BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Orta Doğu’ya reform çağrısı

Orta Doğu’ya reform çağrısı

İstanbul’da Orta Doğu konulu bir toplantıda konuşan Dışişleri Bakanı Gül, bölge liderlerine reform çağrısında bulundu. Gül, “Gerçekten de araştırıldığı zaman, sahip olduğu büyük potansiyele rağmen Orta Doğu ülkelerinin sürekli olarak küresel, sosyal ve ekonomik kalkınma standartlarının gerisinde kaldığı görülmektedir” dedi.



>Şeffaflık şart ORTA DOĞU’nun isterse değişimi başarabileceğini belirten Bakan Gül, şöyle devam etti: “Bu gidişatı tersine çevirebilmek siyasi ve ekonomik reformlarla mümkün olur. Öncelikle hukukun üstünlüğü, şeffaflık, hesap verilebilirlik, iyi yönetim ve siyasi çoğulculuk şarttır. Bunu yapacak olan da bölge insanının kendisinden başkası değildir.” İSTANBUL-Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, “Dünyanın gerisinde kalan Orta Doğu, bütün alanlarda atılım başlatmak zorunda” dedi. Gül, Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı’nca (TESEV) düzenlenen “Kadınların Kamu Hayatına Katılımının Güçlendirilmesi ve Genişletilmiş Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesinde Demokratik Gelişme” konulu sempozyumun açılışında konuştu. Sempozyumun düzenlenmesinden duyduğu mutluluk ve getireceği faydalardan söz eden Gül, Orta Doğu’da reform ve modernizasyona olan ihtiyacın artan şekilde fark edilmesiyle bu tür toplantılara ihtiyaç duyulduğunu dile getirerek, bu ihtiyacın öncelikle bölgedeki insanların deneyim ve özlemlerini yansıttığını, aynı zamanda uluslararası toplum tarafından da bunun kabul edilen bir gerçek olduğunu kaydetti. Hukukun üstünlüğü Gül, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gerçekten de bölge içinde ve dışında yapılan tüm çalışmalar, sahip olduğu büyük potansiyele rağmen Orta Doğu bölgesinin sürekli olarak küresel, sosyal ve ekonomik kalkınma standartlarının gerisinde kaldığını göstermektedir. Bu gidişatı tersine çevirebilmek ve sürdürülebilir büyümeyi sağlayabilmek siyasi ve ekonomik reformları gerekli kılmaktadır. İhtiyaç duyulan reformlar geniş bir alana yayılmakta, ancak öncelikle hukukun üstünlüğü, şeffaflık, hesap verilebilirlik, iyi yönetim ve siyasi çoğulculuğun teşkil edilmesi gibi hususları kapsamaktadır. Bunu yapacak olan da bölge insanının kendisinden başkası değildir.” Gül, bugün bölgedeki yerel reform dinamiğinin artan bir ivme kazanmasının memnuniyet verici olduğunu belirterek, tüm bölgede insanların kendi hayatlarını ilgilendiren kararlara katılma isteklerinin belirgin bir şekilde hissedilebildiğini söyledi. Desteğimiz sürücek Uluslararası toplumun da bölgedeki bu istek ve ihtiyaçlara destek verdiğini kaydeden Gül, ancak reform sürecinin kısa süre içinde tamamlanmasının beklenmemesi gerektiğini, değişimin hiçbir zaman hızlı ve basit şekilde gerçekleşmediğini vurguladı. Gül, sürecin hızının bölge insanı ve hükümetlerinin beklentilerine bağlı olarak şekilleneceğini dile getirerek, “Çünkü demokrasi her toplumun içinden filizlenmekte ve bu süreç her ülkenin kendi özelliklerine göre biçimlenmektedir. ‘Her koşul için tek model’ gibi bir lüksümüz bulunmamaktadır” diye konuştu. Türkiye’nin Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerindeki demokrasi ve reform çabalarına olan katkısının azalmadan süreceğini belirterek, demokrasiye duyulan özlem ve bunun herkese sağlayacağı faydaların evrensel olduğunu ifade eden Gül, şunları kaydetti: “Gerçekten de demokrasinin ilkeleri hiçbir din ya da kültürle çelişmez. Aksine tüm inanç ve kültürlerin temsilcileri demokrasinin evrensel prensipleri etrafında buluşabilmektedir. Bu hali ile demokrasi tüm insanlığın iyiliğini öngören en geniş şemsiyeyi teşkil etmektedir. Bu sebeple demokrasi ve onun sağladığı özgürlük ortamını temel hedefimiz olarak belirlemeliyiz.”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT