BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Rıza nereye koşuyor?

Rıza nereye koşuyor?

Transferin kontağı açıldığından bu yana özellikle Beşiktaş kulübündeki hareketlenmeleri diğer büyüklere oranla daha bir dikkat kesilmiş halimle izliyorum.



Transferin kontağı açıldığından bu yana özellikle Beşiktaş kulübündeki hareketlenmeleri diğer büyüklere oranla daha bir dikkat kesilmiş halimle izliyorum. Sebebi, gayet açık. Çünkü Beşiktaş geçen sezon, belki de 30 milyon dolardan fazla bir parayı kapısının önünden kim geçerse, transfer ederek harcadı. Ve benim saydığım kadarıyla 35 kişilik bu çılgınca transfer politikasının şişirdiği kadro Del Bosque’nin ayaklarına pranga, kafasına da bir balyoz gibi inerek Beşiktaş’ı malûm duruma getirdi. Bugün de, Rıza kardeşimle Kıvanç Oktay’ın liderliğini yaptığı transfer yanlışlarının benzerlerini görmekteyiz. Ahmet Yıldırım gibi en azından 20’ye yakın Avrupa Kupası maçı oynamış milli formanın içine girmiş ve de tandem, sol arka, ön libero gibi yerlerde kullanılabilen bir oyuncuyu bırakıp Adem Dursun, Kürşat gibi büyük takım oyuncusu olup olmayacakları belirlilik kazanmamışları transfer etmek tıpa tıp geçen sezonki yanlışın aynısıdır. Kiraya gönderilmiş olan Gökhan, Ümit, Ali Cansun, Yasin, Sinan ve Okan’ın da yeniden Ümraniye sınırları içine alınıp değerlendirilme tasarrufu da Rıza’nın başına yeni bir Del Bosque sıkıntısı getirecek boyuttadır. Beşiktaş’ın geçtiğimiz sezon ikinci yarıda en fazla puan toplayan takım oluşu da kimseyi aldatmamalıdır. Çünkü, geçen sezonun ikinci yarısındaki Beşiktaş hedeflerinden kopmuş sadece prestije sarılarak sezonu bitirmeye kurgulanmış bir takım idi. Ne lig şampiyonluğu, ne kupa zaferi gibi bir sorumluluk, bir şartlanmışlık içine hiç girmedi. Çıktı, maçlarını sıradan oyunlar olarak oynadı. Bugün Rıza kardeşimin dönmelerine izin verdiği kiralıklar ve Youla dışında yaptığı transferler tarihinde Beşiktaş’ın sürekli kovaladığı lig ve kupa şampiyonluklarının stresini, ağırlığını, sorumluluğunu kaldırabilecek bir kadro oluşturamayacaktır. Oysa, elde uyum sağlayamamış ama Beşiktaş kadrosunun kalite olarak en iyi 5 oyuncusundan biri olan Juanfran’ın bir şekilde değerlendirilip kadroya kazandırılması bugüne kadar yapılmış transferlerin hepsine bedel bir Beşiktaş artısı olur. Bunun yanı sıra UEFA’da da mücadele verecek Beşiktaş’ın bence tandeme 2 iyi ucuz kuzey ülke futbolcusu oturtması kaçınılmaz gibi görünmektedir. Koray’ın neredeyse 50 maçlık bir sezonu ön liberoda taşıması sanıyorum Rıza tarafından da korkulu bir bekleyiş olmaldır. Şöyle bir toparlarsak, Beşiktaş geçen sezonun ikinci yarısındaki performansıyla kendini aldatmamalıdır. Ben Rıza’nın yerinde olsaydım, Carew, Juanfran ve Cordoba’nın dışındaki yabancılardan boşanır, onların yerine yukarıda anlatmaya çalıştığı iki iyi savunmacıyla bir ön libero alırım. Tekrar ediyorum, Beşiktaş hele hele 2 sezon öncenin ikinci devresi ve geçen sezonun ilk devresi gibi tarihinde az yaşadığı bunalımlardan sonra ortaya çıkacak sorumluluk ve yükü taşıyamayacak oyunculardan kurulursa, bu defa yine tarihinde hiç yaşamadığı ve görmediği tatsızlıklarla karşılaşabilir. Tabii bu yazının muhatabı sadece Rıza kardeşim değil, başkan ve yönetimdir de aynı zamanda. Son bir cümle ile yazıyı noktalıyorum. Beşiktaş formasını sakın ucuzlatmayın. Kemer sıkacaksanız da, şöyle dönüp yakın tarihinize bir bakın. Orada bir altyapı hazinesinin büyük başarıları yatmaktadır.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT