BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir dünya markası olarak Aspendos Opera ve Bale Festivali

Bir dünya markası olarak Aspendos Opera ve Bale Festivali

Haziran başlarında yağmurlu, puslu ve nemli geçen havalar, yaz gelmeyecek mi endişesiyle moralimi bozmağa başlamıştı. Ancak,12 Aspendos Opera ve Bale Festivali’nin galasına katılmak üzere gittiğim Antalya’da karşıladım yazı. Hele hele gala gecesinde temsil edilen oyunla tarihi bir mekanda yazın ilk keyifli akşamını yaşadım. Karamsar duygular yerini umut ve coşkuya bıraktı.



Haziran başlarında yağmurlu, puslu ve nemli geçen havalar, yaz gelmeyecek mi endişesiyle moralimi bozmağa başlamıştı. Ancak,12 Aspendos Opera ve Bale Festivali’nin galasına katılmak üzere gittiğim Antalya’da karşıladım yazı. Hele hele gala gecesinde temsil edilen oyunla tarihi bir mekanda yazın ilk keyifli akşamını yaşadım. Karamsar duygular yerini umut ve coşkuya bıraktı. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Remzi Buharalı ile dört beş yıl önce yaptığım bir mini röportajda en büyük hayalinin Aspendos Opera ve Bale Festivalini dünya markası haline getirmek olduğunu söylemişti. Güleryüzlü ve kararlı yönetim anlayışıyla opera ve balenin başarı grafiğini her gün biraz daha yükselten Buharalı’nın bu hayali gerçekleşmiş durumda. 2003 yılında Avrupa Festivaller Birliği (EFA)’ne kabul edilen Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali, İngiltere’de yayınlanan İndependent Gazetesinin 2004 yılında yaptığı araştırmada, dünyanın dört bir yanında düzenlenen en iyi on opera festivali arasında 5. sırayı almış. Aynı zamanda dünyanın ilk ve tek kalite yönetim belgesi (TS.EN-ISO 9001:2000)’ne sahip. Bir dünya markası olarak Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali, 12. yılında dünyaca tanınmış pek çok topluluğun sahne almak istediği festival haline gelmiş. Petruşka ve Ateş Kuşu oyunlarının sahnelendiği açılış gecesine gerek yerli halkın, gerek turistlerin gösterdiği yoğun ilgi doğrusu görülmeğe değerdi. Dünyanın her tarafından gelen insanlarla aynı anda aynı heyecanı yaşamak,aynı duygularda buluşmak sanatın birleştirici, olağanüstü gücünü gösteriyordu. Bu yılki açılış programının kendine özgü bir özelliği vardı. Romalılar, 2000 yıl sonra Aspendos’ta yeniden sahne almışlardı. İtalyan klasik bale geleneğinin son temsilcisi Roma Opera ve Balesi, Bilkent orkestrası eşliğinde Stravinsky’nin Petruşka ve Ateş Kuşu bale eserlerini sanatseverlerle buluşturdular. Temsil öncesi Genel Müdür Remzi Buharalı, Azeri Şef Rauf Abdullaev’e bir plaket verdi. Ben, bu iki eser dışında, İzmir Opera ve Balesi tarafından temsil edilen Wagner’in Uçan Hollandalı isimli operasını seyrettim. Koskoca tarihî tiyatronun hıncahınç dolu olduğu gecede bu temsil için Almanya’dan özel olarak gelen turistler de varmış. Başarıyla sahnelenen eserin yıldızı soprano Ayşe Tek en çok alkış alan sanatçıların başında geliyordu. Toplam 11 eserden oluşan Festivalde Roma Opera ve Balesi dışında iki yabancı topluluk daha yer alıyor. 12 Temmuzda ünlü Alman şef Justus idaresinde Uluslar Flarmoni Orkestrası, Avrupa Birliğinin resmi müziği olan 9. Senfoni’yi seslendirecek. Diğer yabancı konuk; Rus Topluluk; Mariinsky Tiyatrosu, Kirov Opera ve Orkestrası gala konseri verecek. Antalya’da yaşıyorsanız veya yolunuz Antalya’ya düşmüşse Aspendos’un büyüleyici atmosferinde festivale katılarak kendinize bir müzik ziyafeti çekmenizi tavsiye ederim...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT