BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Avrupa’nın çelişkisi

Avrupa’nın çelişkisi

Elli yıl önce altı devletle başlamıştı. Şimdi yirmi beş. İki yıl sonra 27 olacak. Sırada Türkiye ve Hırvatistan var. Ukrayna, Rusya, Kafkaslar, Orta Doğu, mağrip devletlerinin de adı geçiyor...



Elli yıl önce altı devletle başlamıştı. Şimdi yirmi beş. İki yıl sonra 27 olacak. Sırada Türkiye ve Hırvatistan var. Ukrayna, Rusya, Kafkaslar, Orta Doğu, mağrip devletlerinin de adı geçiyor... 2004 Mayısında birliğe dahil olan on devletin sekizi eski komünist bloktan gelmişti. Serbest piyasa tecrübesi olmayan ve amansız bir baskı rejiminden henüz kurtulan bu ülkelerin birliğe uyumunda ciddi zorluklar yaşanıp dururken yeni bir genişlemeden söz edilmeli miydi? Sorularına tatminkâr cevaplar alamayan Avrupa halkı huzursuz. Fransa ve Hollanda referandumlarında “hayır” oylarının çok çıkmasında bu cevapsızlığın payı var. Nitekim liderler zirvesinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Avrupa Birliğinin nasıl genişleyeceği ve sınırlarının nerede duracağına dair tartışmalar yoğunluk kazanmış bulunuyor. Avrupa komisyonu başkanı Barrosso bir “düşünme dönemine” ihtiyaç olduğunu ve Türkiye hakkında tartışmaları sona erdirecek bir “iç görüşme” yapılması gerektiğini söylüyor. ? Avrupa nereye gidiyor? Nerede duracak? Hangi ülkelerin AB’ye üye olacağı 1993’te Kopenhag Kriterleri ilan edildiği gün belli olmuştu. Orada insan haklarına saygı, temel özgürlükler, hukukun üstünlüğü, piyasa ekonomisi gibi batı Avrupa ülkelerinde bulunan demokratik sistem tarif edilmiş, bu şartları yerine getirenlere kapıların açılacağı yazılmıştı. Bir şart daha eklenmişti: Genişlerken birliğin yeni üyeleri hazmetme/entegrasyon kapasitesi de dikkate alınacaktı. Ama bu şart genelde ihmal edildi. Ve şimdi hazım zorlukları çekiyorlar. Yapacaklarını bize ve yeni adaylara yapıyorlar! Tereddütler Avrupa ülkesi kavramının belirsizliğinden ileri gelmektedir. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi 1994’te şöyle bir tarif yapmıştı: “Bir devletin Avrupa konseyine üye olması için ülke topraklarının tamamı veya bir kısmı Avrupa kıtasında bulunmalı ve kültürü de Avrupa kültürüyle ilişkili olmalıdır.” Ayrıca Avrupa sınırlarının uluslararası hukukta açık bir şekilde tespit edilmemiş olduğuna temasla “ilke olarak genel kabul gören Avrupa coğrafyası sınırları esas alınmalıdır” demişti. Bu genel çerçeve içinde Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan’ın kültürel yakınlığı vurgulanarak, “bu ülkelerin Avrupa’nın bir parçası olduklarını isteme hakları bulunduğu” kaydedilmişti. Nitekim bu ülkeler uzun tartışmalardan sonra Avrupa Konseyi’ne alındılar. Ama Kazakistan, Türkmenistan ve Özbekistan’ın talepleri reddedildi. Böylece Akdeniz’in güneyindeki ülkeler de zımnen Avrupa dışında bırakıldı. Bugün Avrupa Konseyi’nin Portekiz’den Kafkasya’ya 46 üyesi bulunuyor. Bunun 25’i AB üyesi, ikisi nizamiye kapısında, ikisi de yolda. Kalan 17 ülke yukarıdaki tarife göre şartları sağlar ve konjonktür uygun düşerse Avrupa Birliği’ne üyelik için müracaat edebilir. Avrupa’nın tenakuzu sınırlarını önceden böyle tarif etmesinden kaynaklanıyor. Sınır tarifine coğrafyadan ayrı siyaseti de katmaları gerekirdi. Siyasî Avrupa’yı hedef alan anayasa ise, birliğin kurucusu iki ülke tarafından reddedilmiş bulunuyor!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 96604
    % 1.81
  • 6.2586
    % -1.43
  • 7.3135
    % -1.24
  • 8.2415
    % -1.84
  • 242.305
    % -1.51
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT