BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Alperenler ağlıyor / Alperenlerin Kızılelması Ermeydanı Kırkpınar / Halil Delice

Alperenler ağlıyor / Alperenlerin Kızılelması Ermeydanı Kırkpınar / Halil Delice

Yeryüzünü er meydanı, şehitliğe, Allahû Teâla’nın rızasına kavuşulacak mekan bilenlerin, Kırkpınar’ı ermeydanlarının en anlamlısı görenlerin düğünü, bayramı, hasretle bekledikleri gün gelmek üzere.



Şu yeryüzü ermeydanı Gönül sevmez her meydanı Yüreksize yorgan döşek Koç yiğide ver meydanı Yeryüzünü er meydanı, şehitliğe, Allahû Teâla’nın rızasına kavuşulacak mekan bilenlerin, Kırkpınar’ı ermeydanlarının en anlamlısı görenlerin düğünü, bayramı, hasretle bekledikleri gün gelmek üzere. Türkoğlu’nun vatan ediniş destanı, alperenler yadigarı, kişinin nefsi, şeytan ve çevresiyle mücadelesinin misalleştirildiği Kırkpınar’ın 644.’sü, Edirne Sarayiçi Kırkpınar Ermeydanı’nda, 24-26 Haziran tarihleri arasında yapılacak. 24 Haziran’da, Türk ordularının zafer için ermeydanına çıktıkları cuma günü, camilerin şaheseri, Türk’ün kızılelması Selimiye Camisi’nde okunan mevlit, kılınan cuma namazı sonrası, Sarayiçi’nde başlayacak ermeydanı Kırkpınar. Alperenlerin gözyaşı Cuma günü başlayan Kırkpınar’la Türkoğlu’na Avrupa’yı vatan kılanların, bilek ile gönülü, alp ile erenliği kaynaştıranların, güçlüyken adil olmayı başaranların, nimet büyüdükçe mesuliyetin de büyüdüğünün şuurunda olanların, bütün mazlumların yardımcılarının, şefkâti, kurda dahi ulaşanların, sadaka taşı güzelliğini keşfedenlerin mukaddes hatırası yaşatılır canlandırılırdı. Ama günümüz Kırkpınar’da bu hatıraların yaşatıldığı ve canlandırıldığı söylenemez. Kırkpınar, yağlı güreş, kavgalar, doping iddiaları, anlaşmalı güreşler, cinsiyeti ve cinsel tercihi tartışılır kişilerle gündeme geldi. Kırkpınar’da güreş yapanlar, senelerdir Kırkpınar organizasyonunda görev alanlar da, Kırkpınar’ın neyi ifade ettiğinden habersiz... Ve bugünlere şahit olan alperenler mezarlarında ağlıyor. Parayı basan ağa olamazdı Günümüzde, devlet ihâlesine giren kadın - erkek her Türk vatandaşı ağalık ihâlesine girebilir ve parayı bastırarak ağa unvanı alabilir. Ama ağa olamaz. Geleneğimizde, ağanın, yaşayışı, ahlâkı, cömertliği, asaleti, pehlivanlık tecrübesi ve Kırkpınar sevgisiyle örnek olması gerekirdi. Parayı basan değil, eşrafın uygun gördüğü kimse ağa olurdu. Eşraf da, ağa seçilen kişiyi Kırkpınar’da yalnız bırakmaz, maddi - manevi destek çıkardı. Kırkpınar, alperenlerin kızılelması dedik. Kırkpınar, niçin alperenlerin kızılelmasıdır? Önce kızılelma nedir, buna bakalım, daha sonra da kızılelmanın Kırkpınar’ın doğmasına vesile olan alperenler için neyi ifade ettiğine... Kızılelma; Türkler, özellikle Oğuz Türkleri ve onların torunu Selçuklular ile Osmanlılar arasında cihan hâkimiyetinin sembolü olarak ifadesini bulmuş bir mefhum, ülkü, mefkûredir, buna kısaca “Cihan Hakimiyeti Mefkûresi” denmiştir. Kızılelma, Türkler’in yaşadıkları bölgeye göre Batı yönünde ulaşılması gereken hedef, bazen bir belde, bazen de bir ülkedeki taht veya mabet üzerinde parıldayan ve cihan hâkimiyetini temsil eden som altından yapılmış kızıl renkli altın bir elma olarak tahayyül edilmiştir. Kızılelma neresi? Güneş batarken, kızıl bir elma şeklini aldığı için de, Batı hedefinin, kızılelmayla işaret edildiği görüşü de akla ve gönle yakındır. Türkler, gerek İslâmiyet’ten önceki Gök Tanrı inancı zamanında, gerek İslâmî dönemde kendilerinin Allah tarafından dünyaya hükmetme ve adaleti sağlamak için yaratıldıklarına ve hayat tarzlarının bu düşünce ile şekillenmesi gereğine inanmışlardır. Topkapı Sarayı’nın en dış kapısı Bab-ı Hümayun’un sağ üst tarafında, “Zıllullahı fil erdi, veliyyihi külli mazlûmin” yazmakta, bu ibare, yeryüzünde Allah’ın adaletini yerine getirici, onun adına hükmeden ve bütün mazlumların koruyucusu, demektir. Türkler’in İslâmiyet’i kabul etmesinden sonra, İslâm dîninin bütün Müslümanlar’a emri olan “İ’lâ-yı Kelimetullah” (Allah’ın dînini yeryüzünde üstün kılmak) gâye ve hedefi, kızılelma olmuştur. Selçuklu ve Osmanlılar’ın çeşitli dönemlerinde de rastlanan kızılelma, artık müşahhas şeyleri (ülkeler, tahtlar, saltanatlar vs.) sembolize etmeye başlamıştır. Nitekim fetihten önce asker ve halk arasında kızılelma, Hazreti Peygamber’in fethini müjdelediği İstanbul için kullanılırken, İstanbul’un fethinden sonra Viyana, Roma gibi meşhur Hıristiyan şehirlerini ve bütün Firengistan’ı ifâde etmeye başlamıştır. Hint ve Çin ülkelerini topraklarına katan Oğuz Han’ın elde etmek istediği ilk kızılelma Pekin’dir. Hunlar tarih sahnesine çıkarlar. Batılılar’ın Tanrı’nın Kılıcı diye isimlendirdiği Atilla’nın hedefi Batı’dır. Ares Kılıcı olarak isimlendirilen dünya hâkimiyetinin vasıtası olan kılıç, Atilla’nın kızılelma olarak Batı’yı seçmesine vesile olmuştur, Osmanlı’dan tam 800 yıl önce. Kızılelma verilen hedeftir Türkler için Kızılelma, üzerinde düşünüldükçe uzaklaşan ancak uzaklaştığı oranda cazibesi artan idealler veya hayallerdir. Kanuni Sultan Süleyman, askerleriyle sefere çıktığında, bütün Yeniçeri askerleri, “Kızılelma’ya, Kızılelma’ya” diye bağırınca, ileri gelenleri topladı ve Kızılelma’nın neresi olduğunu sordu. Kimisi, Roma, kimisi Viyana, kimisi ise Paris dedi. Padişah, bütün bu cevapları beğenmedi. Dışarıda, Otağ-ı Hümâyûn’a en yakın bir yeniçerinin getirilmesini istedi ve aynı suali ona sordu. Cevap, Türk milletinin binlerce yılda oluşan milli şuurunun ifadesiydi. Yeniçeri, “Kızılelma; hünkarımızın gerçekleştirmemizi istediği hedeftir” cevabını verdi. Kızılelma, Türk halk hikâyelerinde, masal ve destanlarında çokça yer alır. Düğün alaylarında taşınan bayrağın tepesine kıpkırmızı bir elma yerleştirilir. Bu bayrak önce oğlan evinden çıkar. Kız evine dikilir. Gelinle birlikte gelen düğün alayının en önünde taşınır ve sonunda yine oğlan evine dikilir. Tepesinde kızıl elma vardır. Bu; murâda, evlilikten, aile olmaktan beklenene, kızılelmaya ve onun ifade ettiklerine işarettir. Kırkpınar’ın doğmasına vesile olanlar için kızılelma neyi ifade etmektedir? Alperenler için kızılelma; ebedi saadetin işareti erenliğe, şehitliğe kavuşmak, ebedi güzellikler için şehit olmanın, sahip bulunan maddi - manevi güzellikleri elden kaçırmamak için güçlü olmanın, Avrupa’yı vatan edinmenin misalleştirildiği Kırkpınar, Kırkpınar’da güreşmek şerefine kavuşmak ve ermeydanında birinci olmaktır. > Devamı yarın
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT