BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Türk tıbbına sistem şart

Türk tıbbına sistem şart

“Çerçeve’den Yansımalar”a konuk olan Prof. Dr. Sözen, Türkiye’de tıp alanında sistemsizlik yaşandığını belirterek, “Her yurt dışına giden, gelip bir şey uygulamış. Bunun önüne geçmek için İngiltere’den hazır bir sistemi almak gerekir” dedi.



> Ziya Sandıkçıoğlu İSTANBUL- Yüksek öğrenim sistemindeki son gelişmeler ve tıp fakültelerinin problemleri TGRT HABER TV’de yayınlanan “Çerçeve’den Yansımalar”da ele alındı. Genel Yayın Müdürümüz Fuat Bol ve yazarımız İsmail Kapan’ın birlikte hazırlayıp sunduğu programın bu haftaki konuğu, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yunus Vehbi Sözen’di. Sözen, Türkiye’de üniversite eğitiminin seviyesi, öğrencilerin ve öğretim üyelerinin karşılaştıkları zorluklar, üniversite kapılarındaki büyük yığılma ve bunu önlemenin yolları hakkındaki görüşlerini açıkladı. Türk tıbbının sistemsizliklere rağmen batı seviyesinde olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sözen, Tıp fakültelerinin küçük şehirler yerine büyük kentlerde kurulmasının daha faydalı olacağını kaydetti. ? Sistemimiz sistemsizlik Türk tıbbında bir sistemsizlik yaşandığını da anlatan Sözen, “Bu alanda çok insan çok şeyler yapmış. Biri yurt dışına gitmiş bir şey görmüş gelmiş onu uygulamış. Öteki başka bir şeyler katmış. Böylece her yerde aynı olmayan, bir standardı bulunmayan değişik bir tıp sistemi Türkiye’de epey bir zamandır devam ediyor. Bunu daha verimli bir seviyeye çekmek için gelişmiş bir ülkeden mesela İngiltere’den hazır bir sistemi almak lazım” dedi. Türk tıbbı sancılı Prof. Dr. Sözen, Türk tıbbının matematiksel temel bir yanlışlığa kurban edildiğini belirterek şunları kaydetti: “Ne kadar doktor lazım dı? Kaç senede bu rakama ulaşılması gerekiyordu? Bunlar hesaplanmadan bu alana bir anda yığılma oldu. Deniliyor ki ‘Bazı Tıp Fakültelerine öğretim üyeleri gitmiyor. Gönderemiyoruz. Bunları rotasyona sokalım’. Halka bunu böyle anlattılar. Diyelim ki İstanbul Tıp Fakültesi’nde Ortopedi Profesörü olarak Isparta Tıp Fakültesi’ne gideceksin? gidemiyorsunuz. Kadro dolu. Yani arzu ettiğinizde buyrun gelin diye birşey yok. Bütün kadro bir şekilde doldurulmuş. Öğretim üyesi sayısında da böyle bir çoğaltma oldu geçmişte. Bunların ne kadarı yeterlidir, ne kadarı yetersizdir diye araştırılmalıdır. Bunun dışında ‘Doğu’ya doktor gönderemiyoruz. Çok para verdik giden olmadı’ şeklinde yakınma var. Doğrudur. O zaman demek ki daha çok para vereceksin. Demokratik çözüm budur. Hem demokrasi diyeceksin hem mecburi hizmetten söz edeceksin. Zorlama ile bu işler yürümez. Verin parasını doktorun, Afrika’ya gider. Türkmenistan’a gidiyor, Doğuya niye gitmesin.” 3 günde fakülte olmaz Prof. Dr. Yunus Vehbi Sözen, yeni yeni tıp fakülteleri açılmasının da sakıncalı olduğunu kaydederek, “3-5 günde kurulan tıp fakültelerinden mezun olan doktorlara kendimizi nasıl emanet edeceğiz. Önemli altyapıya ihtiyaç var. Doktorluk öyle kolay olmuyor. Olsaydı bugün Amerika, Almanya doktor ithal etmezdi. Gelişigüzel her şehirde tıp fakültesi açılmamalı. Bunlar büyükşehirlerde olmalı. Kaç hastane lazım, kaç doktor lazım? Önce bunlar belirlenmeli. Diğer iş sahalarında da durum aynı. Gidilen her yerde siyasetciden bir üniversite istendi. Onlar da bu isteğe karşılık verdi. Hiçbir planlama yapılmadan içi boş üniversiteler türedi” dedi. Meslek liseleri özendirilmeli İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yunus Vehbi Sözen, üniversite kapılarındaki yığılmalar hakkında da bilgi verdi. Bunun basit bir kural hatasından kaynaklandığını ifade eden Prof.Dr. Sözen, “Üniversiteye girmek için başvuran öğrenci sayısı giderek artarken buna mukabil olarak üniversite sayısının artışı yetersiz kalıyor. Devlet ilk, orta ve lise öğrencileri için talebi karşılarken, bu üniversiteye gelince sekteye uğruyor. Bunun çözümü de bir plana programa bir matematiksel değerlendirmeye bağlı. Söylendi yapılamadı. Siyasi bir takım olaylar oldu gerçekleşmedi ve bu iş çözülemedi” dedi. Çocuklar zulüm altında Gelişmiş ülkelerde de imtihan sisteminin uygulandığını söyleyen Prof.Dr. Sözen, “Ama orada öğrenci mutlaka bir yere girebiliyor. Arzu ettiği yer olmasa bile ona yakın bir dalda tahsiline devam edebiliyor. Biz ise milyonlarca genci vasıfsız olarak sokağa terkediyoruz. Bu yıl 1 milyon 300 bin öğrenci açıkta kaldı. Her veli çocuğunun iyi eğitim almasını istiyor. Bu sebeple yarış ilkokulda başlıyor. Acımasız bir yarış başlıyor. Dolayısı ile bu çocuklar için çok büyük bir problem ortaya çıkıyor. Bunca zahmet emek ve külfetin karşılığı ise boşta kalmak oluyor. Çocukların ruh sağlığı bozuluyor. Bu sözü söylemek istemiyorum ama zulüm demekten başka kelime bulamıyorum. Çok zor bir olay ve mutlaka bu sistem düzelmeli” diye konuştu. Prof. Dr. Sözen, eğitim sisteminin normalleşmesi için meslek okullarının özendirilmesinden geçtiğini bildirdi. Sözen, altyapısı tamamlanmamış üniversiteler açmak yerine meslek okullarının yaygınlaştırılması gerektiğini anlattı.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT