BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Güle güle hesapsız adam

Güle güle hesapsız adam

Mesleğinde başarılı insanların günü geldiğinde ayrılıp gitmeleri, insanın içinden bir şeyler koparıyor.



KRİTİK Güle güle hesapsız adam Mesleğinde başarılı insanların günü geldiğinde ayrılıp gitmeleri, insanın içinden bir şeyler koparıyor. Pierluigi Collina’nın kitabını okuduğumda ona daha bir yakınlık duymuştum. İlk maçına 17 yaşında çıkması, Seri A’daki ilk görevine tren tehiri sebebiyle yetişememesi, kelliği ile “Bilardo topu gibi bir kafanın çekici olduğuna inanıyorum. Hayatım boyunca sayısını bilmediğim şampuansız duş yapmanın keyfini yaşadım” diye dalga geçmesi, iki maçta başına içinden çıkılmaz şeyler geldiğinde kendi kendine kural üretip sonra bu konuda FIFA’nın da desteğini almış olması, futbol dünyasında en sevdiği futbolcuya (Baresi) kırmızı kart göstermesi... Collina’yı ötekilerden ayıran şey, hakemlik hayatı boyunca düdüğüne hesapsız üflemesidir. Bu samimiyet herkesin ona güvenmesine sebep oldu. Bu kadar hesapsız bir adamın gidişi de şanına layık olmalıydı; son düdük çaldığı maçta, doğduğu kentin takımı Bologna küme düştü! ATLETİZM İnsanlık nereye koşuyor Dünyanın en ilginç, en çarpıcı ve en büyük yarışı olan 100 metrede artık yeni rekor 9.77. Bir hafta önce, 22 yaşındaki Jamaikalı Asafa Powell Atina’da kırdı. Bir önceki rekor 9.78 idi ve Tim Montgomery’ye aitti. İki rekor arasında geçen zaman üç yıla yakın... 100 metrenin her yeni rekorunda o görünmez soru gelip skorborddaki derecenin üstüne asılır: Nereye kadar? Gerçekten de insan sürati nereye kadar? Ben artık bundan sonra rekorun, uzun yıllar sonra ve muhtemelen “yakalanmamayı başarmış” bir besin ya da ilaçlı madde ile olacağını düşünüyorum. BAŞKA ATALARIN SÖZLERİ “Kadeh içinde, denizde boğulanlardan çok daha fazla insan boğulmuştur.” (Alman) OKUMUŞ NOT ALMIŞIM Kaldırımlarda yağmur kokusu “...cıva tozundan pırıltılı bir bulut halinde geceye dağılan mehtap, araçların dolaştığı ölü bir uydu; şiiri dünyadan kovaladık, uzayda da barınamayacak!” ... “...hep bulutlu bir akşamüstü tutuklanmayı düşünmüşümdür, ilk defasından bu yana hep kışları alınıp götürüldüğüm için mi?” ... “...Yazı İşleri Müdürü ufak tefek, dazlak kafası gövdesine iri düşen bir adamdı, ne vakit yan yana bulunsak kendimi bir berber dükkanında sanırdım; aynı ucuz Bahar kolonyası ve Birinci cıgarası kokusu...” ... “...ufukta, vahşi bir yağmur hazırlığı... delibozuk şimşeklerini büyük bir hızla üreterek, paldır küldür gelişiyordu. Nereden peydahlandılarsa, bir takım obur bulutlar, hayasızca saldırıp, uzakta yakında titreşip duran alçakgönüllü yıldızları hapır küpür yediler. Savruk bir rüzgâr, havayı yapışkan bir nemle dolduruyor. Ürpertici, zaman zaman üşütücü bir serinlik, sıra ağaçların arasından, ıslak ıslak süzülüyor. Herkeste bir telaş, kimse gözünü gökyüzünden alamıyor, bastırdı mı, bastırıyor mu? İlk damlaları kollayarak, çabuk çabuk, yakın kahvelere kaçışıyorlar. Selli sulu bir sağanağın, fosforlu dev bir kırkayak gibi, pırıl pırıl yaklaştığını görüyoruz. Direkten direğe atlayan küstah elektrik kokuları. Göğün böyle ikiye yarılması yok mu, çocukluğumdan beri beni korkutur. Şimşekler asit yeşili kalemleriyle, aceleci ve kalleş, kahvenin camlarını üst üste imzalıyorlar.” (Fena Halde Leman, Attila İlhan) THE ORIGINAL Kalbimiz, her çarpışında 100 santimetreküp kan çekerek, bir günde damarlara 10.000 litre kan gönderiyor. Buna göre kalp, her darbesinde, bir kilo ağırlığı yarım metreye kaldıracak kadar iş yapmaktadır ki, bir insan, kendi kalbinin kuvveti ile işlemekte olan bir asansörle, bir saatte, yerden bir apartmanın beşinci katına çıkabilir. SAHİBİ BELLİ SÖZLER “Turistleri kazıklayan halıcıları açıklayacağım.” (A.K.)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT