BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dinini bilmeyenin dini yoktur

Dinini bilmeyenin dini yoktur

Dün, Kur’an-ı kerim öğretmenin ve öğrenmenin önemi üzerinde durmuştuk. Kur’an-ı kerim öğrenmenin dinimizde çok önemli bir yeri vardır. Büyük sevaba ve nimetlere kavuşulur.



Dün, Kur’an-ı kerim öğretmenin ve öğrenmenin önemi üzerinde durmuştuk. Kur’an-ı kerim öğrenmenin dinimizde çok önemli bir yeri vardır. Büyük sevaba ve nimetlere kavuşulur. Peygamber efendimiz, “Çocuklarına Kur’an-ı kerim öğretenlere veya Kur’an-ı kerim hocasına gönderenlere, öğretilen Kur’an’ın her harfi için, on kere Kâbe-i muazzama ziyareti sevabı verilir ve kıyamette, başına devlet tacı konur. Bütün insanlar görüp imrenir” buyurmuştur. Sadece, Kur’an-ı kerimi öğrenmekle kalmayıp en azından namaz kılacak kadar sure ve duayı da tecvid üzere ezberletmek lazımdır. Çünkü namaz kılmak için bunlar şarttır. Bu kadarı bilinmezse namaz kılınamaz. Halbuki namaz dinin direğidir. Direksiz bina düşünülemeyeceği gibi namazsız da Müslüman düşünülemez. Hadis-i şerifte, “Namaz dinin direğidir. Onu doğru kılan dinini korumuş, terk eden dinini yıkmış olur” buyuruldu. Ayrıca çocuklara, Kur’an-ı kerimin açıklaması, tefsiri mahiyetinde olan ilmihal kitaplarından zaruri iman ve ibadet bilgilerinin de öğretilmesi şarttır. (Bu bilgilerin doğrudan Kur’an meallerinden öğrenilmesi mümkün değildir.) Bu çok önemlidir. Çünkü, Müslüman ana babanın çocuğu âkıl bâlig olduğu zaman, yalnız “Lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah” demekle Müslüman olmaz. İmanı ve İslâmı bilmesi, anlatması da lâzımdır. İmanı anlatmak demek, inanılacak altı şeyi anlamak ve sorunca söylemek demektir. İslâmı bilmek demek, Allahü teâlânın emirlerinin ve yasaklarının hepsini beğenip kabûl etmek demektir. Bunun için her Müslümanın, çocuğuna Âmentüyü yani imanın şartlarını ezberletmesi ve manasını öğretmesi lâzımdır. Âkıl bâlig olunca imanı, İslâmı bilmeyen yeterli ilmi olmayan kimse, Müslüman olmaz. Ben Müslümanım demekle, Müslüman olmaz. Dinini bilmeyenin dini yoktur. Hadis-i şerifte, “İlim bulunan yerde Müslümanlık vardır. İlim bulunmayan yerde Müslümanlık kalmaz” buyuruldu. Çocuklarına imanı, İslâmı öğretmeyen analar babalar, çocuklarını Müslüman olmaktan mahrum etmiş, kâfir olmalarına sebep olmuş olurlar. Çocukları ile birlikte, kendileri de Cehennemde bunun cezâsını, azâbını çekerler. Namazları, oruçları ve hacca gitmeleri, kendilerini bu azaptan kurtaramaz. Çünkü, başkasının ve hele kendi yavrularının kâfir olmasına sebep olan kimse de, kâfir olur.Hadis-i şerifte, “Çok Müslüman evladı, babaları yüzünden Veyl ismindeki Cehenneme gidecektir. Çünkü bunların babaları, yalnız para kazanmak ve keyif sürmek hırsına düşüp ve yalnız dünya işleri arkasında koşup, evladlarına Müslümanlığı ve Kur’an-ı kerimi öğretmediler. Ben böyle babalardan uzağım. Onlar da benden uzaktır. Çocuklarına dinlerini öğretmeyenler Cehenneme gidecektir” buyuruldu. Bu duruma düşmemek için, anne-baba, çocukların anlayabileceği seviyede hazırlanmış ilmihal kitaplarından (Mesela, Hakikat Kitabevi’nin, “Namaz Kitabı”ndan) okuyup çocuklarına anlatması, tekrarlatması lazımdır. Kitabı çocuğun eline verip “al oku!” demekle istenilen netice alınamaz. Böylece anne baba hem çocuğuna zaruri iman ve ibadet bilgilerini öğretmiş hem de kendisi bilgilerini tazelemiş olur. Dininin öğrenilmesine ve öğretilmesine verilen sevap cihada verilen sevaptan daha çoktur. Hadis-i şerifte, “Bütün ameller, Allah için cihada nisbetle, büyük deniz yanında bir damla su gibidir. Allah yolunda cihad ve bütün ameller, emr-i maruf (dinin emirlerini öğrenmek ve öğretmek) ve nehy-i münkere (dinin yasakladığı şeylerin yapılmasına mani olmak) nisbetle yine bir damla gibidir” buyuruldu. Tel: 0 212 - 454 38 20 Faks: 0 212 - 454 38 29
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT