BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Helikopter “Gerçeklerin hicvi”

Helikopter “Gerçeklerin hicvi”

Oyunda, muhayyel bir Bakanın varlığına tanık olduğumuz an, ŞAİR EŞREF’i andık. İlk aklımıza gelen bir beyitti:



Oyunda, muhayyel bir Bakanın varlığına tanık olduğumuz an, ŞAİR EŞREF’i andık. İlk aklımıza gelen bir beyitti: Büyüklerce cihanda aciz aldatmak dirayettir. Yalan söz söylemek, onlarca güya bir zarafettir. Oyun, günümüzde değişmeyen bir derdin, şimdilik devasız bir derdin hikayesi ve yaşayanların bir hicvidir. Oyunda, kişilerin isimleri yok, sadece işgal ettikleri görevin adı var. Ve bir dert gibi, acısını yüreğimizde hissettiğimiz “Temiz Yönetim”in bir özlemidir. Yıllardır, değişik insanların çirkin ve kirli yaşantılarını dinlediğimiz, birbirine benzeyen hikayeleridir. BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’mizin saygın üyelerini tenzih ederek, adlarını nefretle andığımız çok küçük bir azınlığa mensup bir Bakanın tabii muhayyel bir Bakanın portresini tanıdık. Halk arasında anlatılanlar, manşetlere çıkanlar, TV’lere konu olanların hepsi bu muhayyel Deniz Bakanının kimliğinde gerçek kişiye dönmüştür. Ve gene ŞAİR EŞREF, ilk beyitte söylediklerinden sonra, bir de ceza hükmeder. “Dilin kopsun, demirden bir kerpetenle son zamanda” Deniz Bakanı olan kişi, yanında Özel Kalem Müdürü, Müsteşarı ve koruması olduğu halde bir görevden dönerken bindikleri helikopter, dağbaşında çakılır. Aralarında bir TV kameramanı ve muhabir de vardır. Bazı insanlar, çıkarları uğruna, şartları ne olursa olsun, tabasbusu, riyakarlığı ve gerçek bir ifadeyle dalkavukluğu bırakamazlar. Hasbelkader, Bakan koltuğuna oturan bir ebleh, bir kara cahil, küçük olayların varlığıyla, oluşuyla gerçek kimliğini gösterir. Oyunda Müsteşar, akıl ve mantığın, iz’an ve dirayetin simgesidir. Yazar, bu iki zıt karakterdeki kişinin varlığında, gerçek bir yöneticinin portresini çiziyor. Özel Kalem Müdürü ve koruması, bu taşlamanın, Bakanla birlikte üç komik kimlikleriydi. Bu gün Bakanlık koltuğunda oturanlarla, Özel Kalem Müdürü ve korumalarını, bu yorumladığımız kişilerden tenzih ederiz. OYNAYANLAR VE REJİ Evvela, muhayyel Bakanı olağanüstü bir güçle üreten Cezmi Baskın’ı kutlamak istiyoruz. Orhan Veli’nin söyledikleri gibi biz de kelimelerin kifayetsiz olduğunu biliyoruz. Öyle mükemmel, öyle güçlü bir oyunla, bu muhayyel Bakanı yeniden üretti. Hadi Çaman, akl-ı selimin, iyi niyet ve düşüncenin simgesiydi. Özlenen bir bürokratın kimliğini mükemmel çizdi. Müdür Birol Engeler zayıf, iradesiz, korkak ve kişiliksiz bir müdürü gerektiği gibi oynadı. Korumada Mustafa Turan, körükörüne bir sadakatin, dalakvukluğa varan bir sadakatin karikatürünü başarıyla çizdi. Ümit Çırak, yeni ve genç kuşağın, irdeleyen, çevresindekilerle “dalgasını geçen” genç kuşağın temsilcisinde çok iyiydi. Muhabir Emel Pala da öyle... Murat Karasu’yu yönettiği birkaç oyundan çok iyi tanırız. Son olarak “Bir Cinayetin Söylencesi”nde alkışlamıştık. Bu oyunda, her biri bir başka değer taşıyan dizeleri, olağanüstü bir şiirin güzelliği içinde, yazarın muhayyilesinde canlandırdığını, sahnede kişiler ve davranışları olarak yazdı. Barış Dinçel’in dekoru güzel ve gerçekçiydi. Kostümlerde Halil-Cupido, ışıkta Cafer Yiğiter, efektte Hitay Daycan ve hepsinin ortak çabası, bu güzelliği sağladı. Kutlarız.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT