BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkmenler korku içinde

Türkmenler korku içinde

Irak’taki Türkmen yerleşim bölgelerinde son günlerde artan baskılar ayyuka çıktı. Kendilerini ‘Kürdistan İstihbarat Ajansı’ mensubu olarak adlandıran silahlı kişiler, 700 Türkmeni gerekçe göstermeden gözaltına aldı. Barzani’nin kontrolündeki bölgeye götürülen bu kişilerin hayatlarından endişe edilirken, bölgede yaşayan Türkmenler artık can güvenlikleri kalmadığını söylüyor.



> ÖZCAN GENÇ Buradan sonra Kuzey Irak’ta birçok insanın kim vurduya gideceğini iddia eden Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Beyatlı, 10 gün önce Kerkük Narkotik ve Cinayet Masası Müdürü Yarbay Sabah Kerküklü’nün cuma namazı çıkışında öldürülmesinin bunun en somut örneği olduğunu belirtti. KERKÜK- ABD’nin Irak’a özgürlük operasyonu adı altında Mart 2003’te başlattığı Saddam Hüseyin’i yönetimden uzaklaştırmayı hedefleyen operasyonu, başarıya ulaştı. Ancak Saddam’ın devrilmesinden sonra yaşanan ve ardı arkası kesilmeyen olaylar, özellikle Irak’ın kuzeyinde Kürt peşmergelerin ekmeğine yağ sürdü. Süleymaniye, Musul ve Kerkük’teki Türkmen yerleşim bölgelerinde aralıksız yaşanan olaylar, son günlerde iyice arttı ve Türkmenlere uygulanan şiddet ve baskılar ayyuka çıktı. ABD operasyonunun hemen ardından asayişin sağlanması ve silahlı çatışmalara son verilmesi amacıyla Türkmen ve Araplar’ın silahlarının toplanması ile başlayan olaylar bu günlerde had safhaya ulaştı. Süleymaniye, Musul ve Kerkük’te bulunduğumuz süre içinde, bu bölgelerde Türkmenlere uygulanan dayanılmaz baskıyı, çok zor şartlar altında bölgeye gidebilen sınırlı sayıdaki basın mensupları gibi biz de müşahede ettik. Irak’ta Saddam rejiminin devrildiği Nisan 2003’ten sonra Türkmenlere karşı uygulanan politikalar, bugün açıkça şiddete dönüştü. Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti kurulması planlarının yapıldığı ve bu durumun her fırsatta gündeme getirildiği şu günlerde, potansiyel tehlike olarak görülen bazı Türkmen ve Arapların, güvenlik ve asayiş uygulaması gerekçe gösterilerek, silahlı Kürt gruplar tarafından ev ve işyerleri basılarak toplanmaları, Süleymaniye ve Erbil’e götürülmeleri halkı endişelendiriyor. Bir de teşkilat kurmuşlar! Kendilerini “Kürdistan İstihbarat Ajansı” mensubu olarak adlandıran silahlı kişilerin bu güne kadar Kerkük, Erbil, Musul, Talefer ve Süleymaniye’den gözaltına aldıkları 700’den fazla Türkmen vatandaşı ellerinde bulundurdukları belirtiliyor. Türkmenler ise sebepsiz yere gözaltına alınan ve akıbetleri belli olmayan kişilerin Talabani’nin üssü konumundaki Süleymaniye ile Barzani’nin üssü konumundaki Erbil’e götürülmesinin, tehlikenin boyutlarını gözler önüne serdiğini kaydediyor. İzzettin Kerkük: Roller değişti Kerkük Vakfı Başkanı Genel Başkanı İzzettin Kerkük, Kürtlerin Kerkük’ü ve bölgede Türklerin bulunduğu şehirleri tamamen ele geçirdiklerini belirterek, “Kürtler Kuzey Irak’ta istediklerini yapıyorlar” dedi. Yaşanan hadiseleri endişe ve acı içinde izlediklerini kaydeden İzzettin Kerkük, şehirlerin mukadderatının Kürtlere bırakıldığını ve onların da peyderpey şehirleri ele geçirdiklerini söyledi. “Saddam zulmü Kürtler tarafından aynen tekrarlanıyor” diyen İzzettin Kerkük, sözlerini şöyle sürdürdü; “Maalesef roller değişti. Saddam’ın bir zamanlar yaptığını şimdi Kürtler yapıyor. ABD bu anormal duruma son vermeli, bunları oradan çıkarmalı. Şehir Kürtlere değil, gerçek sahibi olan Türkmenlere bıakılmalı. Astıkları astık kestikleri kestik. Nisan 2003’ten sonra Türkmenlerden güvenlik gerekçesiyle silahlar alındı. Fakat Kürtler silahlandırıldı. Şimdi Türkmenler nefsi müdafaa bile yapamıyorlar” Türkmenlerin ve Arapların tutuklanmalarını önceden hazırlanan bir senaryonun parçası olarak tanımlayan İzzettin Kerkük, amacın başta Kerkük olmak üzere Türkmen ve Arapların bulunduğu şehirlerin Kürtlerin idaresine geçirilmesi olduğunu iddia etti. Reklam yapıyorlar Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Kemal Beyatlı da Türkmenlere ve Araplara yönelik tutuklamaların yeni olmadığını söyledi. Beyatlı, “Bir Amerikan gazetesinde yayınlanan haberlerden sonra bu kadar yoğun tepki verilmesi manidardır. Aslında bu bir çapulcu örgütün resmileştirilmesidir. Bu haberler, “Kürt İstihbarat Ajansı” olarak adlandırılan yasadışı bir kuvvetin reklamına yöneliktir” dedi. Talabani’nin cumhurbaşkanı olması, Barzani’nin Irak Kürdistanı’nın başına tayin edilmesinin ardından Irak Kürdistan İstihbarat Teşkilatı’nın kurulmasının çok anlamlı olduğunu anlatan Beyatlı açıklamalarını şöyle sürdürdü; “Kendi çaplarında kurdukları bir devletin bekası için ne gerekiyorsa onu yapıyorlar. Bu teşkilat da onun ürünüdür. ‘Kimse bizimle boy ölçüşmesin bizim de kendi gücümüz var’ mesajını veriyorlar. Bu olayların alenen yapılması bir reklam ve gözdağıdır. Bu haberler de durumu özetlemekten çok adı geçen teşkilatın gücüne güç katmaktadır.” Beyatlı bundan sonra Kuzey Irak’ta birçok insanın kim vurduya gideceğini iddia etti. Zengin çocuklarını kaçırıyorlar Türkmenlerin yaşadığı bölgelerde sokaklarda asayiş ve güvenlik uygulaması adı altında potansiyel tehlike olarak görülen kişilerin toplandığını ifade eden Beyatlı, son zamanlarda yaşanan bir tehlikeye de dikkat çekerek, “Zengin işadamlarının çocukları aynı şekilde götürülüyor ve ailelerden 150 bin dolardan 500 bin dolara kadar fidye isteniyor” dedi. Beyatlı son olarak, “Irak Meclis Başkanı, Erbil’i ziyaret ediyor Kürdistan bayrağı açılıyor, Talabani ziyaret ediyor yine aynı şekilde Kürdistan bayrağı açılıyor. Acaba Talabani nerenin cumhurbaşkanı diye sormak gerekmez mi?. Bütün bunlar gelecekte kurulması planlanan Kürdistan devletinin altyapı çalışmalarıdır. Türkmenleri Kerkük’ten çıkarmak istiyorlar Kerkük Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve Erciyes Üniversitesi Nevşehir İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahir Nakip, ise “Kürtler, özellikle Türkmenleri Kerkük’ten çıkarmak istiyor” dedi. Prof. Dr. Nakip, uzun süreden beri Kürtlerin, Kerkük’te Türkmen ve özellikle de Sünni Araplara yönelik sindirme politikası yürüttüğünü belirterek, şunları kaydetti; “Kerkük’te bir problem varsa, bu problem, Kerkük’teki yetkililere iletilmeli. Kerkük’te tutuklanan Türkmen ve Araplar, buradaki hapishanelerden alınarak Süleymaniye ve Erbil’deki hapishanelere götürülüyor. Buralarda işkence yapılıyor. Bu yıldırma politikasıdır. Biz bu konunun takipçisiyiz. Bu uygulamada Türkmen ve Araplar mağdur oluyor, Araplardan da özelikle Sünni olanlar.” Saatçi: Kimse hesap sormuyor Kuzey Irak’ta yaşanan olaylarla ilgili olarak değerlendirmelerde bulunan Kerkük Vakfı Genel Sekreteri Prof. Dr. Suphi Saatçi, tutuklanan Türkmenlerin Süleymaniye ve Erbil’e götürülmesinin anlamlı olduğunu söyledi. Prof. Dr. Saatçi, Irak’taki yönetimin ulusal sınırlar içerisinde söz sahibi olması gerektiğini belirterek “Ancak Kürtler ne Caferi, ne de merkezi hükümeti tanıyorlar. Onlar ayrı bir yönetim gibi davranıyorlar. İstedikleri insanı istedikleri şekilde muameleye tabi tutuyorlar. İnsanları keyfi olarak tutuklayıp aylarca işkence yapıyorlar. Tutuklananlar arasında Türklerde var. Ama kimse bunlardan hesap sormuyor.” diye konuştu. ABD: Endişeliyiz ABD Dışişleri Bakanlığı, önceki gün Washington Post gazetesinin “Kürt güçlerinin Kerkük’teki Türkmenleri hapse attığı” haberiyle ilgili iddia ve raporlardan haberdar olduklarını ve bundan büyük endişe duyduklarını açıkladı. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Sean Mccormack, Irak’ın kuzeyinde Türkmenlerle Araplara yönelik tutuklamalar ve gözaltılar konusunda inandırıcı ve ciddi haberler elde ettiklerini kaydetti. “Bu iddialar ve bilgilerle ilgili endişemizi gerekli makamlara ilettik” diyen sözcü, olaylarla ilgili olarak Kürtleri resmen suçlamadı. Ancak dışişlerinden üst düzey bir yetkili, bütün bu yaşananlarda sorumluluğun Kürtlerde olduğunu açıkladı. Mccormack, bu eylemlere ABD askerlerinin karıştığı yolundaki bilgileri kesin bir dille yalanlayarak, “Benim elimdeki bilgilere göre, koalisyon güçleri bu olaylara karışmamış” dedi. Dışişleri Bakanlığı: Ciddiyetle izliyoruz Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan Irak’taki olaylarla ilgili olarak kendisine yöneltilen “Washington Post gazetesinin internet sitesinde dün, Iraklı Kürt grupların son dönemde yüzlerce Arap ve Türkmen’i Kerkük’ten Erbil ve Süleymaniye’ye kaçırdıkları ve tutuklu olarak alıkoydukları yönünde ABD Dışişleri kaynaklarına dayandığı belirtilen bir iddia” üzerine, “Sözkonusu iddia tarafımızdan ciddiyet ve kararlılıkla izlenmekte olup, ABD ile Irak makamları nezdinde gerekli araştırma yapılmaktadır” dedi. Talabani’nin sözcüsü de açıkladı Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin Türkmenlerden sorumlu müsteşarı Muzaffer Arslan, Iraklı Kürtlerin Kerkük’te son aylarda yüzlerce Türkmen ve Arabı tutukladığı haberlerini doğruladı. Irak’taki Türkmenler ise, Kerkük’te Kürtlerin Türkmenleri tutukladığı ve işkence yaptığı iddiaları ile ilgili olarak ABD güçlerini suçladı. Türkmeneli Partisi Başkan Yardımcısı Ali Mehdi, “ABD, Kürtlerden hesap sormuyor” dedi. Mehdi, “Irak’ta şu an yasa yok, bize karşı sinsi bir politika uygulanıyor” diye konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT