BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > VIP, protokol, pasaport, öpüşme, konser, telefon vs. vs...

VIP, protokol, pasaport, öpüşme, konser, telefon vs. vs...

VIP ve protokol yönetenleri halktan koparan iki lüzumsuz uygulama. Şüphesiz ki emniyet mülahazasıyla yapılmakta ama ortaya halk ve ondan kopmuşlar gibi iki manzara çıkıyor.



VIP ve protokol yönetenleri halktan koparan iki lüzumsuz uygulama. Şüphesiz ki emniyet mülahazasıyla yapılmakta ama ortaya halk ve ondan kopmuşlar gibi iki manzara çıkıyor. Aylar evvelinde yazdığımız bu mevzu şimdi manşetlerde. VIP “çok önemli şahsiyet” anlamına geliyor, çoğul da sayabilirsiniz. Bu çok önemli zevat hava meydanı gibi yerlerde VIP kapılarından geçiyorlar. Oralardan geçtikten sonra bulundukları yerler bu defa “protokol” ismini alıyor. Protokolü anlam olarak “fevkalade muameleye mazhar olmak” şeklinde izah edebiliriz. Protokole mensup olanlarsa bu mazhariyete malik elitler. Bu netice bir başka kamusal alan yalanı. Hava alanına gidiyorsunuz. Yanınızdaki sizden ayrılıyor. Sebep? Yeşil pasaportu var. VIP’ten girecek. Veya kırmızı pasaportlu o zaten oradan geçecek. Bir toplantıya gidiyorsunuz ön taraf kırmızı urganlarla çevrilmiş. Bir tecrid, bir karantina. Kimin hastalığı kime bulaşacak? Urganların başında da siyah gözlüklü, parlak saçlı, teyakkuz halinde korumalar. Sebep, bakan, vekil, başkan, genel müdür vs. gelecek. VIP kapılarından geçenler, protokol alanlarına girenler 40 yıllık hasretmiş gibi sarılıp öpüşür, kakara kikiri mevzularda derin fikirler yürütürler. Halbuki en cılk dedikodular buralarda yapılır. Kendini mühim insanlardan sayan herkes buralarda. Bu kokuşmuşluk dünden, tâ önceki günden beri sürüp geliyor. İnsan neslinin necip evlatları VIP’lerden geçer. Uçakta ön koltuklara otururlar. Hostesler, aradaki perdeyi derhal çeker, avamla irtibat kesilmiştir. Bu sırada bir sürü kapris ve görgüsüzlük yaşanır. Artık bu VIP’ler, protokoller, pasaportlar zıvanadan çıktı. Öpüşmelerin çoğu riyakârca. İnsan kucaklarını açarak öpüştüğü birini iki adım sonra zemmedebilir mi? Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan ricamızdır. Pasaportlar tümüyle bir nizama girsin. Sadece kırmızı pasaportlar kalabilir. Onlar da çok sıkı denetlenmeli. VIP imtiyazı artık kaldırılsın. Ne olur bir vatandaş bir bakana, bir valiye, bir genel müdüre, bir belediye başkanına yakın olup da derdini anlatabilse? Onunla yan yana uçabilse? Zaten vekil lojmanlarının iptali bu ana fikirden doğmadı mı? Protokol görgüsüzlüğü de bitmeli. Nedir o kırmızı urganlar? Vatandaş o urganlar önünde itilip kakılmakta. Asil, ezilirken onun seçtikleri yerinde nasıl rahat oturur? Hatta makam arabalarına bile sınırlama gelebilir. Her makam sahibi kendi arabasıyla gidip gelse ziyan mı ederiz? Şerefler mi ziyan gelir? Başka vilayetlerde elbette makam arabası olabilir. Keza bazı belediyelerin gazinoya dönmesinin de önüne geçilmeli. Seçmen sanki gün 24 saat gördüğü şarkıcılara hasret. Bu hanende ve nazendeler çok çok yüksek paralarla sahneye çıkmaktalar. Öpüşme meselesine gelince. Bunun da terki gerekli. Bir saat evvel beraber olanlar karşılaşınca haydi yeniden öpüşme faslına başlıyorlar. Bütün bunlar halktan, dolayısıyla mes’elelerden, dertlerden kopuk bir zümre meydana getirmekte. Böyle bir fildişi hayat meydana gelince de haliyle hemen amipler de türemekte. Cahil şarkıcıdan marifeti topa vurmaktan ibaret delikanlıya, sonradan görme tüccara kadar herkes nimetten pay alıyor. Tayyip Bey bunları ortadan kaldırınız. Bunları ve korumaya telefon taşıtma çirkinliğini. Bugün yukarıda çizilen tabloya dahil olanların çoğunun iki telefonu var. Birini kendi istediklerine vermekte, diğerini halka. Halk arayınca koruma ile karşılaşıyor, muhatabı ise dönülmez ufuklarda. Asil insan, makamlar, imkânlar değişse bile kendini değiştirmeyendir. Aslolan makama şeref vermektir. Küçük adamlarsa makamından şeref alırlar.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 92708
    % 1.11
  • 5.3097
    % -1.41
  • 6.0564
    % -1.27
  • 6.8048
    % -1.13
  • 210.111
    % -0.72
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT