu daha alabilmek ve oynatabilmek için” yaptığı müracaatı “hemen reddedeceği yerde”, adeta bağıra bağıra “Emir yüksek yerden geldi, ciddiye alalım, eğer imkân varsa kabul edelim” havası ile, inceleyip duruyor!.. Ne istiyor Aziz Başkan; “AB ülkelerinden alınacak futbolcular, yabancı değil AB ülkesi statüsü içinde sayılsın ve transferleri, yabancı kontenjanına girmesin, serbest bırakılsın!..” Ve, daha dün kulüplerin baskısı ile “5’e inecek yabancı kontenjanını 6’da bırakan” Futbol Federasyonu, “bu” öneriye de “Evet” derse, Türkiye tam bir “yabancılar cenneti” ve de tabii “hemen” ardından da bir “yabancılar mezarlığı” hâline gelecek; Avrupa’nın “bizim gibi AB’ye henüz girmemiş ama aday olmuş” ülkelerinkiler de dahil, “Süper Ligimiz’de, Türk futbolcusundan çok daha fazla yabancı futbolcu fink atmaya başlayacaktır!..” Hem de “hangi” futbolcular; “bir zamanlar Türkiye’ye dolan” Balkanlar’ın “tapon” futbolcularının tıpa tıp benzerleri!.. Buyurun cenaze namazına!.. Durum çok açık; “o zaman” Türk Milli Takımı ne olacak? Alt yapıya yatırım yapmaya başlayan Türk futbolu ne olacak? Alt yapıdan gelen “gencecik” Türk futbolcuları ne olacak? 30’luk, 35’lik “AB artığı, sıradan bir yığın tapon futbolcu” takımlarımızı istilâ ederken, “bizim gençlerimiz” yedek kulübelerinde çürüyecek, Türk Milli Takımı’nın yarınları “bile bile” karanlığa terk edilecek!.. Yani. “Kendi kendimizi intihar edeceğiz!..” Neden “böyle” yazıyorum? Zira, bir Türk federasyonun, “talimat Aziz Başkan’dan da gelse”, Türk futbolunu “uzun yıllar altından kalkamayacağı “ bir kaosa sokacak, “Türk futbolunda alt yapı hamlesini öldürecek”, Türk Milli Takımı’nı “bitkisel hayata mahkûm edecek” bir “adımı atmak üzere” olduğunu “ciddi ciddi” yazmaya, kalemim gitmiyor; işi “böylesine” bir “gülmece” oyunu ile geçiştirmeye çalışıyorum!.. Ama “kapkara” bir gülmece oyunu!.. Bir Türk federasyonu, “bir, hadi diyelim ki birkaç kulübün başkan ve yöneticilerini memnun etmek için” Türk futboluna, Türk futbolunun geleceğine ve Türk Milli Takımı’nın yarınlarına “bu kötülüğü nasıl yapabilir?” Değil yapmak, “düşünmemeli” bile!.. Bu öneri “derhal” ve “derhal” reddedilmeli, “Türkiye, AB’ye girmeden önce” de, bir daha “sadece futbolumuzun değil, sporumuzun gündemine gelmemeli”; getirilmemelidir!.. Dün Türkiye’de sevgili Kemal Belgin “bu konuda enfes bir yazı yazdı”; herkes okumalı!.. Belgin “haklı” olarak “Nerede otoriteler, yorumcular, yazar - çizerler; neden susuyorlar” diye sordu!. Ben de ekliyorum; nerede Futbolcular Derneğimiz, nerede? Bugünkü yazım “burada” bitti!.. Ama diyeceksiniz ki; “Yazının başında ‘Federasyon bile bile iki yanlış yapmak üzere’ diye yazmıştın; ikincisi hangisi?” Federasyon için “kendini intihar etti” dedirten, “ikinci yanlış” cumaya!.. Ben de “reyting avcılığına başladım” galiba; bekleyiniz!..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT