BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > AB komada

AB komada

ÜYELİĞE yeni alınan ülkelerin bozuk ekonomileri işsizliğin artmasında büyük rol oynadı. AB merkezi tarafından yapılan son araştırmaya göre, 451 milyon nüfuslu AB’de 120 milyon kişinin fakirlik sınırı altında yaşadığı belirlendi. Verilen desteğe rağmen tarımın bir türlü rayına oturmaması da, ‘Birleşik Avrupa’ hayalinin suya düşmesine sebep oldu.



> Hayrettin Turan >İşsizlik de patladı AB’nin ekonomik kimliğini vermek gerekirse, işsizlik en ürkütücü rakam olarak görünüyor. 25 üyeli, toplam 451 milyon nüfuslu AB’de 55 milyon işsiz bulunuyor. Her 3 Avupalı’dan biri yaşlı nüfusa dahil. Doğum oranı hızla düşüyor, emekli sayısı sürekli artıyor. ABD’ye olan beyin göçünden dolayı Avrupa’da buluşlara da imza atılamıyor. Bir zamanlar Osmanlı ve Türkiye için “Hasta Adam” diyen Avrupa şimdi kendisi “komada”. Çok değil, daha 4 yıl öncesine kadar Brüksel zirvesinde birbirlerine “Dünyanın tek gücü olacağız” diyerek “Birleşmiş Avrupa” sözü veren AB liderleri, şimdi “Ne olacak bu AB’nin hali!” demeye başladı. Fransa ve Hollanda’nın AB Anayasası’nı reddetmesiyle iyiden iyiye krize giren AB, dün de ortak bütçede anlaşamayınca “hasta adam” kimliğine büründü. AB’nin motoru sayılan İngiltere ile Almanya ve Fransa arasındaki görüş ayrılıkları, sürekli artan işsizlik, yaşlı nüfus, üyeliğe yeni alınan ülkelerin bozuk ekonomileri liderlerin gelecek endişelerini daha da artırmaya başladı. İşsizlik çığ gibi AB ülkelerinde işsizlik şu sıralar en yüksek düzeyini yaşıyor. 25 üyeyle toplam 451 milyon nüfusun 55 milyonu issiz ve 120 milyon kişi de yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Avrupa’da yatırım maliyetleri her geçen gün artıyor. Yüksek işçi ücreti, sıkı işçi yönetimi, boğucu bürokrasi ve yüksek vergiler sebebiyle işsizlik çığ gibi büyüyor. Buna mukabil talep azalıyor ve satışlar düşüyor. Yüksek ücret politikasından dolayı yatırımlar otomasyona yöneliyor. Sermaye ise ucuz emek gücü olan bol teşvikli Çin ve Hindistan gibi ülkelere kayıyor. Bu da Birlik içindeki işsizliği daha da körüklüyor. Ekonomi geriledi Avrupa ekonomisi giderek güçten düşüyor. “Bütçe paylaşımı, tarım politikası ve sosyal politikalar” alanlarında uzlaşmazlık içinde olan üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanları arasında büyük tartışma yaşanıyor. 1970’lerde bugün Euro kullanan 12 ülkenin ortalama yıllık büyümesi yüzde 3 iken, 2004’e gelindiğinde bu oran 1.2’ye geriledi. 1974’te bu ülkelerdeki işsizlik oranı da yüzde 2.4 iken, 2004’te 8.9 oldu. İşsizlik bu yılın ilk altı ayında yüzde 11’lere kadar çıktı. Referandumların ilk aşamasında çöküş yaşıyan AB, şimdi çeşitli modeller üzerinde tartışıyor. AB ekonomisinin geleceğini tartışmak gereği üzerinde duran İngiliz Başbakan Tony Blair, daha liberal, daha az sübvansiyonlu, ABD ile daha uyumlu bir politika teklif ediyor. Fransız Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ise, ‘’Fransız modeli’’ üzerinde ısrarcı gözüküyor. Diğer üyeler de, “3 milyon işsiz üreten, işçilerinin yüzde 80’i AB Anayasa taslağına karşı oy kullanan” bu sosyal modele güvenilemeyeceğini söylüyor. Nüfus yaşlanıyor AB’nin günümüzde karşılaştığı en büyük problemlerden birisi de nüfusunun hızla yaşlanması... İstatistikler 2025 yılında 60 yaşını geçmiş 113 milyon insanın emekli olacağını gösteriyor. Bu da nüfusun üçte biri anlamına geliyor. buna mukabil doğum oranının azalması gelecek planlarını altüst ediyor. İşsizlik sebebiyle giderek artan yaşlı nüfusa kaynak sağlayacak çalışan kesim azalıyor. Ekonomik krizler ve bürokratların savurgan mali politikaları sebebiyle bunalan politikacılar çare olarak emeklilerin maaşlarını kısmak gibi tedbirlere başvuruyor. Doğum çok düşük Birçok Avrupa ülkesindeki doğum oranı dünyanın en son sıralarında geliyor. Avrupa’nın doğum oranları, çocuk yetiştirme yaşındaki her kadın için planlanan 2.1 çocuk oranın hayli altında kaldı. Söz konusu oran Almanya’da 1.4, İtalya’da 1.3. Bu oranların böyle devam etmesi halinde bir asra kadar Almanya’da Alman, İtalya’da da İtalyan kalmayacak. Üstelik nüfusun altıda biri 65 yaş ve üzerinde. Bu oran 2030’a gelindiğinde dörtte bir, 2050’ye gelindiğinde ise üçte bir olacak. Beyin göçü hızlandı AB’nin çok acil çözüm bekleyen bir diğer problemi de ülkelerin en parlak bilim adamlarının ABD’ye gitmeleri... Beyin akışının gelecek yıllarda artarak devam edeceği bildiriliyor. Yapılan araştırmalarda 2010 yılına kadar AB’de 700 bin araştırmacıya ihtiyaç bulunuyor. AB komisyonunun sosyal ve coğrafi faktörler sebebiyle bilimsel araştırmalara yeterince para aktarılamıyor. Bu ortamdan yararlanan ABD ise Avrupa’nın parlak beyinlerini ülkesine çekiyor. ABD’de her yıl araştırma ve geliştirmeye 287 milyar Euro harcarken, bütün Avrupa’da bu alana aktarılan kaynak ise ancak bunun yarısında kalıyor. ABD’de yüksek teknoloji patentlerinin sayısal oranı da AB’ye göre yüzde 78 daha fazla. Tarım iflas etti Avrupa, tarıma verilen destek yüzünden de bir başka ekonomik krizin eşiğine sürüklendi. 7 milyon çiftçiye her yıl 46 milyar euro sübvansiyon veren AB, ürünlerin dünyaya pazarlanamaması ve elde kalması yüzünden ne yapacağını bilemez hale geldi. Üstelik tarımsal ürünlere konulan yüzde 44’lük vergi de çiftçilerin yavaş yavaş topraktan kopmalarına sebep oldu. Kısacası, “hasta adam” Avrupa Birliği, hiç umulmadık bir şekilde “dağılmanın” acısını yaşamaya başladı.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93699
    % 0.94
  • 5.2716
    % -1.23
  • 6.0028
    % -1.12
  • 6.7306
    % -1.44
  • 211.531
    % -0.51
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT