BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Maksadımız ikaz etmek

Maksadımız ikaz etmek

TGRT’de yayınlanan ‘DİKKAT’ programıyla büyük ilgi gören deneyimli oyuncu Aykut Oray’dan seyirciye anlamlı mesaj: “Hedefimiz kafa bulmak değil, ikaz etmek!”



İSTANBUL- Türk tiyatro ve sinemasının eskimeyen yüzlerinden Aykut Oray, bugünlerde, TGRT’de yayınlanan “DİKKAT” programıyla gündemde... 1960 yılında tiyatroya adım atan Oray, 1963 yılında profesyonel oldu ve 40’ı aşkın oyunda rol aldı. 3 filmde başrol oynayan sanatçı, 3 TV dizisinde de oynadı ve bazıları halen devam ediyor. Sık sık reklam filmlerinde boy gösteren oyuncunun yıldızı televizyon tarihinin en uzun soluklu dizisi “Bizimkiler” ile parlaşmıştı. Aykut Oray, şimdilerde TGRT’de yayınlanan “DİKKAT” programı ile bütün Türkiye’nin dikkatini çekmeyi başardı. Oray’la yeni programı hakkında söylenenleri konuştuk... Yazmayı da sevmiyoruz Programınız çok çarpıcı ve çabuk mesafe kaydetti, bunu neye bağlıyorsunuz? -Yedi hafta oldu. Haber mizah programımız 4.’lükle başladı. 6.’lıktan aşağı düşmedi. Son hafta da 3. olduk. Kısa zaman içerisinde iyi bir başarı yakaladık. Programımda, fikir tartışması yapılıyor, bu fikirler ilginç olaylar halinde halka sergileniyor. Vatandaşı güzel bir dille uyandırıyoruz, “Reyting sağıyorsunuz” diyorlar!.. Ben vatandaşın Aykut abisiyim, amacım kafa bulmak değil, ikaz etmek Bazı şaka programlarında şaka yapanlar çok zor durumda kalabiliyor. Bu tür tepkilerle karşılışıyor musunuz? -DİKKAT sadece haber ve mizah programı, gündemin dışında minik haberleri alıp, nasıl olur diye kendimizce bir uygulama yapıyoruz. Üçkağıtçılık ve hırsızlık ne varsa halka anlatılıyor. Bir bakıma insanları ikaz ediyoruz. Birileri eleştiriyor... Biz hizmet yapıyoruz.... Eğer bu kafa bulmaksa... En iyisini yapıyoruz. Unutulmasın ki Aykut Oray her zaman vatandaşın yanında. Aykut Oray’ın kendisi vatandaş çünkü. Biz okuması kıt bir milletiz. Telefon olayı da çıktıktan sonra yazması kıt bir millet olduk. Okumayı da yazmayı da sevmiyoruz... Programın başında bir yazı yazıyor. Kimse dikkat etmiyor. Bu yazıyı okuyan vatandaşın sağlığının tehlikede olmadığını anlar. Horozla meşhur oldum ‘Bizimkiler’de oynadığınız rol için dönüm noktası diyebilir miyiz? -Uzun yıllar tiyatroculuk yaptığım halde daha çok tanınmamıştım. Ama elime bir tane horoz alıp dikkat çekici konuşmalar yapınca, halkımız bizi o rolle benimsedi. Kendinize has bir üslubunuz var. Bu da halkın hoşuna gidiyor. Bunu neye bağlıyorsunuz? -Evet, halk kendisinden olanı kabulleniyor. Zaten ‘DİKKAT’’te de vatandaş var. Hatta biz ‘Vatandaşa cart curt yok’ sloganını bu programda da çok sık kullanıyoruz. “Ara 155’i kendini ihbar et” şeklinde bir sloganımız var. Bunlar insanların ilgisini çekiyor. Çünkü gülmeye hasret bir milletiz... Diziler ve oyuncu yarışmaları hakkında neler düşünüyorsunuz? -Ses açısından yetenekleri bulmak için öyle yarışmalar olabilir. Ancak sinemanın da tiyatronun da değil. Çünkü okulları var. Oyunculuğun okulu konservatuar. Okullarda yakışıklı delikanlarımız var. Mankenlerden adam arayacaklarına okullu çocuklara eğilip onların yeteneklerine yardımcı olmaya çalışsınlar. Okulluları görmezlikten gelmesinler ... Son pişmanlık fayda etmez. Yeniler tanıtımla ayakta Tiyatroyla uzun zamandır ilgilenmiyorsunuz sebebi ne? Tiyatroyu uzunca bir süredir yapmıyorum. Yaklaşık 25 yıl oldu. Çünkü artık özel tiyatro yok. Ödenekli tiyatroya girmek için benim yaşım geçti. Bu saatten sonra özel tiyatroya gitmeyi düşünsen, kendine uygun bir kurgu bulamazsın. Ülkemizde herkes televizyona göre senaryo yazıyor. Filme ya da oyuna para yatırdığınız zaman karşılığını alamıyorsunuz. Yılmaz Erdoğan’ın “Vizontele” filmi Cem Yılmaz’ın “GORA”sı yaptığı tanıtımlarla seyircinin ilgisini çekmiştir. Tanıtım yapmazsanız seyirci ilgilenmez. İş iyi olmazsa seyirci sinemaya gitmiyor, televizyonlara yöneliyor. Dizilerin, beyaz perde ve tiyatroyu yaraladığını söyleyen kesimler var... -Kaç tane sinema salonu kalmış memlekette... Sinema salonları, cep salonlarına döndü artık. 100 kişilik salonlarda tıkış tıkış film seyreder olduk. “Televizyon keşf oldu tiyatro bozuldu!” Televizyon acayip bir alet... Sinemanın bitirimi. Eğer sinemayı ayakta tutmak istiyorsak, el birliğiyle çalışmalıyız. Bu da televizyon yapımlarına destek veren sponsorlara bağlı biraz.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT