BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Dünya nereye biz nereye!..

Dünya nereye biz nereye!..

Acaba Türkiye ne zaman kısır gündem maddelerinden kurtulup, dünyanın diğer ülkeleriyle paralel olarak önemli meseleleri tartışmayı öğrenecek?!.



Acaba Türkiye ne zaman kısır gündem maddelerinden kurtulup, dünyanın diğer ülkeleriyle paralel olarak önemli meseleleri tartışmayı öğrenecek?!. Mesela son günlerde tartışılan konulara bir bakalım; hava meydanlarındaki VIP (Çok önemli kişilerin ağırlandığı ve uğurlandığı) salonlardan kimler istifade ediyor? Yıllardır bu mesele temcid pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp gündeme getirilir. Bazen bir politikacının yakınları, bazen bir zengin kişinin çevresi, bazen önceden zengin olup sonradan sıkıntıya düşmüş kişilerin aile fertlerinin, bazen yaşantısı sebebiyle sık sık magazin haberlerine konu olan birtakım sanatçıların bu mekanlardan giriş-çıkış yapması dolayısıyla, ülkenin en önemli meselesi imiş gibi büyük gazetelerin manşetlerine çekilir. Bu manşet üzerine yetkili yetkisiz, ilgili ilgisiz pek çok insan beyanat verir. Bu beyanlar üzerine de birkaç gün haber ve yorum yapılır. Kulis köşelerinde işin dedikodusu sürdürülerek mesele apayrı noktalara çekilir vs. vs... Bu arada hedef alınan veya alınmak istenen bir kısım politikacılar üst seviye yöneticiler filan da bu vesile ile ramp ışıkları altında tutulur. Nitekim son olarak zor duruma düşmüş bir iş adamının eşi ile bir ilin valisinin yurt dışı seyahate aynı uçakla çıkmış olmaları sansasyonel bir şekilde gündeme taşındı. Ardından valinin gittiği yabancı ülkede bindiği lüks arabanın günlük kira bedeli en önemli haber olarak sunuldu. Meselenin hangi noktalara varacağı da belli değil. Ama belli ki, birileri bir şeyleri hedeflemiş ve VIP salonunu, bilmem hangi marka arabayı filan bahane ederek, direkt veya dolaylı mesajlar vermeye yahut birileriyle bazı konularda pazarlığa oturmaya veya karşı tarafı birtakım şartları kabule zorlamaya vb. gayret ediyor. Toplumun kaçta kaçı bu maksatlı ve programlı kurguların farkında acaba? Diğer taraftan 9. Cumhurbaşkanının yeğeni ve kardeşi ile ilgili olarak TMSF’nin yaptığı bir uygulama da, hukuki süreçten siyasi zemine kaymaya aday görünüyor... Yapılan bazı yorumlar eğer doğru çıkarsa, bundan dolayı Sayın Demirel hak aramak için tekrar meydanlara bile inebilirmiş!.. Bu yorumları yapanlar çeşitli ihtimalleri de değerlendirmekten geri kalmıyor. Mesela: (Süleyman Demirel’in bir süre önce durup dururken; gelecekte eşinin başı örtülü olan bir kimsenin Çankaya’ya çıkıp çıkamayacağına dair açıklamaları bu işi tetiklemiş olabilir mi?) gibisinden sorularla işin içyüzünü anlamaya çalışanlar var. Bazıları da Demirel’in son zamanlarda sağda yeni bir oluşum için çalışan bazı politikacılarla bir araya gelmesini ve hatta görüştüğü siyasi şahsiyetlere; “seçime hazırlıklı olun...” türünden tavsiyelerde bulunmasını, TMSF’nin Yahya ve Şevket Demirel şirketleriyle ilgili operasyonuna bahane yapmak istemiyor değil hani!.. Başta Mehmet Ağar olmak üzere bazı siyasiler ve köşe yazarları bu meseleyi dayanak yapıp önümüzdeki günlerde hükümete yüklenirlerse şaşmamak gerekir. Velhasıl Türkiye, küçük meseleler içinde debelenip dururken dünyada da çok önemli başka gelişmeler oluyor. Tabii Türkiye içerde yukarda bir kısmını zikrettiğimiz önemli(!) konularla meşgul olduğu için, dışarıdaki gelişmelere de yeterince konsantre olamıyor... Avrupa Birliği nereye gidiyor? Bu gidişat Türkiye’yi nasıl ve ne kadar etkileyecek? Almanya’da Hristiyan Demokratlar nükleer enerji programına dönüş yaparsa ne olur? İran nükleer çalışmaları sürdürürse ne olur? Amerika daha önce, radyoaktivite oranının yüksekliği sebebiyle sakıncalı bulup dondurduğu Plütonyum 238’i üretme programını niçin yeniden yürürlüğe koyma kararı alıyor? Bu program dünyada ne gibi yeni nükleer tırmanmalara davetiye çıkarır? ABD bunu ne gibi gizli projelerde kullanacak? Yanı başımızdaki Irak’ta günde ortalama 40-50 kişi ölüyor. Bu komşumuzun durumu ne olacak? Irak’tan sızan bölücü terör örgütü militanları son altı ayda yüzlerce güvenlik görevlisi ve vatandaşımızı katletti. Terör belasının başımıza yeniden sarılmamasını nasıl sağlayabiliriz? Bu soruların hiçbirinin cevabı bazılarına göre mühim değil. Mühim olan VIP’ten kimlerin geçtiği!.. Haksız da sayılmazlar, ne de olsa VIP, İngilizce “çok önemli kişi” deyiminin kısaltılmış hali!..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT